İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Metal Gear Solid V: The Phantom Pain [Derin] İnceleme

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain incelememi kesinlikle serinin önceki oyunları ile karşılaştırarak yapacağım ve oyunla ilgili her düşünce ve teorilerimi de ortaya koymaya çalışacağım. Belki biraz aklınızı karıştıracağım, bu yüzden başlığın adını da ”Derin İnceleme” şeklinde attım. Phantom Pain’in çıkışı ile dünya genelinde MGS serisini duymayan, bilmeyen herkes ile serinin varlığını yeni öğrenmiş olan ve oyun hakkında çok atıp tutan ama önceki oyunlar hakkında hiç bir fikri olmayan insanları ise görmezden geliyorum…

1987 yılında Hideo Kojima isimli bir gencin mükemmel bir fikri vardı. Herhalde kendisi de bu fikri ile oyun dünyasında böylesine bir iz bırakabileceğini tahmin edememiştir. Aslında film yönetmeni olmak isteyen Kojima, karşısına çıkan farklı fırsatları değerlendirmesiyle bir gün oyun yapımcısı olup çıktı karşımıza. Kojima’nın 1987 yılında hayata geçirmiş olduğu o fikir tabii ki de ”Metal Gear” isimli oyundu, hatta çoğumuz için fikirleri zamanın ötesinde bile olabilir.

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Detaylı İnceleme

Metal Gear, gerçek anlamda taktiksel casusluk operasyonu olarak adlandırılan oyun türünün ilk örneği olarak gösterilebilir. Kojima’nın ileri görüşlü düşünce tarzı serinin her oyununda farklı bir şekilde karşımıza çıkıp ağzımızı açık bırakacak kadar hayretlere düşürebiliyor. Ayrıca Hideo Kojima, Phantom Pain’in bulmacanın kalan son parçası olduğunu ve bundan sonra yeni bir Metal Gear oyunu yapmayacağını dile getirmişti. Bunun anlamı: Konami saçma sapan bir şeyler yapmadıkça yeni MGS beklemeyin.

Serinin oyunlarının oynanış sırası birçok oyuncu tarafından bilinmiyor ya da yanlış biliniyor. Doğru sıralama aşağıdaki biçimdedir.

Metal Gear Serisinin Konu Oynanış Sırası:

  • 1964 – Snake Eater
  • 1970 – Portable Ops
  • 1974 – Peace Walker
  • 1975 – Ground Zeroes
  • 1984 – The Phantom Pain
  • 1995 – Metal Gear
  • 1999 – Solid Snake
  • 2005 – Metal Gear Solid
  • 2007/09 – Sons of Liberty
  • 2014 – Guns of the Patriots
  • 2016/18 – Rising: Revengeance

Seriyi bu şekilde oynamış olduğunuz takdirde senaryoyu anlamakta zorluk çekeceğinizi sanmıyorum ama bu kadar uzun senaryoya sahip olması bazı noktaları unutmamıza neden oluyor.

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Senaryo

Ana karakterimiz Big Boss (Naked Snake ya da Jack), 9 yıl önce Ground Zeroes‘ta uğramış olduğu saldırı sonucu sol kolunu kaybetmesi ile birlikte kafatası da dahil olmak üzere vücudunun birçok bölümünde ameliyat ile alınması mümkün olmayan şarapnel parçaları bulunduruyor. Tüm örgütü dağılmış ve kendisi de bir hastanede 9 yıl boyunca komada kalmıştı. The Phantom Pain’in hikayesi saldırıdan tam 9 yıl sonra Big Boss’un komadan uyanması ile başlıyor.

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain’deki ana karakterimizin ölmediğini öğrenen düşmanlarımız adeta tüm dünyada altına bakılmadık taş bırakmıyorlar fakat Kıbrıs‘ta bulunan bir hastanede olduğumuzu öğrenen düşmanlarımız komadan uyanmamızdan kısa süre sonra yine bir operasyon düzenleyerek Big Boss’u öldürme girişiminde bulunuyorlar. Ancak çeşitli yardım ile anlam veremediğimiz doğa üstü durumlardan bile bir şekilde yakayı kurtarıyoruz ve Diamond Dogs olarak yeniden örgütlenip sahalara geri dönüyoruz.

Kojima her zaman yaratmış olduğu karakterlerin neler hissettiğini bizim de anlamamızı ve o duyguları karakterler ile bir bütün olarak hissetmemizi sağlamıştır. Phantom Pain bize bir insanın ne kadar savaş görse de duyguları olduğunu ve savaşın kişiliği ve düşünceleri nasıl değiştirebileceğini, toplumları ülkeleri nasıl yozlaştırabileceğini anlatıyor.

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Oynanış

1987 yılından beri farklı seriler olarak çıkan MGS her oyununda birçok yenilik kazandı. Metal Gear Solid V: Phantom Pain’de yeni nesil konsollara geçiş ile artık son teknolojinin de kullanılabilir olmasıyla bir çok yenilik eklendi.

Öncelikle bahsetmek istediğim konu, oyunun tamamıyla kurulmuş olduğu açık dünya oynanış sistemi. Daha önceki oyunlarda sadece geniş ama kısıtlı alanlarda ilerleyebildiğimiz bölümler bulunurken, MGSV ile tamamen açık ve yaşayan bir dünyaya geçilmesi hem oyun hemde oyuncular için çok büyük bir yenilik. Oyunculara daha fazla strateji ve savaş seçenekleri sunan açık dünya oynanış, gece-gündüz döngüsü ve doğa koşullarını da kendi çıkarlarımıza yönelik kullanarak daha çeşitli taktikler uygulamamıza yardımcı oluyor.

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain, Afganistan topraklarında geçiyor ve oyun size haritada büyük bir özgürlük sunduğu gibi at, araba, motosiklet ve tank gibi araçları da kullanma fırsatı veriyor. Yenilenmiş nişan, siper alma ve yakın dövüş kontrolleri oynanışı daha da akıcı ve eğlenceli hale getiriyor. Eklenen refleks modu ile düşmanla etkileşime geçtiğimiz anda kısa bir zaman yavaşlaması ile oyunu biraz daha casual kitlelere indirgemiş oluyor fakat isterseniz bu özelliği ayarlardan kapatabilirsiniz.

