İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Batman Arkham City İnceleme

Batman Arkham City incelememizden önce filmlerine değinelim biraz. Batman filmlerini çoğunuz izlemiştir. 2005 yılında Christopher Nolan Batman Begins filmiyle süper kahraman filmlerine yepyeni bir soluk getirmişti. O filmden sonra çıkan süper kahraman filmleri pek iç açıcı olmasa da Christopher Nolan sinema dünyasına ismini altın haflerle yazdırmıştı. Dark Knight filminde ise Batman adeta bir fenomene dönüştü. Joker karakterine can veren Heath Ledger muhteşem oyunculuğuyla adeta oyunculuk nasıl yapılır dersi vermiştir. İki filmi kısaca yorumladıktan sonra biz Batman Arkham City incelememize başlayalım.

İlk oyunda akıl hastanesinde geçen oyunumuz, birçok iyi tarafıyla güzel izler bırakmıştı. Genelde film oyunları vasatı aşmayan, aceleye getirilmiş, yığınla hatayla karşılaştığımız sadece oyun olsun diye yapılırdı ya da yapımcılar böyle düşünmüyordu. Bu durum Batman Arkham Aslyum’la tamamen yıkıldı, oldukça kaliteli üzerine kafa yorulmuş, dövüş sistemi oldukça iyi, grafikleriyle de baya sağlam bir oyun olmuştu. Bu oyunu bitirip güzelce rafa kaldırdıktan sonra 2. oyunun duyurulması fazla gecikmedi. 2. oyunda bu sefer kapalı mekanlardan çıkıp kendimizi şehrin kollarına bırakıyoruz. Oyunu ilk açtığımızda her tarafta kaosun kol gezdiğini, şehrin çığırından çıkmış bir halde olduğunu görüyoruz. Her köşe başında suç işleniyor, Batman’in düşmanları şehri yakıp yıkıyor.

Oyun ilk başına oturduğumuzda gözüme çarpan ilk şey grafikler oluyor. O şehrin karanlık hissi oyuncuya tamamen hissetirir nitelikte. Batman ise baya iyi tasarlanmış durumda. Kostümü, pelerini her aldığı darbe kostümde iz bırakıyor. Batman Arkham City karakterleri ise oldukça detaylı. Mimikleri, yüzleri oldukça iyi tasarlanmış. Şehrin genel yapısı etrafımızda gördüğümüz binalar, dokular üstünde baya uğraşılmış. Grafiklere genelde koyu renkler hakim, bu durum şehrin suçlularla dolup taştığı izlenimini güçlendiriyor. Oyun DirectX 11 modunda açınca çok daha güzel bir hale geliyor ancak DirectX 11 modunda yayınlanan yamayı yapmazsanız kendinizi bir anda masaüstünde bulabilir ve performans kayıpları baya canınızı sıkabilir. DirectX 11 açarak oynarım diyorsanız iyi bir ekran kartınızın olması gerekiyor. DirectX 11 oynamam zaten fazla birşey getirmiyor diye düşünüyosanız yine de tatminkar grafiklerle ve iyi optimize edilmiş bir oyun olan Batman Arkham City sizleri bekliyor.

Kapalı mekanlarda ise durum farklı değil, oldukça tatminkar grafiklere sahip. Bir anda kendinizi 15-20 düşmanın arasında buluyorsunuz ve hepsi de baştan savma yapılmamış, gerçekten uğraşılarak yapıldıklarını görüyorsunuz. Oyunda çevreyle bir hayli etkileşime geçiyoruz. Bazı duvaları patlatarak yolumuza devam ediyoruz, bazı düşmanları camın arkasında ise camı kırarak etkisiz hale getiriyoruz. Physx desteğide üstüne kaymak gibi olmuş ancak ATI kullanıcıları bu durumdan yararlanamıyor maalesef ama çokta şey kaçırmıyorsunuz.

Batman Arkham City İnceleme

Batman Arkham City oyununun ana hikayesinde ise Batman’in hemen hemen bütün düşmanlarıyla karşılaşıyoruz. Tabi ki en büyük düşmanımız olan Joker’le kıyasıya bir mücadele içine giriyoruz. Joker’e ulaşmak için baya bir kötü adamı alt etmeniz gerekiyor. Oyunun en güzel taraflarından birisi de hikayedeki sürprizler. Penguin, Two-Face, Riddler, Mr.Freeze, Ra’s Al Ghul’de baş etmemiz gereken diğer düşmanlarımız. Mesela bir düşmanımızı yok etmek için diğer düşmanımızı kullanabiliyoruz, tabi kullandığımız kötü adamımıza yardım bile etsek, karşılık olarak yine de bize karşı savaşmayı tercih ediyorlar. Bunların dışında pataklayıp geçtiğimiz küçük Boss’lar da bulunuyor tabi. Bu Boss dövüşleri kimi zaman oldukça sinirlenmenize neden olacak, çünkü öyle bir hale geliyorsunuz ki bazen saçınızı başınızı yolmak geliyor. Oldukça zorlayıcı ama kazandıktan sonraki mutlulukta anlatılamaz yaşanır tabi. Oyunun ana hikayesini bitirdiğinizde oyunun üçte birini bitirmiş oluyorsunuz. Geriye bir sürü keşfedilmemiş yan görev kalıyor. Oyun oynanış süresi oldukça uzun ve yan görevlerle birlikte oldukça uzun zaman kendini oynatmayı başarıyor.

Oyunda Batman’in dışında Kedi kadını kontrol ediyoruz. Hem oyunun hikayesinde hem de ilerleyişinde oyunu daha güzel bir hale getirmiş. Sırf bu özelliği koyalım oynasınlar mantığıyla Kedi kadını kontrol etmiyoruz. Batman’in zor durumda kaldığı bir anda, kadının burada ki rolünü çok iyi yapmışlar. Güzelde bir sürpriz hazırlamışlar tabi.

Batman’in oldukça geniş yelpazeye sahip silahları var. Oyunda ilerledikçe bu yelpaze sürekli genişliyor. Bu silahlara sık sık başvumak zorunda kalıyoruz. Batman Arkham City dövüş sistemi ise oyunun en iyi olduğu kısmı bence. Seri hareketler yaparak birçok düşmanımızı alt ediyoruz, düşman tam bize saldırırken kafasının üstünde bir bir baloncuk yanıyor ve bu yandığı sırada fare sağ tık yaparsanız Batman gelen darbeyi hemen savuşturup ölümcül darbeyi indiriyor. Oyunda tabi bir de oldukça sessiz olmamız gereken bir sürü bölüm var. Bu bölümlerde sessiz bir şekilde düşmanlarımızı etkisiz hale getirmemiz gerekiyor, yoksa Batman bile olsanız sonuç kaçınılmaz oluyor.

Bu oyunu, oynayın oynattırın, oynamayanları uyarın.

Oyun hakkında genel bir özet geçtikten sonra, gelelim yazımızın sonuna. Batman Arkham City bu yılın favori oyunlarından biri, sinemada fırtına gibi estikten sonra konsol ve bilgisayarlarımızda da oldukça doyurucu, grafikleriyle verdiği karanlık ve kaos havasıyla, sesleriyle her açıdan mükemmel bir oyun olmuş.

Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
0%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...