İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Aion Free to Play İnceleme

2008 yılının sonlarında Güney Kore’de çıkan ve binlercesini kendine bağlayan AION, oyun içinde ulaşım aracı olarak oyunculara verdiği kanatlarla çok ilgi çekti. Oyunun görüntüleri ve oynanabilirliğinin de güzel olmasıyla her geçen gün oyuncu sayısı arttı ve bir sene sonrasında Kuzey Amerika, Japonya, Avusturalya, Avrupa ve en son olarak da Rusya’da oyun satışa sunuldu. Oyun, görsel efektleri ve sinematikleri ile de farklı bir hava oluşturdu. Sadece görüntü olarak değil, farklı görev tipleri ve yetenek çeşitlerini de tatmamıza imkan verdi.

Online oyunlarda insanların genellikle aradığı ve farklı olmasını istediği şeyler vardır. Örneğin ulaşım mekanizması gibi. Kimisi onlarca ya da yüzlerce bineği kolleksiyonuna katıp her biriyle gezmek ister, kimisi ise zar-zor bulduğu, binbir uğraşla elde ettiği tek ve değerli bineğine toz kondurmaz. Genelde oyunlara baktığımızda en çok dikkatimizi çeken binek olarak kaplanların, kurtların kullanılmasıydı. Daha sonra uçmamız için bize gryphonlar, ejderhalar eğitmesini öğrettiler. Ancak bir oyun vardı ki, bize balığı vermeyip balık tutmayı öğretti. Bize “Maceraya kanat açın.” sözünü tam anlamıyla yaşattı.

Oyundan kısaca bahsedecek olursak, harita büyük, görevler bol, yani eğlenebileceğiniz bir oyun. Aynı zamanda kimi haritalar arası geçiş yaparak karşıt ırkların aynı haritalar içerisindeki büyük kavgalarına da rastlayabiliyoruz. Yani open-world pvp mevcut. Oyunda ikisi oyunculara açık biri yapay zeka olmak üzere üç ırk var. Bunlardan ilki “İnançlarına göre Tanrının kutsamış olduğu, tüm diyarların gerçek sahipleri olan Elyoslar.” Diğer ırkımız ise “Elyoslar ile anlaşmazlıkları yüzünden düşman olmuş ve karanlığa sürüklenmiş, yalnız burda daha da güçlenmiş olan Asmodianlar.” Geri kalan ırkımız ise oyunculara erişimi kapalı olan, hayli zeki ve güçlü, ejderlerin karanlık torunları “Balaurlar”. Asmodian ve Elyoslar düşman olsalar da, Balaurlar her iki ırkında düşmanı. “Peki bunlar neden birbirlerini yiyor” sorusuna gelecek olursak hikayeye göre şöyle olmuş.