Bahsetmem gereken diğer bir unsur, örgütümüz Diamond Dogs’un bulunduğu Ana Üssümüz. Örgütümüze aldığımız çeşitli yetenekten askerler ve kaynaklar sayesinde Ana Üssümüzü geliştirebiliyor, eğer istersek görevlere bu askerler ile gitme imkanı ve yanımıza yardımcı olarak D-Dog ve Quiet gibi karakterleri alarak yaptığımız görevler sırasında destek alıyoruz. Karakterlerimize kişisel olarak daha fazla silah, teçhizat ve belirli özellikler sağlanabiliyor. Adı üstünde Ana Üs (Mother Base) daha ne ki…

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Detaylı İnceleme

Bahsetmeyi unuttuğum ufak iki konu daha var aslında. İlki, istediğimiz silahı istediğimiz şekilde özelleştirebiliyoruz, o kadar fazla çeşit ve özellik var ki bir silaha yapılabilecek her kombinasyon mümkün herhalde. Bir diğeri ise Metal Gear Solid V: The Phantom Pain’de oynamış olduğumuz bölümlerde her hareketimize, koşula ve duruma göre bölüm sonunda aldığımız puanlar sayesinde bölümü belli notlarla bitiriyoruz.

Ayrıca oyunun benim için rahatsız edici iki noktası var. İlk olarak, belki diğer oyuncuları çok rahatsız eden bir durum olmayabilir hiç bir fikrim yok, ama her ana görev başlarken ve biterken credits görmek bir noktadan sonra can sıkıcı bir hal almaya başlıyor. Bu durumun oyunun akıcılığını olumsuz etkilediğini düşünüyorum.

İkinci olarak ise Metal Gear Solid V: The Phantom Pain’deki yan görevlerin gereksiz derecede çok tekrar etmesinin yanında, Ana Üssü sürekli geliştirmek için mecburen tekrar tekrar bu görevleri yapmak zorunda olmamız. Sanki açık dünya olmasının tek sebebi, haritaya yan görev dağıtalım yapsınlar düşüncesi. Bu da benim ana senaryo görevlerine odaklanmamı zorlaştırıyor hatta bazı noktalarda oyundan soğumama sebep oluyor.

Kısacası açık dünya oynanış bu oyunda devrim yaratacak bir yenilik olsa da bomboş bir haritanın belli noktalarına yerleştirilmiş Askeri Geçiş Noktaları ve Askeri Üslerden başka hiç bir şey yok…

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Grafikler

Serinin beşinci oyunu ile Fox Engine‘a geçen yapımcı ekibin gerçekten başarılı bir işe imza attığını söylemek mümkün. Gerek karakter, gerekse mekan tasarımlarıyla hayli detaylı olarak çalışılmış olan MGS V, piyasada bulunan yeni nesil oyunlarından daha üstün görüldüğünü söyleyebiliriz.

Herhangi bir FPS düşüşüne rastlamadığımız ya da atımız D-Horse ile kayalıkların ve tepelerin üstlerinden zorla atlamaya çalışmadığımız durumlar dışında fizik motorunun ne kadar kaliteli çalıştığını görebiliyoruz. Özet olarak Fox Engine, MGS serisinin beşinci oyunu için mükemmel bir seçim olmasının yanında serinin kalitesine layık bir görsel şölen sağlıyor.

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Seslendirme ve Müzikler

Kojima, serinin her bir oyununda seslendirme ve müzik öğelerini çok başarılı bir şekilde kullandı. Karakterlere bire bir uyan sesler ve oyundaki bölüm, mekan, atmosfer ve duyguya göre müzikler kullanması oyuncuların dillerinde sürekli efsane olarak dolanır. Her ne kadar serinin beşinci oyunu olan Metal Gear Solid V: The Phantom Pain’de Big Boss’u ünlü oyuncu Kiefer Sutherland seslendirmiş olsa da kulağımız sürekli David Hayter‘ın o tok sesini arıyor. Kojima’nın neden veya niçin böyle bir seçim ya da değişiklik yaptığı bilinmiyor, biz oyuncular olarak da anlam veremiyoruz.

Genel olarak, Metal Gear Solid V: The Phantom Pain için yerinde kullanılmış müzikler ve karakterize edilmiş sesler oyunun beni gerçekten etkilediği önemli noktalardan bir tanesi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Sistem Gereksinimleri

Oyuna ait detaylı minimum ve önerilen sistem gereksinim bilgilerini bağlantıdaki sayfamızda bulabilirsiniz.

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Derin İnceleme VOLUME-I

Diamond Dogs’tan Outer Heaven’a, Outer Heaven’dan Zanzibar Land’e uzanan bir yolculuk bu…

Önce gelin isterseniz, The Phantom Pain finalinde yaşanan Ocelot ve Miller arasında geçen şu konuşmaya tekrardan bir bakalım:

  • Miller: Tüm bu olanlar ne içindi? Eğer Boss’un bazı planları varsa, bunlar nedir?
  • Ocelot: Gerçek Big Boss, bizlere yeni bir ulus yaratmak için tek başına çalışıyor.
  • Miller: Yeni bir ulus mu?
  • Ocelot: Bir askeri ulusun daha ötesinde asıl adı Outer Heaven olan bir ulus. Bu ulusu dünyanın dengesini korumak için oluşturuyor, kişisel çıkarlardan tamamen uzakta, ayrıca ülkeler arası intikam duygularından da. Bunların hepsi tamam ama daha fazlası var. Bu ulusu Big Boss kuruyor. Ama bu ulus tamamlanana kadar biz diğer Big Boss’a yardım edeceğiz. Bu hayalet onun efsanesini taşıyor. Bu Big Boss’un planı.
  • Miller: Bu yolu seçti öyleyse. 9 yıl önce, her şeyin benden alındığını düşünmüştüm. Ama şimdi gerçekten her şeyimi kaybettim. The Boss’un geleceğini beraber inşa edecektik.
  • Ocelot: Bir gün, Big Boss’un çocuklarının devri gelecek. Çocuklar büyük olasılıkla onunla yüzleşmek isteyecekler. Bu çağı biz şekillendireceğiz. Her rolü oynayacağız. Bu kuruluşu iki Big Boss’un önderliğinde inşa edeceğiz, gerçek olan ve onun hayaleti.
  • Miller: Hayır… Big Boss’un canı cehenneme. Onun hayaletini ve çocuklarını daha güçlü yapacağım, sonrasında onu oraya yollayacağım. Bu yüzden… Ben rolümü oynamaya devam edeceğim.
  • Ocelot: Hah… Biliyorsun ki… Er yada geç sadece tek bir patron olacak. Sadece tek bir patron için yerimiz var. Bir gün onun çocukları birbirleriyle yüzleşecekler, onların kaderi bu. Eğer bir gün Cipher’a geri dönersen ben diğer çocuğu destekleyeceğim. Bununla birlikte sen ve ben düşman olacağız. O zaman ikimizden biri diğerini öldürmek zorunda kalacak.
  • Miller: Bana uyar. Yeni bir çağ için hazır olacağım. O zamana kadar, birlikte yaşamaya alışsak iyi olur.

Bildiğiniz gibi bu diyalog ”The Truth” finalinden sonra siyah ekranda The Phantom Pain yazısı ve logosu eşliğinde gerçekleşiyordu. Lakin biraz düşünecek olduğumuz zaman Ocelot ve Miller arasında geçen bu konuşmanın ne zaman yapıldığını kesin bilememekle beraber bazı durumlar üzerinden yola çıkarak tahminlerde bulunabiliriz diyebilirim. Şimdi gelin isterseniz o tahminlere bakalım.

