İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Defiance İnceleme

Defiance, tabiri caizse “çorba” görüntüsü çizse de aslında çoğu özelliği oldukça güzel kotarılmış bir oyun ve hiç de fena değil. Defiance’ı oldukça sevmiş olsam da inceleme yaptığım için eleştirmekten de çekinmeyeceğim, zira bazı oyunlar vardır bilirsiniz; oynarken oldukça eğlencelidir ancak bazı problemlerin olduğunu da inkar etmeniz mümkün değildir. İşte Defiance tam da öyle bir oyun. Özellikle ilk gün denemelerinde lag ve oyundan düşme problemleriyle baş döndüren Defiance yapımcı ekip Trion Worlds’ün çabalarıyla bunları bir nebze de olsa atlattı ancak halen tamamen çözemedi.

Tüm bunların yanı sıra aniden artan/düşen fps değerleri, bir anda ortaya çıkan düşmanalar veya dost birimler, araçlar vs. bug listesi uzadıkça uzuyor. Bazan kafanız, kollarınız veya silahınız kayboluyor. Almanız gereken bir görevi alamıyorsunuz falan derken oldukça can sıkıcı durumlar oluşabiliyor yani. Ancak bana en garip geleni ise yüksek bir yerden düştüğümde enerjimin azalmayışı oldu. Gerçi dediğim gibi bu sorunlar yavaş yavaş aşılıyor ve ileride tamamen çözülecektir ama oyuncuların çektikleri de unutulmaz.

Daha önce Defiance oyununun aynı zaman da bir de televizyon dizisi bulunduğunu söylemiştim. Oyun boyunca dizideki karakterleri sizlere çeşitli görevler verirken görme imkanınız olacak. Tabi her şey dizi ile birebir ilerlemese de bazı noktalarda dizi izleyicileri diğer oyunculara göre daha şanslı diyebiliriz. “Ay ben bunu biliyorum, şimdi bunu öldürmemizi isteyecek” diye oyuncularla karşılaşmanız oldukça olası yani. Bu aşamada yayıncı ekip Sysf ile yapımcı Trion Worlds‘ün kurduğu bu ortaklık bizlere değişik deneyimler sunucak da diyebiliriz. Dizide gördüğümüz post apokaliptik ortamı oyunda yaşamak da ayrı bir his oluşturacaktır.

Oyuna klasik olarak kendi karakterimizi yani Arkhunter’ımızı yaratarak başlıyoruz. Uzaylıların ortalığı kevgire çevirmesinin ardından hayatta kalanlardan biriyiz. Bu noktada oyunun konusu televizyon dizisi ile oldukça paralel gidiyor. Bu şekilde dizinin geçtiği evren içinde kendi yolumuzu bulmaya çalışan bir karakter oluyoruz. Ama bana kalırsa Trion Worlds oyuna daha fazla RPG öğesi yerleştirebilirmiş gibi. Yani oyun RPG yönünden biraz sığ kalmış ve daha çok bir Shooter olmuş. Defiance’da iki oynanabilir ırk mevcut ancak bu ırkların herhangi birini seçmenin hiçbir avantajı yok, karakterinizi özelleştirmenizin yolu ise EGO güçlerinizi özelleştirmekten geçiyor. Bu şekilde daha dayanıklı, hızlı, görünmez yani daha tehlikeli olma şansınız var. Hangi özelliğe daha çok yüklendiğiniz ise sizi diğer oyunculardan ayıran özelliğiniz oluyor. Bunların yanında silahınıza da yapabildiğiniz çeşitli modifikasyonlar mevcut.

Defiance İnceleme

Hikaye görevlerine gelirsek şimdiden çok iç açıcı olmadığını itiraf etmem gerekiyor. Defiance ana görevleri sizi 1-2 günlüğüne oyalayan oyunun evrenini ve yapısını tanımanızı sağlayan sizi haritada oradan oraya sürükleyen tipte görevler. Diyaloglar oldukça özensiz. Tabi bu dediklerim oyunu sıradan bir RPG oyunuyla karşılaştırdığınızda göze çarpan şeyler. Tabi bir MMO Shooter’a göre yine de oldukça iyi. Hikaye görevlerinden sonra yan görevler, zamana karşı yarışlar ve survival tipindeki görevlerle meşgul oluyorsunuz. Oyunun haritası koridor tipinde olduğu için olaylar genellikle önüne geleni indir ve waypoint’i ele geçir mantığında oluyor. Unutmadan Arkfalls’dan da bahsedelim. Oyunun belki en ilginç özelliklerinden biri de bu anlık etkinlikler. Bir anda haritada peydah olan bir uzaylı makinesi, dev bir yaratık vs. haritada kocaman kırmızı bir simgeyle görünüyor ve oyuncular da bunalara hücum edip yok etmeye çalışıyor. Oldukça vakit alsa da ödülü pek beklediğiniz gibi çıkmıyor bu etkinliklerin, ancak eğlenceli olduğunu da itiraf etmek lazım. Bu ana harita modlarının dışında Defiance oyunu co-op, matchmaking ile rakip bulabileceğiniz Deathmatch, TDM, CTF tarzındaki modlara da sahip.

Defiance’ın belki de en kötü yanı oyunun kendini yeterince iyi anlatamaması. Şöyle söyleyeyim; oyunun tutorial kısmını oynamayan oyunculara acıyorum diyeyim. Yani birazcık vakit geçirip tanımanızı istiyor sizden. Toplarsak elimizde kimi zaman oldukça eğlenceli ve aksiyonlu olan, kaliteli grafiklere sahip, çeşitliliğin birazcık az olduğu bir MMO Shooter var. Acımasızca eleştirdiğime bakmayın, belki de benim beklentilerim biraz yüksekti, zaten oyunu şu an piyasada var olan MMO Shooter’lar ile karşılaştırırsak %90’ını rahatça ezip geçer bile diyebiliriz ama dediğim gibi hala eksik olan bir şeyler var ve bunların zamanla Trion Worlds’ün de çabalarıyla kapanacağına eminim. Hardcore seviyede bir oyuncuysanız (hangimiz böyleyiz ki) belki size biraz sığ gelebilir ancak normal standartlardaki her oyuncunun severek oynayacağından eminim.

Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
0%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...