İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Medal of Honor: Warfighter İnceleme

Danger Close yapımcılığında EA tarafından XBox 360, PC ve Playstation 3 için 25.10.2012’de çıkarılan Medal of Honor: Warfighter oyununu inceliyoruz arkadaşlar. Durun durun bir şey soracağım: Bu oyunlarda neden tüm renkler çamur renginde? “Savaş çok acımasız ve bunaltıcı ve herkes depresif bir havada ve inanılmaz derecede ciddi” oyunlarında renk paleti seçimleri gerçekten canımı sıkmaya başladı artık. Yahu “doğadaki renkerin yüzde bilmem kaçını” gösterebilen monitörlerde kahverenginin ya da grinin tonlarından başka bir şey göremiyoruz arkadaş. Nasıl bir iş bu bilemedim açıkçası.

Medal of Honor: Warfighter modern bir savaş oyunu. Evet, şu anda siz benim ne demek istediğimi anladınız, incelemeyi bitirdik, dağılabiliriz. Yok, cidden. Başka bir şey yazmama gerek yok, modern bir savaş oyunu işte. Kahverengi tonların ağırlıkta olduğu, savaşın çok acımasız olduğunu ve askerlerin çok fazla şeyi feda ettiğini anlatan bir savaş oyunu. Bundan başka herhangi bir eksisi veya artısı yok ve oyun herhangi bir yaratıcı amaç da taşımıyor: Sadece “olmak” için “olan” bir oyun, daha fazlası değil.

İlk oyunda toplam dört ayrı karakteri yönetiyorduk, bu oyunda ise ilk oyundan Preacher ve yeni bir karakter olan, Navy’den Recon askerine dönmüş olan Stump’ı yönetiyoruz. Oyun ısrarlı bir biçimde bir önceki oyunun hikayesini ve karakterlerini hatırlıyormuşsunuz gibi davranıyor, ancak sanırım Danger Close bunun için önce akılda kalıcı, “Preacher”, “Stump”, “Mother” gibi kod adları değil gerçek isimleri olan karakterler ve ne kötülük yaptığı tam olarak anlaşılan kötü adamlar yaratması gerektiğinin farkında değil. Ortada bir kötü adam var, bizden ondan nefret etmemiz isteniyor, herkes bir büyük bir öfke içerisinde, hatta buna yönelik bir ara sahne izletiyor oyun size ancak bir türlü siz oyundaki karakterler gibi hissedemiyorsunuz. Karakterlerle bir kaç “askerlerin çok şeyi feda etmesi gerekir, askerler gerçek erkektir” temalı ara sahne dışında çok büyük bir bağınız da yok, dolayısıyla genelde kendinizi fazlasıyla “dışarıda” hissediyorsunuz. Oyunun “vur” dediğini vuran bir adamdan fazlası değilsiniz, oyun size bunu fazlasıyla hissettiriyor.

Medal of Honor Warfighter İnceleme

Bunun dışında bir iki tane gerçekten beğendiğim, oyunlarda çok ihtiyacımız olan gerçekçi, ama gerçekçiden ziyade organik, canlı sahne var. Bunların arasında en çok beğendiğim kısım, şehrin içinde arabayla kötü adamlardan birisini kovaladığımız sahne. Bu sahnede karakteriniz araba yavaşladığında vites değiştiriyor, insanlar sağa sola kaçışıyor, NPC grupları içerisinde aynı karakterler modelleri devamlı kullanılmamış ve şehir güzel tasarlanmış, dolayısıyla gerçek bir şehrin içinde geziyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz, bir yerlere çarpınca arabanın camı kırılıyor, tümseklerde zıplıyorsunuz, zaman zaman arabanın etrafı toz duman oluyor… Oyunun bu noktası gerçekten çok hoş ve organikti, video oyunlarında olabildiğince “mekanik” görünen şeylerden kaçmak gerektiğini anlamış bir yapımcı Danger Close… Demek isterdim, ancak özellikle oyunun başlarında her “breach” yaptığınızda (herhangi bir şekilde kapıyı açıp içeride düşmanların olduğu bir odaya dalıp ağır çekimde ateş etmek, evet şu hepinizin bildiği şey) bir sonraki “breach aletini” (anlamsızca farklı breach aletleri açılıyor ancak görsellik ve animasyon dışında birinin diğerinden hiç bir farkı yok) kullanmak için dört headshot atmanız gerekiyor, dolayısıyla hep dört adam çıkıyor karşınıza. Bu kısımda da mekanikselliğin dibine vurmuş Danger Close. Garip, ne diyeyim.