The Truth’un ara sahnelerinde geçmişte yaşanan lakin o anda karşımıza çıkan bazı sahneler var öncelikli olarak o sahnelere örnek şunu göstermek isterim:

Ground Zeroes’ta yaşanan helikopter kazasında Miller, Big Boss ve Medic hastaneye kaldırıldılar bildiğiniz üzere ve doktorlarımızın Big Boss’a şok verip hayata geri döndürme çabaları ile başlıyor ara sahnemiz. Verilen şok ve yapılan kalp masajları ardından doktor, işlemden yanıt alınamadığını ve tekrar şok verilmesini söyler. Bu ikinci işlem ardından Big Boss şok ve kalp masajına yanıt verir ve nabzı tekrardan atmaya başlar.

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Detaylı İnceleme

Miller, doktora durumu nasıl diye sorar ve doktor durumun stabil olduğunu lakin komada olduğunu söyler. Ardından Miller, Medic’i kastederek; ”Peki ya o?” diye sorar ve doktorumuz Medic’in yanına gelerek, ”O’nun… Başında bir şarapnel parçası var.” der ve sahne direkt olarak 1984 yılına sarılır.

Bunları neden hatırlattım şu anda sizlere, çünkü şöyle bir düşünecek olursak eğer Miller, Ahab’ın başında şarapnel parçası olduğunu zaten öğrenmiştir 1975 yılında ve 1984 senesinde Phantom akıbetinin ardından Miller’i kurtarma görevinde Venom’un zaten gerçek Big Boss olmadığını bilmektedir. Çünkü kendisini kurtarmaya gelen Venom Snake’in başında bir şarapnel parçası bulunmaktadır.

Zaten geriye dönüp Metal Gear Solid V: The Phantom Pain’in bitiminin ardında açılan gizli kaset kayıtlarında, Zero 1975 yılından sonra hem Ocelot, hem de Miller ile görüşmüştür ve Ocelot’un en başından beri bu Phantom olayından haberi vardır, keza Miller’in de öyle lakin ikilimiz Zero tarafından kendilerine verilen bu görevi ki buna küçük bir tiyatro diyebiliriz, sonuna kadar koşulsuz bir şekilde devam ettirmişlerdir.

Şimdi yukarıda Ocelot ve Miller arasında geçen bu konuşmaya geri dönecek olursak, buradan şu sonucu çıkartabiliriz ki bu konuşma her ne kadar bize ”The Truth” finalinde gösterilse de, Venom’un gerçekleri öğrenmesinden çok daha önce yapılmıştır.

Muhtemelen Venom, Afganistan’da Miller’i Sovyet karakolundan kurtardıktan sonra The Phantom projesinin hayata geçmiş olduğunu anlamış, bunu Venom’a belli etmeden Mother Base’e dönmelerinin ardından gizli bir şekilde Ocelot ile bu konuşmayı gerçekleştirmiştir.

Bu konuşmanın ”The Truth” sonrası yapılmadığını şu cümlelerden de anlayabiliriz zaten:

  • Ocelot: Bir gün, Big Boss’un çocuklarının devri gelecek. Çocuklar büyük olasılıkla onunla yüzleşmek isteyecekler. Bu çağı biz şekillendireceğiz. Her rolü oynayacağız. Bu kuruluşu iki Big Boss’un önderliğinde inşa edeceğiz, gerçek olan ve onun hayaleti.
  • Miller: Hayır… Big Boss’un canı cehenneme. Onun hayaletini ve çocuklarını daha güçlü yapacağım, sonrasında onu oraya yollayacağım. Bu yüzden… Ben rolümü oynamaya devam edeceğim.
  • Ocelot: Hah… Biliyorsun ki… Er yada geç sadece tek bir patron olacak. Sadece tek bir patron için yerimiz var. Bir gün onun çocukları birbirleriyle yüzleşecekler, onların kaderi bu. Eğer bir gün Cipher’a geri dönersen ben diğer çocuğu destekleyeceğim. Bununla birlikte sen ve ben düşman olacağız. O zaman ikimizden biri diğerini öldürmek zorunda kalacak.

Bu konuşmalar gösteriyor ki Venom ve Ocelot hatta Miller bile henüz Eli ile karşılaşmamışlardır lakin Les Enfants Terribles projesini bildiklerinden dolayı bir öngörü, günün birinde karşılaşacaklarını bildikleri için aralarında geçen diyaloglar bu yönde şekillenmiştir. Şimdi neden bu noktaya yani Ocelot ve Miller arasında geçen bu konuşmaya değindiğimi merak edeceksiniz biliyorum.

Lakin hepsine sıra gelecek, şu an yapbozun parçalarını oluşturuyoruz diyebiliriz. Şimdi gelin bir diğer konuşmaya geçelim. Tekrardan ”The Truth” kısmında olan From The Man Who Sold The World, yani Big Boss’un Ahab’a bırakmış olduğu ses kaydına bir bakalım.

Big Boss: Şimdi hatırlıyor musun? Kim olduğunu? Ne yapman gerektiğini? Senin sayende ölümden kurtuldum. Teşekkür ederim ve sayende arkamda bir iz bıraktım. Sen kendi tarihini yazmak zorundasın. Artık tek başına bir adamsın. Ben Big Boss’um ve sen de öylesin… Hayır… İkimiz de biziz, birlikteyiz. Bugün nereye geldiysek, hepsini biz yaptık! Bu hikaye, bu efsane. Bizimdir. Dünyayı değiştirebiliriz ve bununla da geleceği. Ben senim, sen de bensin. Nereye gidersek gidelim bu değişmeyecek. Teşekkür ederim… Arkadaşım. Şu andan itibaren, Big Boss sensin.

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain

OPERATION INTRUDE N313

Evet, şimdi hatırlayalım tekrardan, bu kaseti dinledikten sonra Ahab’ın yüzünde keyif veren, hatta gururlanan bir tebessüm oluşuyordu ve onurlu bir şekilde ”Evet, bu görevi layığı ile yerine getireceğim Big Boss.” dercesine gururla başını sallayarak ve gerçekliği yok etmek adına dinlediği ”From the Man Who Sold the World” kasetinin kaydını siliyordu, 1984 senesinde. Lakin o an dikkatimizi çeken bir nokta şu, Venom kaseti ters çeviriyor ve kasetin arka yüzünde şu satırları görüyoruz ”Operation Intrude n3..”

Bu görüntüler saniyeler içinde gerçekleşiyor lakin ortada büyük bir ipucu var, ”Operation Intrude n3..” kaseti silinirken tekrar Venom Snake ayna karşısına geçiyor ve dikkatimizi ilk çeken nokta şu oluyor, başındaki şarapnel olabildiğince uzamış durumda ve baştan aşağıya tüm vücudu kanlar ile kaplı.

