İncelemeler
Hoşgeldiniz...
GRID 2 İnceleme

Yapım ve dağıtımı CodeMasters tarafından XBox 360, Playstation 3 ve PC oyun platformları için 31.05.2013 yayınlanan GRID 2 inceleme bugünkü konu başlığımız. Yaklaşık 5 yıl önce Codemasters GRID serisini başlatmıştı. Codemasters Colin McRae ve DIRT serisi gibi ünlü yarış oyunlarıyla tanınan bir firma ve yeni IP’si GRID, 2008′de kısa zamanda başarıyı ele geçirmişti. Yapımın zeki kariyer modu ve hızlı oynanış mekanizması sağlam bir yarış deneyimi sunuyordu.

GRID 2 bu sefer karşımıza bir kaç yeni ve bir kaç eski unsurlarla devam ediyor, tabi bir kaç eksik olan güzellikleriyle. Bu bölümde avuç dolusu çağdaş araçlar bulunuyor, mesela Aston Martin One 77, SRT Viper, Pagani Huayra ve her ne kadar küçük hatchback olsa da, Alfa Romeo Giuletta Quadrifoglio Verde. Ne yazik ki GRID 2 bu sefer ne Porsche nede Lamborghini araçları içeriyor. Oyundaki araçlar 4 seviyeye (Tier) ayılmış durumda. Kariyerde Tier 1 araçlarla başlanılıyor ve bunların içinde klasik Amerikan muscle, Japon drift ve hatta eski Alman spor araçları bulunuyor. Kariyer ise 5 şampiyonaya ayrılmış durumda. Her şampiyona sonrasında bir sonraki araç seviyesine yükseliyorsunuz. Böylece giderek daha fazla hızlı araç kullanmaya başlıyorsunuz lakin kariyer daha zevkli olmaya başlıyor. Bir de garajınız git gide daha süslü, teknolojik ve temiz olmaya başlıyor.

GRID’in diğer oyunlardan ayrıldığı özellik sponsorluk bildiğiniz üzere. Diğer oyunlarda bilindiği gibi yarışı kazandığınız zaman para kazanıyorsunuz ve bu parayla yeni arabalar satın alabiliyorsunuz. Fakat GRID’de hızlı para kazanmanın yolu ise sponsor anlaşmalarıydı ve bu durum ikinci oyunda da değişmemiş pek. Arabanızı güzel renkli vinillerle süsledikten sonra üstüne farklı sponsor logolarıyla süslüyebiliyordunuz. Her sponsor size bir hedef belirliyordu ve o hedefi ulaştıgınız zaman sponsor size iyi miktarda para veriyordu. Bazı hedefler yarışı hiç kaza yapmadan bitirmenizi yada 200 km/s hız yapmanızı yada sampiyonluğu birinci bitirmenizi emreder. Fakat GRID 2 para birimi yer almamaktadir. Bunun yerine hayran yada fan sayısı vardir. Fan sayısı arttıkça global şampiyon yarışmasına katılma imkanı sunuluyor. Şampiyona kazanıldığı zamanda bir diğer seviyeye atlıyorsunuz. Para birimi olmadığı için araba satın alamıyorsunuz. Bu sefer yeni klasman açtığınız zaman size iki araç sunuluyor. Bu araçlardan birisini seçip garajınıza alabiliyorsunuz. Diğer aracı kazanmak istersiniz o aracın özel yarışına katılmak zorundasınız. Bu yarışlar bildiğiniz Time Attack yarışları, diğer bir deyişle kazanmak istediginiz aracı seçip bir belirli müdettin içinde yarış pistini tamamlamak zorundasınız.

Pist denilince GRID 2 sağlam yarış pistlerini barındırıyor. Dubai, Cote d’Azur, Şikago, Kowloon, Brands Hatch, Redbull Race Ring, Barselona, Paris, efsanevi Okutuma yolu ve göz kamaştıran Yas Marina pisti. Hepsi birbirinden güzel ve canlı çevreye sahip. Yol kenarlarında ki seyirciler, patlayan kamera flaşları, tunnel ışıkları, yüksek binalar ve hatta kır pistlerinde yola fırlayan sincaplar. Ayrıca her pistin kendine has zorluğu vardır. Cote d’Azur’da yarış yapmak isterseniz grip yani yola sağlam hakim olabilen araç seçmenizde tavsiye ederim. Fransa’nın bu dağlık sahil yolu çok dar ve virajlidır. Drift bazlı araçlar bir virajdan diğer viraja çıkıp girmeye çalışıldığında baya hız ve hakimiyet kaybetmektedir. Ne yazık ki grip yada balanced (hafif hakimiyetli ve hafif drift) araçlar her zaman drift araçlarından daha üstündür. Ayrıca weight yani agırlığı bir hayli yüksek olan arabalar sadece diğer rakiplerini itmekte küvvetlidir. Virajda performans beklemeyin. GRID 2 bu sefer getirdiği yeni özelliği ise LiveRoutes sistemi. Bu bölüm geçen bölüm olduğu gibi iyi miktarda şehir pistleri vardır. Mesela Şikago’nun meşhur sokaklarında çeşit çeşit pist yapılabilinir. Oyun ise pist gidişatını dinamik şekilde değiştirmektedir. Örneğin, yarışa başladığınız zaman ilk viraj soldaki sokağa doğru yöneliyor. Turu tamamladıktan sonra bu sefer sağda ki sokağa girmek zorundasınız ya da yolu düz devam etmek zorundasınız. Kısaca her tur yeni macera oluyor. Bu metod Elimination (her 30 saniyede en son sıradaki yarışçı elenmektedir) yada Endurance (5 ile 10 dakika süreçli yarışlar) için çok idealdir. Aynı pisti 5 kere dolanmak gerçekten sıkıcı olabiliyor. Bu yüzden LiveRoutes sistemi oyuna güzel mekanizma ekliyor.

