İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Alan Wake İnceleme

Alan Wake yıllardır merakla beklediğimiz yapımlardan biriydi. Oyun ilk tanıtım videolarında bizleri heyecanlandırsa da o heyecan sadece videolarla sınırlı kalmıştı. Ve en nihayetinde oyunun çıkış tarihi açıklandığında bizi heyecan sarmaya başladı. Ancak daha sona yapılan açıklamalarla oyunun PC platformuna çıkmayacağı söylendi. Uzun süreli bir bekleyişten sonra oyun nihayet PC’ye çıkarak herkesi mutlu etmeyi başardı.

Bütün hayatınız bir pile bağlı…

Şimdi Alan Wake oyun hikayesine göz atalım. Alan, korku kitaplarıyla tanınan ünlü bir yazar. Ancak yazarların belli dönemlerinde bir tıkanma olduğunda yani ilham perisi gelmediğinde bazı yeni şeyler denemeye karar verirler. Alan Wake de bu durumu yaşayan bir yazar olduğundan ücra bir kasabanın ücra bir dağ evine karısı Alice ile birlikte kısa bir tatile çıkmayı kararlaştırırlar. Gecenin karanlığında arabayla ilerlerken bir anda garip bir şekilde ıssız yerde birine çarpar, arabadan iner ve adamın durumuna baktıktan sonra bir daha karısını (Alice) göremeyeceğini düşünür, sonra bir anda çarptığı adamın yok olduğunu görür. Ne oluyor demeye kalmadan, Alan deniz fenerine gitmeye karar verir. Deniz fenerine doğru yol almışken, adamı tekrar görür. Adam ruhani bir varlığa benziyor, bir anda yanına gelir ve buradan itibaren hayaletten kaçmaya başlarız. Ne olup bittiğini tam olarak çözemiyoruz, tek derdimiz canımızı kurtarmak olduğundan kaçmaya başlarız. Köprüyü geçerken bize bir adam seslenir ve ismimizle hitap eder. Bu adam da kimdir? Alan’ı nereden tanıyor? Adam eve girmemizi söylüyor, eve kaçıyoruz ama bizi kurtaran bu adam maalesef ölüyor, odada inanılmaz tuhaf şeyler dönüyor, TV ekranlarında acayip bir göz bizi izliyor, yer sallanıyor, ışıklar söndüğü anda arka kapıda bir ışık beliriyor ve ona doğru gitmemizi söylüyor. Bu ışık bize bu hayaletlerden nasıl kurtulacağımızı gösteriyor ve buradan sonra yine tek başımıza ilerliyoruz ve tüm bu çilelerden sonra kendimizi ışıklı bir evin, kilise sanırım oraya atıyoruz. Sonra bir ses “Alan Wake up”. Bundan sonra hikayeyi kendiniz görmeniz gerekiyor, oyunun hikayesi son zamanlarda oynadığım oyunlar arasında en iyisi. Hikaye kısmını burada kapatalım ve diğer teknik kısımlara geçelim.

Öncelikle seslerden başlamak istiyorum. Oyunu oynarken sesler yüzünden tedirginlikle oynuyorsunuz. Her an birşey olacak havası hakim. Oyuna kendinizi bir kaptırıyorsunuz gündüz gözüyle bile sizi bir tedirginlik kaplıyor. Alan Wake karakter seslendirmeleri ise oldukça iyi, oyun bu konuda gerçekten iyi. Tam anlamıyla o korku havasını vermiş, sanki oyunu oynamıyorsunuz da yaşıyorsunuz sanki. Bu ses konusunda Alan Wake benden tam puan alıyor. İyi bir ses sistemiyle oynandığında nasıl olacağını deneyip bizzat tanıklık etmeniz gerekiyor.

Alan Wake İnceleme

Alan Wake grafikleri ise baya güzel yapılmış. Bunca yıldan sonra bile sırıtmıyor hatta birçok oyundan daha iyi. Özellikle su efekti çok iyi, karakter detaylarını beğenmesem de yinede sırıtmıyorlar. Bazı yerlerde düşük kaplamalar göze çarpıyor ama onlarda grafik konusuna takıntılı değilseniz sizi rahatsız etmeyecektir. Çevreyle etkileşim oyunun en kusurlu olduğu taraf bence, fazla çevreyle etkileşime giremiyorsunuz. Bu konuda eksi puan alıyor ancak bana göre bu tip oyunlarda grafikler arka planda kalması lazım. Ama yine de bunca yıl bekledikten sonra insan daha iyi bir şey bekliyor tabi ki. Alan Wake’i ortalama bir sistemle oynayabilirsiniz ancak en yüksek kalitede özellikle ışıklı sahnelerde frame düşmeleri oluyor. Oyunun grafik konusunda en iyi tarafı ışıklandırmalar, zaten öyle olması gerekiyor çünkü düşmanlarımızın zayıf yanı ışık olduğu için bu konuda oldukça iyi. Grafik konusunda Alan Wake tam bir yeni nesil oyunu diyebiliriz, ancak bunca yıldan sonra bazı şeylerde can sıkmıyor değil.

Oyunda mücadele ettiğimiz hayaletler (adı herneyse) bazen çok zor anlar yaşatabiliyor, bu yaratıkların zayıf noktaları ışık, elimizdeki fenerle bunları önce gerçek vücuda sokup sonra silahımızla yok ediyoruz. Biz uzak durduğumuz zaman birşey yapmayacakları anlamına da gelmiyor. Uzaktan ellerinde silahlarını bize doğru fırlatıyorlar. Çok yaklaştıklarında ve fenerimizin pili bittiğinde, tam vuracakları an shift tuşuna basarak bir an kendimizi uzağa doğru atıp zaman kazanıyoruz.

Oyun oynamak istiyorsanız Alan Wake’den uzak durun çünkü bu bir oyun değil, korkunun ta kendisi…Alan Wake bir dizi şeklinde ilerliyor, birinci bölümü bitirdikten sonra ikinci bölüm başında ilk bölümde neler yaşandığının kısaca özetini geçiyor. Bu durum alışık olmadığımdan mıdır nedir benim pek garibime gitti. Ama baya hoş olmuş, zaten oyun film tadında, resmen korkuyu iliklerinizde hissediyorsunuz, bu dizi şeklinde gitmesi garip olsa da hoş olmuş. Sonuç olarak elimizde oldukça sağlam bir yapım var. İnceleme yazılarını genelde kısa tutmayı severim, böyle oyunlarda fazla detay vermek hoş olmaz. Çünkü bu korku oyunu gerçekten görülmesi gereken bir yapım. Özellikle hikayesi ve barındırdığı öğelerle her oyunseverin alıp arşivinin en iyi oyunlar kategorisinde olması gereken bir yapım.

Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
0%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...