Bu noktada büyük bir tuhaflık söz konusu, 1984 yılında saniyeler içerisinde ne oluyor da Venom Snake’in üzeri bu kadar kan ile kaplanabiliyor? Hemen söyleyeyim, tam bu noktada büyük bir Plot Twist durumu söz konusu. Nasıl mı?

Aslında biz farkında olmadan yıl 1984’ten direkt olarak 1995’e atlıyor. Venom, ”Dünyayı Satan Adamdan” kasetini dinlediği an aynadaki yansıması ardında büyük bir Diamond Dogs logosu görünürken, ”Operation Intrude n3..” kaydı silinip kanlar içinde ayna karşısına geçip aynayı parçaladığı an Diamon Dogs logosunun olduğu noktada Outer Heaven logosu gözler önüne seriliyor. Yani zamanımız saniyeler içerisinde 1984’ten ileriye, 1995 yılına sarılıyor.

Merak konusu ise neden Venom’un üzeri bu şekilde kanla kaplanmış ve neden aynayı parçalıyor? Cevabını hemen vereyim, çünkü o andan itibaren Venom Snake ve Big Boss ezeli iki rakip haline geliyor. Ve Venom Snake, Big Boss’a olan öfke ve nefreti ile aynadaki görüntüsüne onu yok etme isteği ve büyük bir intikam duygusu ile vurarak aynayı parçalıyor. Ocelot’un, Miller’a söylemiş olduğu sözü tekrar bir hatırlayalım:

Ocelot: Hah… Biliyorsun ki… Er yada geç sadece tek bir patron olacak. Sadece tek bir patron için yerimiz var.

Merak etmeyin bu durum burada kalmayacak, sebebi ilerledikçe göreceksiniz. İsterseniz şimdi gelin Operation Intrude N313’e bir bakalım.

1995 yılında, Solid Snake’in olaya dâhil olduğu zaman dilimindeyiz. Efsanevi asker Big Boss kurduktan kısa bir süre sonra bıraktığı Foxhound birliğinin yeniden başına geçmiştir. Batı ülkeleri, Güney Afrika’da 1980’lerin sonlarında kurulan korunaklı Outer Heaven bölgesinde bir kitle imha silahının geliştirildiğine dair bilgi alırlar ve ABD, konuyla ilgilenmesi için Foxhound’u görevlendirir. Big Boss da üsse sızma ve kitle imha silahını yok etme görevini Foxhound’un en önemli ajanlarından Gray Fox’a verir.

Gray Fox, Outer Heaven’a sızar ve geliştirilmekte olan silah hakkında bilgiler edinir ancak yakalanır ve görev başarısızlıkla sonuçlanır. Edindiği bilgilerin yalnızca bir kısmını Foxhound’a göndermeyi başarmıştır. İletişimi kaybetmeden önce söylediği son sözler ise “Metal Gear”dır. Gray Fox’un başarısız olduğu görevi yerine getirmesi için Big Boss, Foxhound’un yeni ajanı Solid Snake’i görevlendirir. Yapması gereken Gray Fox’u kurtarmak ve Metal Gear hakkındaki gerçekleri öğrenmektir.

Evet, Operation Intrude N313’ün temeli buna dayanmaktadır, yani 1995 yılında geçen The Phantom Pain sonrası olan oyunumuz Metal Gear’ın ana görevini oluşturmaktadır ve bu görev gerçek Big Boss tarafından direkt olarak Solid Snake’e verilmiştir. Peki nasıl oluyor da The Phantom Pain’de Operation Intrude N313 emri Venom Snake’in eline geçiyor, işte bu noktada çok emin olamıyoruz şu an lakin kesin olduğumuz bir nokta da şu oluyor ki, bu görev direkt olarak Big Boss tarafından Solid Snake’e, Venom’u yok etmeye yönelik veriliyor.

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Detaylı İnceleme

Peki şu an merak ettiğimiz nokta şu, başta Big Boss, Venom Snake’e teşekkür ederken ne olmuş olabilir de işler bu şekilde sarpa sarıyor ve Venom-Big Boss ikilisinin yolları birbirinden ayrılıyor? Bu olaya sebep olan kilit nokta Miller’in ta kendisi. Miller’in neden bu kadar hırslı ve Big Boss’tan nefret eden bir insan haline dönüştüğünü şu sözleri ile anlamak gayet mümkün.

  • Miller: “Bu yolu seçti öyleyse. 9 yıl önce, her şeyin benden alındığını düşünmüştüm. Ama şimdi gerçekten her şeyimi kaybettim. The Boss’un geleceğini beraber inşa edecektik.” diyor Miller ve üzerine şu şekilde ekleyerek devam ediyor;
  • Miller: Hayır… Big Boss’un canı cehenneme. Onun hayaletini ve çocuklarını daha güçlü yapacağım, sonrasında onu oraya yollayacağım. Bu yüzden… Ben rolümü oynamaya devam edeceğim.

Başlarda her ne kadar Miller ve Venom Snake, Big Boss’un gerçek Outer Heaven’i kurmasına yardım edecekleri tiyatroyu oynasalar da, Miller’in tek ve güçlü olabilme hırsları zaman içerisinde giderek kendilerini Big Boss’tan soyutlamaya hatta kim bilir gerçek olan Big Boss’u yok ederek, kendi yaratmış olduğu Venom Snake ile dünyada tek olmak amacıyla ağır basıyor ve gerçek Big Boss ile beraber yürüdükleri yoldan sapmalarına sebep oluyor.

Muhtemelen görünen o ki, gerçek Big Boss bu durumların farkına vararak Solid Snake’e Operation Intrude N313 görevini veriyor, yani sözüm ona hainlerin ve gerçek olmayan hayaletlerin artık bir şekilde durdurulması gerekiyor.

Ve bu durumda 1995 yılında Operation Intrude N313 emrinin Venom Snake’in eline geçmesi ile beraber gerçek olan Big Boss’a bir nefret doğuyor ve bununla beraber Venom sert bir yumrukla beraber aynayı parçalayarak ve gerçek Big Boss’un silüetine vurarak bir nevi onu ortadan kaldırıp yerine geçeceğine yemin ediyor. Bunun ardından Metal Gear’de bildiğiniz üzere birden anlaşılamayacak bir şekilde Big Boss’un frekansı değişiyor ve yeni frekansla Solid Snake’e iletişime geçen Big Boss, Solid’e hatalı bilgiler vermeye başlıyor ve görevin iptal edildiğini bile söylüyor.

Buradan anlayacağımız şey şu; Venom, Operation Intrude N313 ardından bir şekilde Big Boss’un frekansını bloke ederek onun yerine geçip Solid’i yanlış yönlendirmeler ve görevin iptali ile kendi hayatını garanti altına almaya çalışıyor.