“Tanrı Aion dünyayı yarattıktan sonra, insanları, Aion’un gezegen üzerindeki iradesini, Tower of Eternity’i ve dünyadaki fiziksel varlığını korumak için bir ejderha yarattı. Başlarda Aion’a sadık kalan ejder, daha sonraları gücünü zevk için kullanarak görevini ihmal etti ve gezegendeki yaşamları kendi eğlencesi haline getirdi. Aion bunu gördüğünde tepki olarak 12 Empyrean Lord’u yarattı. Bu lordlar yarı tanrı ve melek şeklindeydiler. İnsanların arasında yürüdüler ve “Aether” denilen güçle, Tower of Eternity’i korumak için büyük bir bariyer oluşturdular. Bariyerin dışında ise ejder dünyaya zarar vermeye devam ediyor ve daha da vahşileşiyordu. Vahşileştikçe güçlendi ve son olarak Balaur’a dönüştü. Bariyerin içindeki insanlar da Aether adlı enerji ile kendi içlerindeki gücü farkettiler. Bunu kullanmayı başaranlar ise zamanla “Daeva” olarak anılmaya başlandı. Zaman geçtikçe Lordlar, Balaur’u durdurmaları gerektiğine karar verdiler. On Empyrean Lord’un önderliğinde Daevalar büyük bir ordu kurmak için birleşti. Diğer iki Lord ise Tower of Eternity’i korumak için görevlendirildi. Ancak süregelen savaşta ne Balaur ne de Lordlar üstünlük sağlayamıyordu. Bu yüzden Lordlardan bazıları barış görüşmesi fikrini ortaya sürdü. Uzun tartışmalardan sonra yediye beş oyla barış görüşmeleri kabul edildi. Ancak bilinmeyen bir sebepden dolayı barış görüşmeleri iptal oldu. Balaurlar Tower of Eternity’e geldiğinde kaptanları öldürüldü ve bir isyan patlak verdi. Tüm öfkeleriyle isyan eden Balaurlar Tower of Eternity’i yıktılar. Buda dünyanın parçalanmaya başlamasına sebep oldu. Ancak Tower of Eternity’i koruyan Lordlar olan Israphel ve Siel kendilerini feda ederek gezegeni kurtarmayı başardılar. Ancak dünyanın parçalanmaya başlamış olması bazı yeni oluşumları meydana getirdi. Lordların fedakarlıkları ile oluşmaya başlayan kırılma yarım kaldı ve Karanlık Abyss’i kucaklayan bir “Yarım-Kabuk” alanı oluştu. Balaurlar ise bu karanlığa sürgün edildiler. Ancak bu sırada Lordlar kendi aralarında tartışmaya başladı ve ikiye bölündü. Gruplardan biri olan Seraphim, barış yöntemlerini baltaladıkları için diğerlerini suçluyordu. Diğer grup olan Shedim ise zayıf olduklarına inandıkları ve barış önerdikleri için Seraphim’i suçladı. O günden sonra bu iki taraf düşman oldular. Shedimler “Asmodea” adıyla kendi insanlarını ve Daevalarını toplayıp gezegenin karanlık ve sert tarafına gittiler. Seraphimler ise “Elysea” olarak bulundukları yerde yaşamaya devam etti. Asmodealar daha sonrasında karanlıktan aldıkları güçler ile Asmodian oldular. Kendi halklarına karşı hoşgörülü ve destekleyici oldukları kadar, yabancılara karşı acımasızdılar. Elysea’lar ise “Elyos” oldular ve kendilerini Aion’un seçilmiş insanları olarak anmaya başladılar. Kibirleri de onlarla büyümeye devam ediyordu. O günden sonra üç ırk arasındaki kanlı düşmanlık sürmeye devam etti.”

Irkları tanıdıktan sonra diğer noktaya yani sınıflara geldik. Aion oyununda dört çeşit sınıf ve her sınıfın iki uzmanlık alanı var. Onuncu seviyeden sonra uzmanlık alanlarını seçmenize imkan veriliyor.

Aion Sınıfları ve Uzmanlık Alanları:

1. WARRIOR
a. Gladiator : Güçleri ve dayanıklılıkları ile ön cephede savaşan askerlerdir. Önemli özellikleri ” Power, Agility, Health ”

b. Templar : Defansif askerlerdir. Ancak kuşandıkları silaha göre tehlikeli bir saldırı askerine de dönüşebilirler. Önemli özellikleri ” Power, Health, Accuracy ”

2. SCOUT
a. Ranger : Yakın dövüşte kılıç ve bıçak kullanabilen, ana silahları yay ve ok olan uzun menzilli savaşçılardır. Önemli özellikleri ” Agilty, Health, Accuracy ”

b. Assassin : Yakın dövüşün gizli ve ölümcül savaşçılarıdır. Ana silahları bıçaktır, yay ve kılıç kullanabilirler. Önemli özellikleri ” Agilty, Precision, Power ”