Oyunun kontrol kısmı ise GRID ve DIRT serisinden hiç farklı değil. Hızlı kalkan ve atik hareket eden arabalar oyunu oynamakta hiç zorluk çekmiyorsunuz. Başta kontrollere alışmak biraz vakit alabilir ama bir müddet sonra alışacaksınız. Ama oyunu usta seviyesinde oynamak oldukça vakit alacaktır. İnişli yollarda viraj alırken dikkat etmeniz gerekiyor zira arabınız yer çekimi yüzünden sürekli hız kazanıyor ve fren yapsanız bile arabınızın arkası savrulmaya başlıyor.

Oyunun bir diğer güzel kısmı ise yapay zeka. Codemasters her zaman yapay zekaya özen gösteren bir firma. Her ne kadar dikkatli sürmeye çalışsanız da yarış sonunda arabanız baştan aşağı çizik ve boyası sökülmüş bir araca sahip olacaksınız, bundan kaçış yok. Ayrıca rakiplerinize iyi davranın. Bir yarışçıyı sürekli sürtünerek yada çarparak takip ederseniz illaki sizden intikam alacaktır. Virajlarda her zaman içerden alınız yoksa rakipleriniz hiç acımadan size çarpıp geçebilir. En kötü ihtimal sizi arkadan dürtüp spin attırmasıdır. Her zamanki gibi oyunda geri sardırma özelliği mevcuttur. Kaza yaptınız yada yoldan dışarı çıktıysanız merak etmeyin hemen geri sardırma butonuna basın. En az 10 saniye geriye dönüp hatayı düzeltebilirsiniz. Ama bunu yarış başına en fazla 5 kez yapabilirsiniz.

Oyunda kaza mekanizması her zamanki gibi çok eğlenceli. Arabaların nerdeyse her parçası sökülebiliyor. Hatta arabanın çatı, kapı ve tampon bölümleri bile şekil alıyor. Fazla zarardan sonra aracınız bir yöne doğru çekebilir ya da vites attığında zorluk çekebilir. Tabi duvara tosladığınız zaman aracınız tamamen parçalanabilinir ama o esnadada geri sardırabilirsiniz.

Oyunda grafikler pek fazla değişikliği yok. Arabaların güzel geometri yapısı ve ışıklanma ve gölgelenme efektlerini izlemek pek zevkli. Tabi gökdelenlerin yanında hızla geçtiğiniz zaman kaportadaki yansımalarını izlemekte pek hoş oluyor. Bilindiği gibi oyunda kokpit görüşü mevcut değil. O yüzden lüks spor arabalarını koltuk ve direksiyon açısından oynamanız mümkün değil. Bu imdada mod yetişiyor ama bilindiği gibi modlar resmi olmadığı için sorun yaşayabilirsiniz. Codemasters’ın yaptığı araştırmaya göre GRID’de oyuncuların sadece %5’i kokpit açısını kullandığı için GRID 2’de gerek kalmadığı düşünülmüş. Tabi böyle saçma bahane kabul edilemez. DIRT ve GRID oyunlarında sıkça rasladığımız sarı renk filtersi ne yazık ki GRID 2’de de vardır. O yüzden renkler kendi gerçek renkliğini sunamıyor ve oyunu bir müddet oynadıktan sonra sıkılabilirsiniz. Oyun resmen tozlu ve eski bir TV’den oynuyormuşsunuz gibi his veriyor. Oyundaki kamera açıları yine heyecan verici. Sert viraj aldığınızda kameranın bir yere doğru yatması yada duvara tosladığınız zaman bozuk veya hasarlı lensli kamera efekti vermesi oyuna canlılık katıyor. Tek ufak sorun ise oyunu dış kameradan oynamak bazen bakış açınızı kesebilir, hele Bugatti Veyron’nun yada Audi R8 LMS Ultra’nın devesal kanadı.