Peki Venom’un bunu yapmasındaki sebep nedir diye soracak olursak, tamamen ortada ve açık değil mi? Ocelot’un dediği gibi ”Er yada geç sadece tek bir patron olacak. Sadece tek bir patron için yerimiz var.” ve Venom o odada oturacak olan tek patron olmaya, Big Boss’u yok edip Miller ile gerçek Big Boss yerine geçebilmeyi amaçlıyor.

Ama Solid Snake bu duruma bir anlam veremiyor ve frekansı birden değişmiş olan Big Boss’un kendine verdiği görev iptal emrini yok sayarak Metal Gear’ın bulunduğu hangara ulaşıyor. O sırada karşılaştığı direniş lideri olan Schneider onunla iletişime geçer ve tam Outer Heaven’in lideri konusunda Solid Snake’e bilgi verecekken, Solid’in onunla olan iletişimi de kesilir. Şimdi şunu net bir şekilde anlayabiliriz ki bu iletişimi kesen, Venom’un kendisi.

Nasıl ki Big Boss ile iletişimini kesip yeni bir frekans ile onun yerine geçip Solid’i yönlendirdiyse, Schneider’ın Solid’e gerçekleri anlatacağı için bu durumu istemeyen Venom, Schneider’ın da iletişimini kesiyor. Solid her şeye rağmen Metal Gear üzerine yerleştirdiği bombalar ile onu yok ettikten sonra Outer Heaven’ın kendisini yok etme mekanizması çalışmaya başlıyor.

Solid kaçarken, Outer Heaven’in lideri ile yüz yüze gelir yani Big Boss sanarak aslında Venom ile karşılaşır. Venom Snake, Solid Snake’e oraya yanlış bilgi elde etmek için gönderildiğini ancak fazla şey başardığını, onun hedeflerini paramparça ettiğini ve yalnız ölmeyeceğini söyler. Savaşırlar ve Snake, Big Boss sanarak Venom Snake’i alt eder, oradan kaçar ve operasyon merkezini arayarak görevin başarılı olduğu bilgisini iletir.

Bu durumda şunu söyleyebiliriz; Venom Snake o anda neden hala Solid’e karşı Big Boss rölü oynamaktadır? Ona gerçekleri anlatıp, kafasını karıştırıp gerçek olan Big Boss üzerine yollamak varken, neden bu yolu seçmiştir? Sebebi gayet açık, böyle yaparak Big Boss’a duyduğu kendi nefretini Solid’e de geçirecek ve O’nu da Big Boss’a düşman edecektir.

Big Boss ve onun Phantom’u gerçekliğini bilmeyen Solid, Big Boss’a karşı büyük bir silah olacak ve gerçekleri bilmeden Venom tarafından öldürülecektir. Venom’un amacı, Solid’i bir şekilde alt edip ardından Big Boss’u yok ederek odadaki tek patron olabilme çabasıdır lakin işler hiç umduğu gibi gitmemiş ve Venom, Solid Snake tarafından alt edilmiştir.

Bir diğer noktaya gelecek olursak; bu olan bitenlerin ardından Solid Snake bir çağrı daha almıştır, o çağrı gerçek olan Big Boss tarafından yapılmış, ölmediği ve yeniden karşılaşacakları üzerine yeminidir. Merak ettiğimiz nokta, Big Boss neden Solid’in kendinden nefret edeceğini bile bile ona gerçekleri anlatmadığıdır. Bu her ne kadar bir muamma olsa da Metal Gear Solid 4’te Big Boss’un, Solid Snake’e söylemiş olduğu şu sözler üzerinden yola çıkabiliriz:

Big Boss: ”Seni bir evlat olarak hiç görmedim lakin seninle her zaman bir asker olarak ve bir adam olarak gurur duydum.” Big Boss gerçekleri Solid’e anlatıp iyice kendinden nefret etmemesi için kendisini bu yönde kurban etmiş olarak bakabiliriz.

Bunu da Big Boss’un şu sözlerinden yola çıkarak doğrulayabiliriz:

Big Boss: ”Eğer sen geçmişte benim yerimde olsaydın, eminim ki benim yapmış olduğum hatayı yapmazdın.” Düşüncem şu ki, Big Boss’un hatadan kastettiği şey sadece The Boss’u öldürmüş olmak değil aynı zamanda, Venom Snake’i yaratmış olmak, gerçekleri bile bile Zero’ya yardım etmiş olmak ve sırf bu yüzden Solid’e gerçekleri anlatamayıp, istemsizce onun nefretini de kazanmış olmak.

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Derin İnceleme VOLUME-II

AHAB KİMSİN SEN?

Bildiğiniz gibi şu an içerisinde bulunduğumuz The Phantom Pain, çıktığı ilk günden beri ve daha da öncesinden başlayarak şu zamana kadar birçok sansasyonel olaya ev sahipliği yapıyor. Bitiren herkesin kafasında farklı soru işaretleri, düşünceler ve teoriler oluşmakta. Son zamanlarda bu tür teorileri ve konuşmaları sıklıkla görmek mümkün.

Biliyorum ki siz de şu an bu yazımda ne anlatmak istediğimi merak ediyor ve konuya direkt olarak girmediğim için kızıyorsunuz ama diyeceğim şu ki bu teori daha önceden yapılan ve fikir yürütülen teorilerin Türkçe’ye çevrilmiş hali değildir. Bu teori, büyük çok büyük ihtimalle kimsenin düşünmediği ve yabancı kaynaklarda hiç kaleme alınmamış olan bir teori olacaktır. Kimbilir belki bir şekilde ya da Reddit ve benzeri platformlarda yapacağınız paylaşımlarınızın da etkisiyle yabancı kaynaklar bizim teorimizin farkına varırlar ve bunu bizim yaptığımız gibi kendi dillerine çevirirler.

Ve karşınızda;

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Üzerine Teoriler

Hepinize iyi okumalar diliyorum. Dilerim siz de bu yazıyı okurken keyif alır ve benim kadar şaşırırsınız.

Bildiğimiz gibi The Phantom Pain’de başından beridir Big Boss olduğunu sanan ve bir çoğumuzun da öyle olduğunu sandığı karakterimiz “Ahab” ile oynuyorduk. Birçok insan şu düşüncelere sahip oldu: “Neden bir başkası değil de AHAB?” ya da “Ahab’ın özelliği nedir ki? Sıradan bir Medic nasıl olabilir de bu şekilde Big Boss gibi büyük bir savaş makinesi haline dönüşebilir?”

Bugün Metal Gear Solid: Peace Walker’a tekrardan dönüp baktığım zaman gözümüzden kaçan o kadar çok uyarının oyun içerisinde var olduğunu anladım ki. İster inanın, ister inanmayın The Phantom Pain, Kojima’nın tombaladan çıkan bir sürpriz yumurtası değil. Peace Walker döneminden beri yazılıp çizilmiş ve kurgulanmış olan hikayenin orijinal bir parçası.

