İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Arcanum: of Steamworks and Magick Obscura İnceleme
İnceleme

Arcanum: of Steamworks and Magick Obscura İnceleme

Yazar: 02 Kasım 2016

Gelin küçük bir hayal kuralım beraber. Şimdi kapatın gözlerinizi. Hayır, korkmayın merkezinde durduğunuz o uçsuz bucaksız zifiri karanlıktan. Evet, hafif sepya renkler ile pastelleştirin o siyah dehlizleri, havada uçuşan o büyüyü hissetmeye başlayın teninizde. Uzak, çok uzak diyarlardan gelen ve ruhunuza işleyen o yaylı dörtlüsünün çıkarttığı eşsiz müziği duymaya çalışın derinlerinizde.

Buharlı trenden çıkan o yoğun kömür kokusunu çekin ciğerlerinize ve köşe başında duran bir demircinin, çekicinin örse inince çıkan o yankısını işitin. Asaletin; şehrin tüm yapısına usulca yayılan o uzun sokaklarında gezinin. Size yanlışlıkla çarpan, ve tüm kibarlığı ve güzelliği ile sizden özür dileyen, üzerinde kadife ipekten brokarı ile karşınızda duran o Elf hanımefendisine, ”Milady…” diyerek, inceliğine karşı küçük bir reveransı ihmal etmeyin. Çünkü burası Tarant, Arcanum’un en asil şehirlerinden birisine hoş geldiniz.

Söz konusu RPG olduğu zaman, beni derinden etkilemiş olan yapımlara şöyle genel olarak baktığımda farkına varıyorum ki bu oyunların büyük çoğunluğu old school RPG’ler oluyor. Sözüm ona kendi açımdan yorumlayacak olursam eğer, yeni nesil yapımlarda o eski tadın ve dokunun olmamasından mıdır bilemem ama sürekli olarak büyük bir parça yoksun kalıyor içimde. Şöyle ki, şişirilmiş grafikler ile üstü kapatılan senaryonun zayıflığı ya da ticari amaç güdülerek piyasa sürülmüş ve duygudan tamamen uzak olan yapımlar gün geçtikçe artıyor.

Arcanum: of Steamworks and Magick Obscura İnceleme

Ve yaşın getirdiği sebepten ötürü, geçmişin güzelliğini ve o sıcak oyun duygusunu tatmış olmaktan mütevellit midir bilemem, oynadığım her yeni nesil oyunda geçmişin o izlerini aramıyor da değilim hani. Ve söze gelelim, Arcanum: Of Steamworks and Magick Obscura 2001 yılında çıkmış bir oyun olmasına rağmen yeri yeni nesil RPG’lere nazaran her zaman ayrı olmuştur ve olacaktır benim için.

Arcanum: of Steamworks and Magick Obscura Senaryo:

Oyunumuz yukarıda da belirtmiş olduğum gibi 2001 senesinde piyasaya sürülen, Troika Games tarafından geliştirilmiş ve Sierra Entertainment tarafından dağıtımı yapılmış olan, bildiğimiz fantastik diyarları, Steam Punk evrenine taşıyan eşsiz bir yapım.

Bir senaryo düşünün, öyle ki fantastik evrene anlam katan büyü ve Steam Punk’ı günümüzde bile diri tutan o nostaljik teknolojinin ahenk içinde dans ettiği bir dünya hayal edin. Ve zaman içerisinde büyü ve teknolojinin karşı karşıya geldiği bir teknokrasi kurgulayın. Yeryüzünde yaşayan tüm canlıların iki zıt kutba ayrıldığı, bir tarafın adaletli yönetimin büyü ile sağlanabileceğine inandığı, diğer tarafın ise tamamen teknolojiye eğilip insanlığın ayakta kalmasının demir ve çelik sayesinde mümkün olacağını savunduğu iki ayrı kutup.

Ve bu iki kutup arasında süregelen amansız bir çekişme hayal edin. Eğlenceli gelmeye ve ilgi çekici olmaya başladı değil mi? Şimdi de bu ahengi bol keman, çello ve viyola eşliğinde birbirine olabildiğince harmanlayın. İşte karşınızda Arcanum: Of Steamworks and Magick Obscura.

BARIŞ ELÇİSİ OLMAK NE KADAR ZOR OLABİLİR?

Peki biz bu evrenin içerisinde nasıl bir noktada bulunuyoruz diye soracak olursanız eğer, tüm RPG’lerde olduğu gibi en kritik noktaların merkezindesiniz. Büyü ve teknolojinin birbiri arasında olan ve durmaksızın devam eden bu savaşa artık son verecek olan bir barış elçisi grubunun içerisindesiniz.

