İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Anarchy Reigns İnceleme

Platinum Games’in XBox 360 ve PS3 için geliştirip Sega’nın 11.01.2013’te piyasaya sürdüğü Anarchy Reigns oyununu inceliyoruz. 80′lerin ortasından 90′ların başına, hatta belki de ortalarına kadar en popüler oyun türlerinden birisiydi beat-em up’lar. Yine 90′lardan kalma bir olgu olan ateri salonlarına o dönem düzenli uğrayanların “Mustafa” olarak adlandırdığı Cadillacs & Dinasours veya devasa dövüşçü Haggart’ın ünlü hareketiyle dönerek düşmanlarını bayıltana kadar yumruk içinde bıraktığı Final Fight, adam dövmenin tatmin edici olması ve bağımlılık yapıcı yapıları sayesinde çıkışlarının üzerinden yıllar geçtikten sonra bile deliler gibi oynanıp jeton harcanılan yapımlardı. Evet, kimse Cadillacs & Dinasours’u Dr. Simon Fessenden’ın genetik deneylerini durdurmak veya Final Fight’ı Haggart’ın kızını kurtarmak için oynamadı: Bu tür oyunlarda hikayeden ziyade adam pataklamanın tatmin ediciliği ön plandaydı.

Sin City tarzı, sadece kanın kırmızı, geri kalan tüm ekranın siyah beyaz olduğu bir sanat yönetimini benimseyen, “oyuncunun vahşetten aldığı hazzı kabul etmesi gerektiğini öngören” MadWorld, meleklere kafa tutup derilerini parçalara ayırmaktan çekinmeyen tamamen lateks kaplı, siyah saçlı bir kadın büyücüyü oynadığımız Bayonetta ve yerde kayarken yedi ayrı robotu parçalara ayırdığımız inanılmaz derece hızlı oynanışa sahip Vanquish gibi yapımların yaratıcısı, şu aralar Kojima’nın (şahsen deli gibi hayranı olduğum) Metal Gear Solid serisine de el atarak Raiden’ın hikayesini anlatan, hikayeden ziyade aksiyon bazlı Metal Gear Solid: Revengeance’ın üzerinde çalışan Platinum Games, muhtemelen ofislerinde dönen “eskiden bir beat-em up vardı, ne oldu yahu o türe” geyiğini geyikten bir adım öteye taşıyarak Anarchy Reigns’i tasarlamışlar. Tasarlamışlar tasarlamasına da, 2013 yılında, video oyunlarının çehresinin ve oyuncuların beklentilerinin bu derece değiştiği bir dönemde beat-em up türü bir oyun ne derece tutabilir ki, doğru değil mi ama? Bakalım Anarchy Reigns, bu sorunun açık olan cevabını değiştirebiliyor mu?

MadWorld’den tanıdığımız Jack Clayman de (Clayman’i sonunda renkli olarak görüyoruz, ayrıca Clayman MadWorld’den gelen tek karakter değil ancak hangi karakterlerin geldiğini kendiniz görseniz daha iyi olur) dahil olmak üzere bir sürü absürd ve acayip karakterin bir araya geldiği, absürdlüğün dibine vurmakla birlikte doğal olarak pek derin olmayan bir senaryo içeren bir yapım Anarchy Reigns. Robotların ve genetik olarak geliştirilmiş ajanların olduğu, aslında uzak gelecekte geçen ancak gelecekte geçtiğini bilmeseniz rahatlıkla alternatif evren olarak da algılayabileceğiniz bir setting’de; genetiği değiştirilerek insanlıktan çıkmış süper askerleri, mutantları, robotları ve daha bir çok düşman tipini yumruk ve tekmelerle, karakterlerin kendine has özel silahları veya yerden aldığımız “dürbünlü tüfek”, “roket atar” gibi silahlarla patlattığımız, dövdüğümüz, ortadan ikiye ayırdığımız, havaya uçurduğumuz ve topladığımız puanlarla bir sonraki görevi yapmaya hak kazandığımız bir yapım bu. Kısacası, beat-em up’ın tanımı Anarchy Reigns.