3. MAGE
a. Spiritmaster : Element güçlerini kullanan savaşçılardır. Element ruhlarını yanlarına yardımcı olarak çağırabilirler. Önemli özellikleri ” Knowledge, Health, Will ”

b. Sorcerer : Çok güçlü saldırılar yapabilen büyücü sınıfıdır. Element güçlerini silahlarında kullanabilirler. Önemli özellikleri ” Knowledge, Health, Will ”

4. PRIEST
a. Cleric : Sihir güçlerini müttefiklerini ayakta tutmak ve güçlendirmek için kullanabilen sınıftır. Önemli özellikleri ” Will, Knowledge, Health ”

b. Chanter : Mütteffiklerini desteklemekle kalmayıp, aynı zamanda bedensel eğitimlerinin kendilerine verdiği avantajla düşmanlarına iyi hasarlar verebilen bir sınıftır. Önemli özellikleri ” Power, Will, Agilty”

Aion Free to Play İncelemeSınıflara ait diğer bir özellik ise “Chain Skills” olayı. Yani bir yetenekten sonra açılabilen başka bir yetenek. Kimi zaman bu üçleme ya da dörtleme olarak da görünebiliyor. Bunu diğer oyunlarda çeşitli macrolar yapabiliyorken burda tek tuşla her bir yeteneği sırasıyla kullanabiliyoruz.

Oyun başlarda çok fazla ilgi gördüyse de, daha sonraları yavaş yavaş oyuncu sayısı düşmeye başladı. Bununla birlikte NcSoft oyunu “Free To Play” yapmaya karar verdi. GameForge ile anlaşan NcSoft, 2012′nin Şubat ayında oyunu ücretsiz olarak erişime sundu. Oyunun ücretsiz olması ile farklı hesap tipleri ortaya çıktı. Sonuçta oyuna para vermiş onca oyuncu varken bunun yapılması normal sayılmalı. Aion’daki bu hesap tiplerini teker teker anlatalım.

1. STARTER: Oyunun ücretsiz oyuncu modelidir. Oyuna “Starter” rütbesi ile başlıyorsunuz. Oyunun temel mekanizmalarına, yani görevlere, sınıflara, haritalara, ırklara erişiminiz tam olacak. Ama bazı oyun seçeneklerine erişiminiz kısıtlı. Sadece iki karakter açabiliyorsunuz. Bazı sohbet kanallarını kullanamıyorsunuz. Karakterler arasında özel takas yapamıyorsunuz. Bütün bunları sınırsız yapabilmeniz için “Altın Üyelik” almanız şart. Bu arada bazı oyun içi yöntemler ile hesabınızı “Veteran” seviyesine çıkarmanız mümkün.

2. VETERAN USER: Eğer “F2P” den önce Aion oynamışsanız, yani bir hesabınız varsa, hesabınız otomatik olarak “Veteran” seviyesine çıkartılır. Starter’a göre daha fazla avantajınız olur. Mektup göndermek, ticaret yapabilmek gibi ayrıcalıklar mümkün. Bunun gibi daha farklı ayrıcalıklarda oyun içinde sizi bekliyor olacak.

3. GOLD USER: “Altın Paket” size tam bir oyun deneyimi sağlıyor. Oyun için etkinliklerde daha fazla kazanç, zindan sürelerinde daha az bekleme gibi birçok avantajı var. Oyun içi istediklerinizi sınırsız yapabilmeniz için almanız gereken bir paket.

Kişisel görüşüm, Aion ne kadar güzel olursa olsun, ne kadar “F2P” adı altında yayınlansa da, hâla “P2P” bir oyun. Free oyunculara yapılan kısıtlamaların oyundaki işleyişi zorlaştırdığı su götürmez bir gerçek. Özellikle rahat ticaret yapılamaması, diğer oyuncularla rahat ilişki kurulmaması gibi dezavantajlarınız varken oyunu oynamak biraz sıkıntı yaratabiliyor. Ya çabalayıp “Veteran User” olacaksınız ya da paraya kıyıp “Gold Pack” satın alacaksınız. Artık ne yapacağınız size kalmış.

Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
0%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...