Bir zeplin içerisinde yolculuk ediyorsunuz ve en usta demirciler tarafından işlenen ve ileri düzey büyücüler tarafından efsunlanarak büyülenecek, teknoloji ve büyünün artık beraber yaşaması adına iki taraf için de önemli olacak olan o antik parçanın, kıymetli bir yüzüğün koruyucusu sizsiniz.

Tek bir göreviniz var, zeplinin içerisinde bir kısmını büyücülerin ve bir kısmını ise teknolojistlerin oluşturduğu bu barış elçisi grubu ile beraber yüzüğün efsunlanması için büyülü topraklara kazasız belasız ulaşabilmek. Tabii durum hiç de göründüğü kadar kolay olmuyor maalesef, çünkü zeplinimiz hangi tarafın güçlerine mensup olduğu bilinmeyen bir grup asi tarafından saldırıya uğruyor ve gerçekleşen kaza sonucu hayatta kalan sadece siz oluyorsunuz. Ve büyü ile teknolojinin aralarında süre gelen bu savaşı bitirebilmenin o ağır yükü, o andan itibaren sizin omuzlarınıza yüklenmiş oluyor.

Başlangıçta tarafsız olan siz, senaryo boyunca istemeden de olsa üç yoldan birine adım atmak zorunda kalıyorsunuz. Ruhunuzun bir tarafı sizi büyü eğilimine iterken, diğer tarafı ise teknolojinin göz kamaştıran parlaklığına doğru sürüklüyor. Üçüncü yol hangisi derseniz eğer, bu iki yoldan birini seçmek yerine zor da olsa başarabileceğiniz son tercihiniz, yani sözüm ona teknoloji ve büyüyü beraber öğrenerek dengeleyebilirsiniz.

Ama şunu bilin ki atabileceğiniz bu üç adımdan seçtiğiniz hangisi olursa olsun, yaşayacaklarınız ve karşılaşacaklarınıza inanılmaz şekilde etki edecek ve sizi eğiliminiz ne olursa olsun oyun sonlanana kadar zorluklara sürükleyecek.

MÜZİKLER SİZİ SİZDEN ALACAK

Müzikler, oyunlar için çok büyük bir öneme sahiptir bildiğiniz gibi. Oyunun tadını almanıza, sizde yaratacağı derin duyguları en yoğun şekilde hissetmenize neden olacak olan önemli etkenlerden birisidir. İnanın bana düşünmeden söyleyebilirim ki Ben Huge ve orkestrası eşliğinde özenle yapılmış eşsiz bir soundtrack arşivi barındırıyor Arcanum: Of Steamworks and Magick Obscura.

Tamamen enstrümantal olan bu soundtrackler senaryonun akışına ve bulunduğunuz durumlara göre o kadar eşsiz bir şekilde ilerlemekte ki, bir süre sonra müziklerin büyüsüne kapılarak bir oyun oynadığınızı unutuyor, o andan itibaren senaryonun sizi sürüklediği uzun ve heyecanlı yollarda emin adımlarla ilerleyen bir maceraperest haline geliyorsunuz.

TANRIM BEN NE YAPTIM BÖYLE?

Son olarak yazımı sonlandırmadan şuna da değinmek istiyorum ki spoiler vermemeye özen gösterdiğim ve özetle anlatmış olduğum senaryo, altında bir çok trajik durumları barındırıyor ve bu yaşananlar oyuncuda gerçekten şaşkınlık yaratarak attığı adımlardan, yaptığı tercihlerden bile geri dönebilme isteğini uyandırıyor. Diyeceğim o ki, bol bol kayıt alın.

Mümkün olduğunca her olay öncesi ve aldığınız her karar öncesi kayıt alın çünkü bu yürüyeceğiniz yollar yalnızca bir kaç dakika sonranızı değil, saatler sonra karşılaşacağınız durumları bile etkileyecek nitelikte olabiliyor. İçgüdülerinize ve sezgilerinize güvenin ama çok düşünün, tek bir doğru adım atın.

Özet Olarak

Eğer oldschool RPG’lerden ve Steam Punk türünden hoşlanıyorsanız hiç düşünmeyin ve oynayın. Emin olun pişman kalmayacak ve belki de kısa bir zaman sonra farklı yollar ve tercihler denemek isteyerek tekrar tekrar bile oynayacaksınız.

Puanlama belki sizlere yüksek gelebilir farkındayım, lakin söylemiş olduğum gibi Arcanum: Of Steamworks and Magick Obscura oldschool bir yapım ve puanlamayı günümüze göre değil, çıktığı dönemi yani 2001 senesinin durum ve koşullarını baz alarak yaptığımı belirtmek isterim.

Puanlamalar
Editörün Puanı
Okur Puanları
Siz de Puanlayın
Oynanış
10
10
Senaryo
9.0
9.0
Grafikler
9.0
9.0
Ses ve Müzikler
10
9.0
9.5
Editörün Puanı
9.3
Okur Puanları
1 Oy
Oyladınız
Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
100%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...