Hatırlar mısınız bilmem, Paz ve Profesör Galvez’in Peace Walker boyunca zafer işareti yaptığını görüp duruyorduk. Zafer işaretinin altında yatan “V” şu zamana kadar kimin aklına gelebilirdi? Paz ve Profesör Galvez’in sürekli olarak bu işareti yaptığını bir kenara bırakalım şimdilik. Dönüp Peace Walker’da baş düşmanımız olan Hot Coldman’e bir göz atalım. “V” evet, birçok sahnede Coldman’in de zafer “V” işaretini yaptığını görmekteyiz. Bunun dışında Big Boss ve Coldman’in karşı karşıya geldiklerinde aralarında geçen bir konuşma vardır, hatırlar mısınız? Şöyle diyor Coldman: “V for victory!” yani “Zafer için V!”.

Tuhaf gelmeye başladı değil mi? Hadi devam edelim o zaman.

Coldman ve Big Boss’un yine aynı konuşmaları yaşadıkları sırada Coldman’in Big Boss’a söylemiş olduğu bir söz vardır. “V for Victory!” için şöyle der Coldman: “THE OPERATION TO ELIMINATE THE TRAITOR! I PLANNED THE WHOLE THING.” yani “Haini yok etme operasyonu! Her şeyi ben planladım.” Peace Walker geneline baktığımız zaman son dakikada sevgili küçük kızımız PAZ ORTEGA’nın aslında Cipher’a körü körüne bağlı olan bir ajan olduğunun farkına varmıştık.

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Detaylı İnceleme

Bunca yaşanılan olay karşısında, Peace Walker boyunca tüm karakterlerimizin “V” yapmaları ve hain olarak sadece küçük bir kız çocuğu olan PAZ ORTEGA’nın olması sizce ne kadar mümkün? Bana sorarsanız ortada büyük önemli bir ajan daha var. Paz gibi, Cipher’a körü körüne bağlı olan, Big Boss ve Kazuhira Miller’in içine sızarak onların güvenini kazanmış olan Cipher’in en önemli silahı: “V”

Olaylar giderek şaşırtıcı bir hale gelmeye başladı öyle değil mi? Şimdi isterseniz gelin biraz da “AHAB”a bakalım. “AHAB”a bakalım derken, Metal Gear Solid V: The Phantom Pain dışında tarihte yaşamış olan gerçek “AHAB”a bir bakalım. Şu an okuyacaklarınız sizlerin kafasını iyice karıştıracak, sakin olun ve inanın bu yazı sonlandığı zaman bir çoğunuzun The Phantom Pain’e karşı negatif bakışı değişecek.

AHAB – Ahab, Milattan önce 874-853 yılları arasında yaşamış, Omri’nin oğlu, Yezavel’in eşi ve İsrail’in yedinci hükümdarıdır. Evet şimdi ne alaka konumuzla bu diyecek olabilirsiniz. Şöyle ki kaynaklarda Ahab’ın başlarda putlara tapıyor olduğu bildirilir. Kendi gibi kavmini de bu inanca zorlayan Ahab’ı, İlyas Peygamber putlara tapmaktan vazgeçirip Tanrı’ya yönelmeye davet eder.

Ahab, Hz. İlyas’ın davetine uyarak putperestliği terk eder. Bir ara Ahab’ın karısı komşusunu öldürterek onun bahçesini ele geçirince Tanrı onları ikaz etmek için Hz. İlyas’ı onlara gönderir. Ahab bu duruma kızarak tekrar putperestliğe geri döner ve Hz. İlyas’ı öldürmeye çalışır.

Bunun üzerine Hz. İlyas kaçarak yedi yıl dağlarda ve mağaralarda gizlenir. Bir ara ortaya çıktıysa da Ahab’ın ona olan düşmanlığı devam ettiği için tekrardan dağlara gizlenir. Kavminin putperestlikte ısrar etmesinden dolayı üzülen Hz. İlyas, yedi yıl sonra İsrailoğulları’nın yaptıklarından bıktığını ifade ederek Tanrı’dan ruhunu almasını dilese de bu dileği kabul edilmez. Şimdi, hazır olun, Ahab ve İlyas peygamber olayının ne alakası var diye düşünecek olabilirsiniz. Şimdi sizlere söylüyorum, Hz. İlyas bizim Türkçe şekilde telaffuz ettiğimiz şeklidir. Orijinali, İbranice olan şekli “ELİ’JAHU”dur.

Şaşırdınız mı? İlyas ve Eli bağlantısı sizleri şaşırttı mı? Çok şaşırmadıysanız şu şekilde ele alalım. The Phantom Pain üzerinden gidelim ve bu ikiliye “Ahab ve Eli” diyelim. Ve şimdi de kesilmiş ve çıkartılmış olan Eli’nin dağlara kaçtığı ve “Ahab”ın peşinden gittiği o 51. görevi Phantom Episode’u hatırlayalım. Oyunumuz içinde kaç yıl geçmişti aradan?

“Bana İsmail deyin.”

Şimdi gelin Metal Gear Solid V: The Phantom Pain oyunu dışında başka bir “AHAB”a bakalım. Amerikalı yazar Herman Melville’in dünyaca ünlü romanı olan “Moby Dick”i bilmeyen yoktur sanırım. Okumamış olanlar varsa da aramızdaki okuyanlar da şu an hatırladıklarında şaşıracaklardır eminim, şöyle başlar romanımız:

“Bana İsmail deyin.” Şaşırdınız mı? Hadi devam edelim. Romanımız, anlatıcısı İsmail’in ağzından Kaptan Ahab’ı anlatmaktadır. Ve bacağı Moby Dick tarafından kopartılan Ahab, bu büyük balinanın peşine düşmektedir. İsmail, Ahab kafanızda soru işaretleri oluşturdu mu?

Peki ya Moby Dick? The Phantom Pain yıllar önce ilk çıktığı zaman oyuna ev sahipliği yapan Kojima’nın Kojima olduğunu bilmediğimiz firmasının adı neydi hatırladınız mı? Evet Moby Dick. Size şaşırtıcı bir durum daha söylesem; Kaptan Ahab’ın, Moby Dick’in peşine düştüğü ve kullandığı gemisinin adı da ”Pequod” desem, ne dersiniz?

“V”

Biliyorum farkındayım, kafanız şu an allak bullak olmuş durumda, düşünceleriniz birbirine girmiş hissedebiliyorum.