Ses efektleri kısmına bakarsak, pek anlatılacak bişey yok. Bağıran motor sesleri, patinaj yapan lastikler, patlayan egzozlar, tezahürat yapan seyirciler, çarpışma esnasında yırtılan metal sesleri ve diğer sesler gayet sağlam. Fakat diğer Codemasters oyunlarında olduğu gibi sesler pek sivri çıkmıyor, sesi her ne kadar yüksek açsanız sesler sanki boğuk geliyor. Şu ana kadar Need for Speed SHIFT 2 en kuvvetli ve kulak yırtan ses efektleri içeriyor bana kalırsa, onun seviyesine pek yaklaşamamış DIRT 2.

GRID 2 İnceleme

Kulağa hoş gelen ve sıkmayan menü müzikleri dışında DIRT 2′de müzik namına pek bir şey yok açıkçası. Yarış esnasında hiçbir müzik çalmıyor ancak turnavalarda son tur’a gelindiği zaman orkestral ve elektro karışımı tempolu müzik çalmaya başlıyor. Bu tür müzik sizi biraz olsa da heyecan veriyor, özellikle turnuvada rakiplerinizle aranızdaçok küçük puan farkınız varsa ve/veya uzun yarış esnasında geri sardırmanız kalmadıysa.

Gelelim oyunun eksiklerine. Bu eksiklerin özellikle GRID’e kıyasla eksik olan yönler olduğunu da belirteyim. Oyunda en büyük eksik LMP (Le Mans Prototype) ve Super Modified Drift araçları. LMP araçları GRID’de imkansız hıza sahipti ve bu araçları sürdüğünüz zaman diğer lüks spor arabalarından ne kadar farklı olduğunu öğreniyorsunuz. Super Modified Drift araçların özelliği ise tamamen drift için tasarlanması. Bu arabalar düz yolda bile yan yan gidebiliyor. Ne yazık ki GRID 2’de drift etkinlikleri seyrek bir duruma düşürülmüş. GRID’de o meşhur deniz limanında yapılan drift arazisi GRID 2’de yer almıyor. Ayrıca GRID 2’de daha kısa süren drift pistleri yer alıyor.

En üzücü kısım ise combo sisteminin yok olması. GRID’de komple yarış boyu combo çekip, sonuna geldiğiniz zaman mükemmel miktarda puan alabiliyordunuz. Bu sefer sadece viraj başına puan alıyorsunuz. Ve her zaman ki gibi virajın içinde bulunan turuncu plastik direklerinin yanından ne kadar hızlı ve yakın geçerseniz, puanınız 2, 3 veya 4 ile çarpılıyor. GRID 2’de drift etkinlikteri kötü değil fakat GRID kadar detaylı değil. Destruction Derby yarışlarıda GRID 2’de kaldırılmış. Her ne kadar benim düşünceme göre gereksiz bir yarış etkinliği olsa da serinin bazı hayranlarının bu durum için üzüldüğünü de ekleyelim. Ayrıca malesef Istanbul Park pisti GRID 2′de mevcut değil.

Ne yazık ki GRID 2 bile ön sipariş ve DLC mağduru bir yapım. PS3 ve Xbox 360 online pass gerektiriyor ve bu online pass size birer adet Tier 1, 2 ve 3 araba hediye ediyor. Oyunu alır almaz hemen 4 DLC paket ile karşılacaksınız. Bu DLC’de gelen arabaların çoğu kaliteli ve avantajlı araçlar, öyle ki GTR Pack ile gelen Nissan GT-R Vspec Tier 3’te en sağlam araç diyebilirim. Oyun şu an bir tane yeni DLC geldi ve içinde 4 adet modifiye Japon arabaları var. Bazı analistlere göre gelecek DLC GRID 2’de eksik olan araba klasmanları getirecek yani kısacası oyun DLC ile tamamlanacak.

Özetleyecek olursak; GRID 2 serinin ilk oyunu gibi yine sağlam oyun olarak karşımıza çıkıyor ancak “bu sefer bu oyun bana ne yenilikler sunuyor sorusuna” adam gibi cevap vermek zor açıkçası. Tier 3 ve 4’te bulunan en çağdaş spor arabalarının yer alması, daha fazla ve canlı yarış pistleri, zeki kariyer modu ve sıkmayan yarış aksiyonu oyunun sağlam yönleri. Her ne kadar bazı yerlerde kusurları olsa da, oyunun kalitesini bozmuyor ama tabi onların bir kaçı olmasaydı yapımın notu çok daha yüksek olurdu. Oyunun çekici kısmı ise kolay kontroller, diğer bir deyişle nerdeyse her acemi yarış oyuncusunun bile kolayca alışabileceği bir yapım. Sonuç olarak Grid 2 serinin ilk oyunu gibi oldukça sağlam bir yapım. Liverouters sistemi oyuna renk katıryor. Canlı pistler ve elle seçilmiş araba modelleri sayesinde oldukça zevkli ve çekici bir yarış oyunu orta çıkıyor. GRID 2 minimum sistem gereksinimleri: Intel Core 2 Duo E6600 2.4 GHz. veya aynı özellikteki AMD işlemci, 2 Gb. ram, 15 Gb. boş harddisk alanı, DirectX 11 destekli ekran kartı, Windows Vista 64-Bit ve üzeri işletim sistemi.

Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
0%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...