Gelelim işin mekanik, shooter kısmına. Bu kısım çalışıyor, güzel, tatmin hissi de veriyor diyebiliriz. Medal of Honor: Warfighter nihayetinde Frostbite 2 (Battlefield 3′te kullanılan motor) kullanıyor zaten, kötü olsa şaşırırdım. Bunun yanında bizimle savaşan ana ve yan karakterlerin tümünde ve ikincil silahımızda daima sonsuz mermi var ve sanırım ana silaha sürekli mermi bulabildiğiniz için yerden aldığınız bir silahı herhangi bir başka silaha geçtiğinizde yere atıyorsunuz. İyi de niye ki? Ben belki SMG kullanıp daha sonra AK47′ye geçmek istiyorum. Keyfimin kahyası mısın Danger Close?

Medal of Honor Warfighter İnceleme

Oyunun grafikleri için Battlefield 3′ün oyun motoru Frostbite 2′nin kullanıldığını söylemiştim, dolayısıyla aynı gözleri kör eden efekt çorbasının burada da bulunduğunu söylememe gerek yok sanırım. Hatta ilk bölümler için konuşursak, Battlefield 3′ü alın, ikiyle çarpın, Medal of Honor: Warfighter’ın genel görsel tasarımını elde edersiniz. Öyle bir görsel bilgi geliyor ki retinanıza, “noluyor ulan nerede kim nasıl o ses ne” derken kendinizi yerde buluyorsunuz. Aynı zamanda FOV (görüş alanı) da olabildiğine düşük (hatta konsol standartları için bile biraz dar diyebiliriz), dolayısıyla tam anlamıyla bir görsel curcuna hakim oluyor oyunun büyük bir kısmına. Savaşın kaotik ortamını yansıtmaya bir lafım yok ama bunu efekt üzerine efektle yapmayalım lütfen. Sizi bilmiyorum ama ben kesinlikle daha temiz görünen bir oyunu tercih ederdim zira bu durum beyni gereksiz yere yoran bir deneyim haline getiriyor tüm oyunu.

Medal of Honor: Warfighter’ın multiplayer kısmı ilk oyuna kıyasla gözle görülür derecede güzel ama pek “özel” değil açıkçası. Çokluoyuncu için kullandığınız karakterinizi ve ekipmanınızı (özellikle silahınızı şarjör türünden kullanacağınız dürbün türüne kadar derinlemesine kişiselleştirebiliyorsunuz) özelleştirebiliyorsunuz ancak bu özellik oyunun diğer benzeri çokluoyuncu deneyimlerinin arasından sıyrılıp tahta oturmasına yetmiyor elbette. Çokluoyunculu moda ilk girdiğinizde yalnızca tek bir sınıfla başlıyorsunuz ve diğer sınıfları açmak için bir kaç saat oynamanız gerekiyor. Değişik bir dizayn seçimi diyebiliriz, sanırım bir sınıfı seçmeden önce tüm sınıflara aşina olmamızı istemişler. Ortalama bir derinliğe sahip olsa da uzun saatler kendini oynatabilecek bir çokluoyuncu modu var oyunun, eğer bu tür bir oyuna açlık duyuyorsanız Medal of Honor: Warfighter’ın çokluoyuncu modu sizi muhtemelen tatmin edecektir.

Medal of Honor Warfighter İnceleme

Kahverengi-gri ortamlarda bir şeyler mi vurmak istiyorsunuz? Avlanma içgüdülerinizi sanal bir ortamda tatmin etmek için kıvranıyor musunuz? Medal of Honor: Warfighter, 6 saatlik tek kişilik modu ve sizi uzun bir süre idare edecek çokluoyuncu kısmıyla size istediğinizi verecek.

Ancak derin bir hikaye, düzgün yaratılmış akılda kalıcı karakterler ve beyninizi yormayan, temiz ve net bir görsel tasarım arıyorsanız Warfighter’ın yanından bile geçmeyin, bu oyunda sizin için yalnızca hayal kırıklığı var. İlla ki bir şeyler vurmak istiyorsanız alabilirsiniz. Yoksa pas geçin derim, vaktinize değecek bir oyun değil. Merak edenler için Medal of Honor Warfighter minimum sistem gereksinimleri şöyle; Intel dual core 2.2 GHz. veya 2.4 MB önbellekli AMD işlemci, 2 Gb. ram, NVidia 8 serisi veya AMD Radeon 3000 serisi, 512 Mb. belleğe sahip DX 10 destekli ekran kartı, Windows Vista veya üzeri işletim sistemi.

Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
0%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...