İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Batman: Arkham Knight PS4/XBox One İnceleme

Her güzel şeyin bir sonu vardır demişler, cidden de öyle. Christopher Nolan’ın Batman Begins ile 2005’te başladığı Batman macerası 2012’de The Dark Knight Rises ile sona erdiğinde epey üzülmüştük. Aynı üzüntüyü 3 sene sonra bu sefer oyun serisi için yaşıyoruz.

Arkham serisini bir kenara koyduğumuz zaman, bugüne kadar yapılan hiçbir Batman oyununun vasatı bile aşamadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Böylesi yenilikçi olmayan Batman oyunlarının arasında kimse iyi bir Batman oyununun piyasaya çıkacağını düşünmüyordu. 2009 yılında, Rocksteady ile Warner Bros, filmden tamamıyla bağımsız bir Batman oyunu olan Arkham Asylum’u piyasaya çıkardığında Batman için resmen yeni bir sayfa açılmış oldu.

Rocksteady, ilk oyundan 1 sene önce The Dark Knight filmi vizyona girmesine rağmen filmden bağımsız bir oyun çıkarmak gerçekten radikal bir karar diyebiliriz. Zira bir önceki oyun; Batman Begins film ile birlikte çıkan Batman Begins oyunuydu. Film oyunlarının popüler olduğu dönemde çıkan Arkham Asylum yılın sürprizi olmakla kalmamış, yılın oyunu ödüllerini de toplamayı başarmıştı. Yenilikçi dövüş sistemi ile de sonrasında çıkan birçok oyuna ilham kaynağı olmuştu.

Arkham Asylum sonrası Warner Bros, Rocksteady’i bünyesine katmış, böylece de serinin devam oyunlarının önü açılmıştı. Malum, devam oyunları pek başarılı olmadığı için Arkham City duyurulduğunda da şüpheyle yaklaşmıştık. Ancak firma bir kez daha bizi yanıltmış, 2011 yılında çıkan Arkham City ilkinden de daha güzel olmuştu.

Batman Arkham serisi, muhteşem bir şekilde sonlanıyor. Arkham Knight, seriye yakışır bir final yapıyor….

Bu noktadan sonra Rocksteady, uzun bir sessizliğe gömüldü. Yarattıkları Arkham serisini tıpkı film gibi üçlemeye çevirip sonlandırma kararı aldılar. Arkham Knight’ı geliştirmek için de uzun bir zamana ihtiyaçları vardı. Warner Bros, bu süreyi boş geçmek istemediği için geleneği bozmayarak 2 sene sonrasında bir Arkham oyununu daha duyurdu. Arkham Origins, serinin tek Rocksteady tarafından yapılmayan; Warner Bros’un kendi bünyesinde yaptığı bir oyundu. Serinin hikayesini bozmamak adına da Arkham Asylum’dan öncesinin anlatıldığı bir hikaye yazıldı. Her ne kadar seriye dahil olsa da Arkham serisinin üçleme olduğunu ve Origins oyununu içermediğini belirtelim.

Batman: Arkham Knight ise geçen yıl çıkması beklenirken yapılan ertelemelerin ardından bu yıl Haziran ayının sonunda nihayet piyasaya çıktı. Arkham Knight’ın derinlerine inmeden önce kısa bir bilgilendirme yapayım. Oyunu XBox One sürümünde incelediğimiz için haberlerde okuduğunuz PC sürümünün hataları mevcut değildi. PlayStation 4 ve XBox One sürümü, PC sürümüne göre çok daha stabil bir performansa sahip. Ara sıra yaşanan frame drop dışında oyun düzgün çalışıyor.

Arkham Knight, Arkham City’nin birkaç yıl sonrasını konu alıyor. Joker’in öldüğü, suç oranının inanılmaz derecede düştüğü bir dünya. Oyunun bana göre muhteşem açılış sahnesi de tam olarak bu kısma değiniyor. Joker’in krematoryum’da yakılmasını izliyor, ardından da nispeten düzelen Gotham’da suçun yeniden başlamasına mükemmel bir eski müzikle şahit oluyoruz.