Şimdi Metal Gear Solid V: The Phantom Pain oyunumuza tekrar geri dönerek konuyu toparlamaya devam edelim. Evet ne demiştik? Bildiğimiz gibi The Phantom Pain’de başından beridir Big Boss olduğunu sanan ve bir çoğumuzun da öyle olduğunu sandığı karakterimiz “Ahab” ile oynuyorduk. Birçok insan şu düşüncelere sahip oldu: “Neden bir başkası değil de AHAB?” ya da “Ahab’ın özelliği nedir ki? Sıradan bir Medic nasıl olabilir de bu şekilde Big Boss gibi büyük bir savaş makinesi haline dönüşebilir?”

Bugün Metal Gear Solid: Peace Walker’a tekrardan dönüp baktığım zaman meğer gözümüzden kaçan o kadar çok uyarının oyun içerisinde var olduğunu anladım ki. Peace Walker boyunca yapılan o konuşmalar ve “V” hareketleri, PAZ’ın hain çıkması aslında başlı başına “V”nin, “Ahab”ın, “Venom Snake”in geleceğinin habercisiydi ve AHAB bizim sandığımız gibi sıradan bir Medic değildi ve hain olarak sadece küçük bir kız çocuğu olan PAZ ORTEGA’nın olması sizce ne kadar mümkün? Bana sorarsanız ortada büyük önemli bir ajan daha var. Paz gibi, Cipher’a körü körüne bağlı olan, Big Boss ve Kazuhira Miller’in içine sızarak güvenlerini kazanmış Cipher’in en önemli silahı.

The Truth Ending bölümünde, doktorumuzun “AHAB”a vermiş olduğu ve Big Boss’un arkasını imzaladığı iki fotoğrafı hatırlayalım. Fotoğrafa dikkat etmeyenler varsa hemen şurada size fotoğrafın arkasında yazanları kelimesi kelimesine aktarayım:

“MORPHO – KAZ – VIC BOSS, MOTHER BASE, DECEMBER 5TH 1974” Evet, fotoğraf geçmişten, üstelik olabildiğince geçmişten, 1974 yılından ve PEACE WALKER döneminden. Ahab sıradan bir Medic değil, hiçbir zaman da sıradan bir Medic olmadı çünkü “AHAB” Peace Walker Operasyonu’nda “V for Victory”nin başını çekiyordu. 1984 yılında komadan uyandığımız zaman hastanede siyah ekranda telefon konuşması kodunu hatırlıyor musunuz?

Hemşiremiz “V has come too.” diyordu. Diyeceğim o ki, AHAB 1984 yılında V olmadı, Ahab başından beridir yani Peace Walker döneminden bu yana V’nin ta kendisiydi. PAZ dışındaki hain, Big Boss ve Miller’in yanına sızan Cipher’in özel silahıydı.

Şimdi gelin Metal Gear Solid V: The Phantom Pain’deki kaset konuşmalarımızı bir hatırlayalım. Ocelot ve Major Zero’nun, Ahab ve Big Boss komadayken yaptıkları gizli konuşmayı bir gözden geçirelim.

Şöyle diyordu Ocelot Zero’ya: ”Sence bu adam, bu görevi gerçekten başarabilecek mi?”

Ve Zero’nun verdiği cevap şuydu: “Evet bundan hiç şüphem yok, o hayatımda gördüğüm en sağlam O* çocuklarından birisi!”

Peki gelelim asıl soruya, Zero neden 1974 yılında Paz ile beraber Ahab’ı ekibin içine sızdırdı? Ya da biz neden Ahab’ı bunca zaman göremedik? Cevap basit, çünkü o Cipher’in gizli silahıydı ve gün gelecek biz olacaktık, Ahab olacak ve onu kontrol edecektik. Ahab öyle bir sızdı ki Big Boss ve Miller’in ekibinin içerisine zamanla Big Boss’un en güvendiği ve inandığı adamlardan birisi haline geldi. Ahab’a güveniyordu, yetenekli bir Medic olmasının yanında aynı zamanda eğitimli özel bir savaşçıydı.

Peki bu şekilde Zero’nun eline ne geçecekti? Ola ki günün birinde, ileriyi görerek, Big Boss’un başına bir iş gelirse kendisine yeni bir Big Boss yaratabilecekti. Bu adam öyle bir adam olmalıydı ki yıllar önce içeri sızıp herkesin güvenini kazanmalıydı, işte bu Ahab’ın yani “V”nin ta kendisiydi. Öyle ki Ahab bunca zaman kendinden bekleneni yaptı, her ne kadar içlerine sızmış olsa da Big Boss’a sonuna kadar bağlı ve sadık önemli bir asker haline geldi. Sürekli yanında olduğunu ve Big Boss için de ne kadar önemli bir yeri olduğunu, Ground Zeroes helikopter sahnelerinde görmüş olduk.

Peki şunu sorabilirsiniz, Ahab iyi bir insan mı kötü bir insan mı? Köstebek mi, yoksa Big Boss’a canını feda edecek kadar bağlı olan bir asker mi? Kısaca diyebileceğim şu ki, HEPSİ. Hatırlayın, her ne kadar Big Boss ve Zero yollarını ayırıp ters düşmüş olsalar da Zero her zaman Big Boss’u gözlemledi, korudu, kolladı ve attığı her adımı takip etti. Aynı şekilde bunu da “V”den yani “Ahab”dan da yapmasını bekledi. Ahab kendine verilen bu göreve sonuna kadar bağlı kaldı.

“Ahab” yani “V”, Big Boss gibi 1974 yılından beridir seçilmiş olan özel bir silahtı ve Zero’nun planlaması ile 1984 yılında Big Boss rolünü oynayabilecek tek insandı. Zero’nun ve Big Boss’un güvenebileceği tek adamdı. Ama ne zaman Cipher, Zero’dan bağımsız bir hale geldi, o zaman işler bütünü ile değişmeye başladı. Şimdi gelin The Phantom Pain’in sonunda Ocelot ve Miller’in yapmış oldukları konuşmaya tekrar bir bakalım.