Elbette bütün bunları yapmak tatmin edici olmadığı sürece bir beat-em up’ın hiç bir anlamı yok, doğru değil mi? Size şöyle söyleyeyim: Oyuna girmeden önce, menüde yer alan Tutorial kısmını mutlaka tamamlayın. Hareketlere az da olsa bir aşinalığınız olsun oyuna başlamadan önce zira oyunu asıl eğlenceli hale getiren bir sürü farklı hareketle düşmanları hacamat etmek: Havadaki düşmana bir tane koyup daha yukarı uçmasını sağlamadığınız, Jack’le oynarken elektrikli testere ile elemanları ortadan ikiye bölmediğiniz veya gücünüzü açığa çıkardıktan sonra (Rampage) karşınıza çıkanları sayısız kez yumruklayıp kaburga kemiklerini iç organlarına monte etmediğiniz sürece oyundaki dövüş sisteminin pek bir anlamı yok siz de takdir edersiniz ki.

Tahmin edebileceğiniz üzere yazının üst kısımlarında bahsettiğim özel silah (Killer Weapon) saldırılarını kullanabilmeniz ve gerçek gücünüzü ortaya çıkartıp düşmanların vücudunda yumruklarınızla delikler açabildiğiniz Anarchy Reigns Rampage moduna girebilmeniz için; belli bir sayıda adam pataklayıp gerekli barları doldurmanız gerekiyor, bu özellikleri zırt pırt, kafanıza estikçe kullanamıyorsunuz. Açıkçası dövüş sistemiyle ilgili gerçek anlamda tek sıkıntım, yine yukarıda bir yerlerde bahsettiğim düşmanı havaya fırlatma olayında havaya fırlatmak için zıplarken yumruk tuşuna basmanız gerektiği, eğer kaçırıp da tam havadayken basarsanız yere doğru yumruk atıyorsunuz. Tüm o hayvanlar gibi hızlı aksiyonun arasında (ki gerçekten aksiyonun hızı ve dozu bayağı bir fazla, öyle ki oyun bir süre sonra ister istemez kendini tekrar etmeye başladığı için kendini 2-3 saatten fazla oynatmıyor) “havaya yükseliyorum, evet şimdi basayım” gibi bir düşünce aklınızdan pek geçmediği için de elemanları havaya atma olayı pek kullanılmıyor. Kısacası iş görür, eğer yapmaya kasarsanız elbette yaparsınız ancak pek kullanışlı değil. Daha iyi bir sistem nasıl olurdu derseniz, belki yere yumrukla inme ve elemanları havaya fırlatma tuşları farklı olabilirdi ancak dediğim gibi illa kullanmanız gerekmediği, illa kullanmak isterseniz de iş görür bir sistem olduğu için büyük bir sıkıntı yaratmıyor bu sistem.

Anarchy Reigns’in tek kişilik modunda, hem MadWorld’den tanıdığımız Jack Cayman olarak (oyun, hikayenin bu kısmını “The Black Side” olarak adlandırıyor), hem de Jack’in karşısında bulunan, Nikolai Bulygin’nin liderliğindeki taraf olan “The White Side”ın ana çocuğu, oyunun diğer protagonisti Leonhardt “Leo” Victorion olarak oynuyoruz (oyun, hikayenin bu kısmını da doğal olarak “The White Side” diye adlandırıyor) ve Maximillian Caxton adında vücuduna bir sürü sibernetik implante ettirip sonra da kafayı yemiş bir kaçağı (oyun sırasında bu karakter hakkında çok daha fazla bilgi ortaya çıkıyor) yakalamaya çalışıyoruz. Evet, oyunun hikayesi inanılmaz derecede absürd ve garip olmasının yanında aynı zamanda pek kohezif, bütünleşik değil. Aynı zamanda yazım kalitesi de olabildiğince sıradan, oyun sık sık esprili, komik, eğlenceli olmaya çalışıyor ama yüz üstü çuvallıyor. Bunun oyunun olabildiğince bir beat-em up’a benzemesi için bilerek yapılmış bir şey olabileceğini de unutmamak gerekiyor yalnız.