Batman: Arkham Knight İnceleme

Batman: Arkham Knight’ta ana düşmanımız bu sefer Scarecrow. İlk iki oyunda Joker ile savaşmış, Origins’te ise Black Mask’e karşı durmuştuk. Eh haliyle bu oyunda Joker olmayınca(!) düşman olarak Scarecrow seçilmiş. Ancak diğer oyunlarda olduğu gibi ana düşmanımız yalnız hareket etmiyor. Arkham Knight adında bir de yeni türemiş bir karakter oyunda yer alıyor. Paralı asker olan ve çok büyük bir orduya sahip olan Arkham Knight, Gotham’ı ele geçirmek için Scarecrow’la işbirliği yapıyor. Güçlü tankları da Gotham sokaklarını arşınlıyor. Durum böyle olunca da Batman, Batmobiliyle (Batmobile yerine Türkçe’de kullandığımız haliyle Batmobil diyeceğim) sokaklara dalıyor.

Hikaye konusunda ilk başladığım yerden kısaca devam edeyim. Scarecrow, hayal gördürten gazıyla Gotham’ın bir restoranında tam anlamıyla kaos yaratıyor. Arından da tüm şehri bu gazla dolduracağını belirterek şehirden kaçmaları için herkese süre veriyor. Haliyle Gotham kısa sürede boşaltılıyor. Kalanlar ise kaos ortamından zevk duyan suça yatkın insanlar ve ciddi suçlular; Penguin, Two-Face, Riddler gibi.

Batman: Arkham Knight, üçleme olan hikayeye son verdiği için hikayesi hem dolu dolu, hem de bolca şaşırtma içeriyor. Sürprizleri de cabası. Bu sebeple hikayenin detaylarına herhangi bir spoiler vermemek adına inmeyeceğim. Oyunun henüz başlarında yaşanan sürprizleri burada belirtirsem eminim oyunda o sahnelerde alacağınız keyif düşük olacaktır.

Ben hızlıca hikayeyi atlayarak oyunun yeniliklerine değineyim. En önemli yenilik tabii ki Batmobil. İlk iki oyunda çatılarda Örümcek-Adam gibi atlayarak gezmiştik. Batman Origins ise hızlı seyahat için BatWings’in kullanıldığı noktalar belirlemiş, o noktalar arasında hızlı seyahat etmiştik. Bu tarz bir hızlı seyahatin Batman: Arkham Knight’ta olmadığını belirteyim. Onun yerine artık sokaklarda Batmobil ile tekerlek döndürüyoruz.

Batmobil’in sürüşü yarış oyunlarından alıştığımız araba kullanımından biraz farklı. Yağ gibi kaymasının yanı sıra Battle Mode ile anında savaş makinesine dönüşebiliyor. Kısa süreli alışma aşamasından sonra fazlasıyla seveceğinizi söyleyebilirim. Batmobil, oyunda bir seçenek olarak yer almıyor, aksine oyunun en önemli unsurlarından biri. Birçok görevi Batmobil’siz yapamadığımız gibi, sokakta cirit atan tankları patlatmak için de Batmobil’e ihtiyaç duyuyoruz.

Önceki oyunlarda yer alan dövüş sistemi gibi hızlı bir sistem Batmobil’in Battle Mode’u ile de aynen devam ettirilmiş. Bu moda girdiğimizde tankların füzelerini yolladığı rotaları görebiliyor ve minik hamlelerle onlardan kaçıp tankları patlatabiliyoruz. Tabii karşımızda uzaktan güdümlü roket atan tanklar ve bölge saldırısı yapan mini helikopterler de olunca Batmobil ile tam anlamıyla dans etmemiz gerekiyor.

Batman’in cihazlarında ise büyük bir yenilik yok (Batmobil var daha ne olsun!). Ancak Batmobili yönetmek için illa içinde olmamıza gerek yok, uzaktan yönetme seçeneğiyle de hem ilerlememize yardımcı olabiliyor hem de düşmanları daha rahat avlayabiliyoruz. Zaten sokakta dövüştüğünüzde Batmobil yardımıyla takedown gibi yetenek seçenekleri de bulunuyor. Ayrıca kazandığımız WayneTech Upgrade puanları ile kendi zırhımız gibi aracın da zırhını geliştirebiliyoruz.

Batman: Arkham Knight oyununda yeni bir Batsuit kullanıyoruz. Yeni kostümümüz zırh konusunda daha dirençli bir hale gelmiş. Bu sayede artık mermilere karşı çok daha dayanıklıyız. Yine de işimizin çok kolay olduğunu düşünmeyin. Tanklar dışında yeni bir düşman tipi bulunmuyor, önceki oyundan alıştığımız tipte düşmanlar var. Sadece bıçak yerine kılıç sallayan düşmanlar var o kadar. Gerisi aynı makineli silah, tüfek, kalkan ve elektrikli sopa kullananlar. Dövüş sistemi de aynı, tepeden takedown sistemi de aynı. Bu konuda tek geliştirilen kısım, kostümün getirdiği Fear Takedown özelliği. Bu özellik sayesinde üç kişiyi ard arda nakavt edebiliyoruz.

