İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Assassin’s Creed II İnceleme

Assassin’s Creed II İnceleme

Yazar: Kalof Tati22 Şubat 2016

Bir şey hem ölü olup hem de varlığını sürdürebilir mi? Assassin’s Creed II, ilk oyunun bütün kötü yanlarını yok etmiş bir şekilde çıktı karşımıza. Bozuk olmayanı tamir etme düşüncesiyle çalışmış Ubisoft Montreal. Assassin’s Creed 2 dövüş sisteminde fazla bir değişiklik yok fakat ticaret sistemi getirildiği ve dükkânlar eklendiği için daha çok silah çeşidi var. Hidden Blade beni mutlu edecek şekilde artık daha etkin.

Ben Desmond Miles. Dr Vidic’in son sözlerinden anladığım kadarıyla bu, başlayıp bırakabileceğim bir iş değil. Bu savaşta ya kazanırsın ya da ölürsün. Teslim olmak yasak.

Sadece Assasination sisteminde değil dövüşlerde kullanabiliyoruz. Ayrıca yolda yere düşen süpürgeler gibi şeyleri kullanabiliyoruz. Ezio süpürgeleri bir ana şefkatiyle yerden alıp yaramazlık yapanları pataklıyor diyebiliriz. Şehirler artık daha canlı. Kalabalıkta hareket etmenin yolunu bulamazsanız da önemli değil. Artık çatılar dönemin mimarisine uygun olarak daha sık ve çatılardan insanların üzerine atlayıp küfür yiyebiliyorsunuz.

Binalar o kadar mükemmel modellenmiş ki bazı mimari okullarında Rönesans Mimarisi olarak okutulmuş. Ve en bomba şey geliyor: LEONARDO DA VİNCİ!!! Leo Ezio’nun yakın bir arkadaşı ve onun için Codex’leri (anlatmayacağım hıh…) çeviriyor icatlar yapıyor. Onun için at arabası kullanıyor ve onun meşhur uçma makinesini kullanıyoruz. Bunlar da oyunun ömrünü uzatmış ve oyuna zevk vermiş.

Efsanelerin Sonu Yoktur. Ama Ölümsüz Değildirler.

Assassin’s Creed II İnceleme

Abstergo İtalya merkezine yaptığımız son baskın boş yere çıktı. Desmond ya kaçmış ya da kaçırılmış. Artık anlamışsınızdır kim olduğumuzu. Biz haklı olanın tarafıyız. Biz aydınlığın karanlıktaki hizmetkarlarıyız. Biz Assassin’leriz. Bill M.Assassin’s Creed II hikayesinden kısaca bahsedelim. Desmond Altair ile olan yolculuğunu bitirdiğinde Abstergo onunla ne yapacağını düşünüyordu. Eğer hayatta kalsaydı Assassin’leri oraya çekecekti.

Öldürmek en iyi seçenekti. Riski yoktu. Ama bu sırada, Lucy ihanet etti. Desmond ve o kaçtılar. Abstergo aramaya devam edecekti fakat eğer korktukları çıkarsa bulmaları bir şey değiştirmezdi. Çünkü Animus’un hafıza diski kayıptı ve eğer Lucy Vidic’in korktuğu şeyi yaptıysa, iyi olmazdı. Bu sırada Desmond Lucy’nin kullandığı arabanın bagajında hunharca sarsılıyordu. Abstergo binasında Lucy ondan Animus’a yatmasını söylemişti ve o da İtalyan bir kadının doğum yapışını yaşamıştı.

Çocuğun ismi Ezio Au-bilmemneydi. Bu adam ne işe yarayacaktı? Neden Altair’in Eagle Vision’u ona geçmişti? Lucy böyle pasta yapmayı nereden öğrenmişti? Lucy Desmond’u Shaun Hastings ve Rebbeca Crane isimli iki arkadaşıyla tanıştırmıştı. Rebbeca kafa birisiydi ama Shaun’un burnu epey büyüktü. Onlar yeni Animus takımıydı ve Assassin’diler. Ezio Desmond’un başka bir atasıydı. Peki ne olacaktı? Hatıraları bitirmeden göremezdi. Tek bildiği Templar’ları durdurması gerektiğiydi.

Ubisoft neredeyse dikensiz gül yapmış Assassin’s Creed II ile. Ne yalan söyleyeyim oyunda bariz sırıtan bir şey bulamadım. Bir DRM olayı (korsan koruma) sinir etmiş bazılarını (internet bağlantısı istiyor) bazı yerlerde de grafikleri beğenmeyebilirsiniz fakat başka bir şey diyemeyeceğim. Oyunun artı yönleri olarak Ezio, geliştirilmiş oynanış, muhteşem şehirler, sürükleyici hikaye, muhteşem soundtrack sayabiliriz, eksi tarafları ise grafikler ve az da olsa buglar. Eee artık kalkalım. Muhteşem hikaye muhteşem karakterler, artık ne desem boş, esen kalın.

Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
0%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...