Anarchy Reigns İnceleme

Tek kişilik kısımdan yeterli derecede bahsettik zannımca, gelelim Anarchy Reigns oyununun çokluoyuncu modlarına. Diğer oyunlardan bildiğimiz Team Deathmatch ve Capture the Flag gibi standard oyun türlerinin yanında yanında karşı takımdaki oyuncuları öldürerek topu onların alanına sokmaya çalıştığımız Deathball gibi delice oyun türleri de bulunduran yapımın toplam 11 tane çokluoyuncu modu var. Oyunun çokluoyuncu modları hem eğlenceli, hem de az da olsa taktik derinliği sunan bir deneyim sunmayı başarabiliyor ki bu böyle bir oyun için gerçekten büyük bir başarı ve oyunun ömrünü ciddi anlamda uzatan etkenlerden birisi. Evet, zaman zaman ortam fazla kaotik oluyor belki ama adı “Anarchy Reigns” olan bir oyun oynadığınızı hatırlayınca pek bir sorun kalmıyor.

Anarchy Reigns ile ilgili en büyük şikayetimi yazının sonuna sakladım (diğer kısımları yazarken aklıma gelmedi açıkçası, oynarken o kadar da önemsememişim herhalde). Oyunun grafikleri ve sunumu gerçekten ciddi anlamda berbat. Kaplamalar inanılmaz derecede düşük çözünürlüklü, hiç stilize edilmemiş ve yeşil fontlardan ve barlardan oluşan HUD tasarımı ve genel presentasyon hiç ama hiç çekici değil. Yahu, yıl 2013 oldu, yeni konsollar çıkacak, nedir bu balçık gibi grafikler? Azıcık cilalansa da öyle piyasaya sürülse “eye candy” dediğimiz görsel cilaya önem veren kitle de çekilip satış rakamları gözle görülür oranda artacakken neyin kafası bu acaba, oyunun milyonlar mı satacağını düşünüyorlar, nedir? Hayır, bir de ekran öyle bulanık ki zaman zaman ortalıkta ne olduğunu anlamıyorsunuz bile.

Anarchy Reigns, “2013′te beat-em up olur mu” sorusunu “bal gibi de olur” diyerek yanıtlıyor.

Tamam, zaman zaman kendini tekrar ediyor, 2-3 saatten fazla oynatmıyor belki ama sunumun ciddi anlamda rezil olması dışında bu oyun olmuş arkadaşlar. “Bir oyun olsa, pata küte pata küte adam dövüp, elektrikli testereyle biçip elemanların kafalarını asfalta gömmekten başka hiç bir şey yapmasam” diyorsanız kesinlikle tavsiye ederim ancak başka arayışlarda olan arkadaşlar diğer yapımlara yönelsinler. Sonuç olarak; eğer bir sürü farklı yöntemle amaçsızca adam dövmek istiyorsanız, size fazlasıyla istediğinizi verecek bir yapım Anarchy Reigns. Ancak aradığınız, derin bir hikaye ve karakterler ise pek size göre bir oyun değil.

Evet, Anarchy Reigns’in yapımcısı Platinum Games’in bir diğer ünlü oyun serisi Bayonetta’nın seriyle aynı ismi taşıyan ana karakteri; büyü yaparken vücudundaki tüyleri de kullanması yüzünden sık sık çıplak kalarak o anda rastgele ekrana bakanlar dahil olmak üzere herkesin dikkatini (!) çeken Bayonetta, oyunun “day one edition” versiyonu ile birlikte bedava olarak geliyor. Karakterin saldırıları ve animasyonlarının kendi oyunundakine inanılmaz derecede benzediğini de not düşmek lazım. Ancak Bayonetta’yla ilgili ufak bir sorun var: bir çok oyuncu, forumlarda Bayonetta’nın oyunun çokluoyuncu kısmında fazlasıyla “üstün (overpowered)” bir karakter olduğunu savunuyorlar. Önümüzdeki günlerde bir yamayla Bayonetta’ya bir ayar çekilebilir açıkçası.

Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
100%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...