Ana hikayenin yanı sıra bolca yan görev bulunuyor. Bu yan görevlerin çoğunun çok kolay olduğunu belirteyim. Zorlayan tek kısım Checkpoint ya da kontrol kulesi gibi görevlerin çok fazla olması. Batmobil ile gezindiğimiz için artık tepelerde Sniper’lar gezmiyor. Biliyorsunuz ki bir önceki oyunlarda sniperlar yüzünden çatılarda gezmek bazen zor olabiliyordu. Bu sefer onun yerine kontrol kuleleri yer alıyor. Bu kulelerde kameralı silahlar yer alıyor, görüş alanına girdiğimizde anında tarıyorlar. Tabii uçarken kaçmak bir hayli kolay. Ayrıca yeni büyük drone’lar var ki onlar da helikopter gibi gezip aynı kamera mantığında görüş alanında tarıyor ve bizi takip ediyor.

Batman: Arkham Knight yan görevleri demişken; Penguin, Two Face, Riddler ve Firefly gibi karakterin yan görevleri var. Ancak bunlar dışındakiler herhangi bir özel düşman barındırmıyor. Riddler’ı bulmaca dolu olduğu için ayrı bir kenara koymak lazım, diğer üçünün de herhangi bir zorluğu bulunmuyor. Penguin’de silah depolarını patlatıyoruz, Two Face’in de banka soygunlarını engelliyoruz. Boss fight gibi bir durum söz konusu değil.

Batman oyunu dediğin böyle olur dedirten ve Arkham serisinde son kez Batman olma şansını bize sunan bir oyun. Arkham Knight, kesinlikle oynanması gereken oyunlar listesindeki yerini alıyor.

Lafı artık daha fazla uzatmadan teknik detaylara gelelim. Müzikleri yine çok güzel. Arkham Knight’ın soundtrack albümü iTunes’tan satışa çıktığı gibi Spotify üzerinden de playlist’ini dinleyebilirsiniz. Oyunun sesleri de başarılı. Menülerden ayrıca oyunu kullandığınız ses çıkışına göre optimize edebilirsiniz. TV hoparlörü ya da özel kulaklık kullanıyorsanız bu şekilde ayarları değiştirip daha düzgün bir deneyim elde edebilirsiniz.

Grafik kısmında PC kullanıcıları verdiğim puan yüzünden beni taşlayacaktır ancak konsolda sorunsuz ve çok güzel olduğunu belirtmem gerek. Sinematik bir hava yaratması bakımından bazı sahneler grainli gibi gözükse de oyunun hem grafikleri hem de atmosferi muhteşem. Gotham’ın oyundaki senaryo durumuna göre atmosfer değiştirmesi de (spoiler olmaması adına detay vermiyorum) oyunda birçok kez durup şehri izlememizi sağlıyor.

Batman Arkham Knight, yazının başında belirttiğim gibi benim için büyük bir üzüntü kaynağı. Ancak oyunun herhangi bir olumsuz yanından dolayı değil, tamamen muhteşem serinin bitmesinden dolayı bir üzüntü bu. Maalesef Arkham serisinin sonuna geliyoruz ve Arkham Knight hem senaryosu hem de atmosferiyle seriyi destansı bir şekilde bitiriyor.

Bu sene birbirinden güzel oyunlar çıktı ve çıkmaya da devam ediyor. Ancak Arkham Knight, kesinlikle yılın oyunu olmaya aday oyunlardan biri. 6 ay boyunca devam edecek hikaye modları ve karakter skin’leri ile de hikayenin farklı yönleri anlatılmaya çalışılacak ki bu da yeni sürpriz karakterleri görebiliriz demek. Bu arada oyunda Nightwing, Robin ve Catwoman gibi karakterlerin de oynanabilir olduğunu belirterek incelememi noktalayayım.

Artıları: Başarılı hikayesi, müzikleri, seslendirmeleri, grafikleri ve atmosferi… Batmobil’in oyunda yer alması, aracın sürüş zevkini bize de tattırması.

Eksileri: PC için sorunlu çıkmış olması. Batmobil’in kullanımına alışmak biraz zaman oluyor, hızlı sürüş dinamiği daha iyi olabilirdi.

Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
0%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...