  • Miller: Tüm bu olanlar ne içindi? Eğer Boss’un bazı planları varsa, bunlar nedir?
  • Ocelot: Gerçek Big Boss, bizlere yeni bir ulus yaratmak için tek başına çalışıyor.
  • Miller: Yeni bir ulus mu?
  • Ocelot: Bir askeri ulusun daha ötesinde asıl adı Outer Heaven olan bir ulus. Bu ulusu dünyanın dengesini korumak için oluşturuyor, kişisel çıkarlardan tamamen uzakta, ayrıca ülkeler arası intikam duygularından da. Bunların hepsi tamam ama daha fazlası var. Bu ulusu Big Boss kuruyor. Ama bu ulus tamamlanana kadar biz diğer Big Boss’a yardım edeceğiz. Bu hayalet onun efsanesini taşıyor. Bu Big Boss’un planı.
  • Miller: Bu yolu seçti öylese. 9 yıl önce, her şeyin benden alındığını düşünmüştüm. Ama şimdi gerçekten her şeyimi kaybettim. The Boss’un geleceğini beraber inşa edecektik.
  • Ocelot: Bir gün, Big Boss’un çocuklarının devri gelecek. Çocuklar büyük olasılıkla onunla yüzleşmek isteyecekler. Bu çağı biz şekillendireceğiz. Her rolü oynayacağız. Bu kuruluşu iki Big Boss’un önderliğinde inşa edeceğiz, gerçek olan ve onun hayaleti.
  • Miller: Hayır… Big Boss’un canı cehenneme. Onun hayaletini ve çocuklarını daha güçlü yapacağım, sonrasında onu oraya yollayacağım. Bu yüzden… Ben rolümü oynamaya devam edeceğim.
  • Ocelot: Hah… Biliyorsun ki… Er yada geç sadece tek bir patron olacak. Sadece tek bir patron için yerimiz var. Bir gün onun çocukları birbirleriyle yüzleşecekler, onların kaderi bu. *Eğer bir gün Cipher’a geri dönersen* (Bu işaretli olan noktaya dikkat edin) ben diğer çocuğu destekleyeceğim. Bununla birlikte sen ve ben düşman olacağız. O zaman ikimizden biri diğerini öldürmek zorunda kalacak.
  • Miller: Bana uyar. Yeni bir çağ için hazır olacağım. O zamana kadar, birlikte yaşamaya alışsak iyi olur.

Çıkan sonuçlar üzerine düşünecek olursak, “AHAB” 1974 yılından beridir Zero’nun planı ile Big Boss’un yanındaydı. Peace Walker’da “V”nin ta kendisiydi ve bir gün herhangi bir durum söz konusu olursa Big Boss’un yerine geçebilecek olan tek insandı. Peki ne oldu? Zero tamamen Cipher’den çekilip Cipher kendi kendisini yönetmeye başladığı zaman, The Phantom Pain sonrasında Miller tekrardan Cipher’e döndü; “Ahab” yani hayalet olan Big Boss, aynı şekilde gerçek olan Big Boss’a bağlı bir şekilde, sadık olarak hizmet etmeye devam etti.

Miller her zaman olduğu gibi hırslarına yenik düştü, gerçek olan Big Boss’un nerede ve ne yaptığına dair bir bilgisi yoktu, Cipher de hiç bir şekilde ulaşamıyordu. Sonrasında 1987 yapımı ilk Metal Gear oyunumuza bakacak olursak, “AHAB” olan Big Boss, Solid Snake tarafından öldürüldü. Kulağa tuhaf geliyor değil mi? Sonuç olarak Miller, Ahab ve Solid beraber bir takımdı.

Peki neden “Ahab” Solid Snake tarafından öldürüldü dersiniz? Cevabı basit, “Ahab” hala gerçek “Big Boss”un rüyasına ve ona sadık olarak kendisine verilen görevleri yerine getirdi. Artık “Ahab”ın ortadan kaldırılıp, gerçek “Big Boss”un bu olay üzerine saklandığı yerden dışarı çıkmasının sağlanması gerekiyordu. Çünkü Big Boss, “Ahab”ın ölümüne sessiz kalmayacak ve tekrardan tüm dünyaya yüzünü gösterecekti.

Son olarak toparlamam gerekirse, “V” 1974 Peace Walker’dan beridir hayatımızdaydı.

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Derin İnceleme VOLUME-III

AHAB GERÇEKTEN KİMSİN SEN?

Bildiğiniz gibi yukarıda Ahab’ın kim olabileceği, ne kadar süredir Metal Gear Solid evreninde olduğu, nasıl bir asker olup neden bu zamana kadar bizim farkına varamadığımızı ve ‘Ahab’ın Zero’nun planları dahilinde yıllar önce 1974 senesinde içimize sızmış olabileceğine dair teoride bulunmuştuk.

Teorimin çıkış kaynağı bildiğiniz gibi The Phantom Pain öncesine (Ground Zeroes’i TPP’den ayrı olarak tutmuyorum) yani Peace Walker günlerine dayanıyordu. Bildiğiniz gibi Peace Walker içerisinde sürekli olarak geçen “V” ve “V for Victory” üzerinden giderek bu sonuçlara vardığımı sizlere söylemiştim.

Yukarıda yazmış olduğum bu teoriden sonra, yatağa girdiğim zaman aklımda milyonlarca FOX dolaştı durdu. Bu düşünceler yüzünden uyuyamayıp, gece biraz daha araştırma yapmak için kolları sıvamıştım. Şimdi gelin bulgulara ve tekrardan ‘Ahab’ın “V” olup 1974 yılından bu zamana kadar hayatımızda olduğunu destekleyen düşüncelere biraz daha derinden bakalım.

“V for Victory”

Öncelikli olarak Metal Gear Solid V: The Phantom Pain’in, Metal Gear Solid 5 olmadığına dair bulgular üzerinden yola çıkalım. TPP içerisindeki söz konusu durumu hepimiz artık biliyoruz; Big Boss olmayan bir Big Boss, bir hayalet, Big Boss’un efsanesi, mental kopyası.

Peki bu durum ve oyunun başında bizlere gösterilen Friedrich Nietzsche’nin şu sözleri “Facts do not exist, there are only interpretations.” sözleri V’nin her ne kadar roma rakamları ile 5’i temsil etse de, aslında 5 değil yalnız ve yalnız “V” olabilme düşüncesini doğrular mı dersiniz? Hayır mı? Mantıksız mı? Peki gelin Hideo Kojima’nın 28 Ağustos 2015’te yayınlamış olduğu bir tweete bakalım beraber.

@HIDEO_KOJIMA: Not MGS5, but MGSV. My thought in it. V has come to.

İşler değişmeye başladı değil mi? Şimdi isterseniz gelin, dün teorimde yazmış olduğum ‘Ahab’ın ‘V’ olduğuna ve 1974 Peace Walker’dan beri hayatımızda olduğuna dair, ‘V for Victory’ kavramından çıkan düşüncemize derinlemesine bir göz atalım.

The Phantom Pain çıkmadan önce E3 fuarına katılan Kojima şöyle söylüyordu röportajında:

“Since making Metal Gear Solid 3 I always wanted to make a game about the history of this era. In addition to that, 1984 is also the title of a novel by George Orwell and Metal Gear Solid V includes Orwellian themes.”

“Metal Gear Solid 3’ü yapmaya başladığımdan beri, hep bu dönemin tarihi hakkında bir oyun yapmak istedim. Buna ek olarak, 1984 aslında George Orwell’in bir eserinin adıdır ve Metal Gear Solid V Orwell’in eserinin temalarını içerir.”

“Metal Gear Solid 3 was set in 1964, Peace Walker in 1974 and Metal Gear Solid V in 1984. We’re going in increments of ten years. It’s a balance, since teenagers nowadays weren’t yet born in 1984, but it’s not too old. That said, you can expect other settings, not just Afghanistan.”

“Metal Gear Solid 3 1964 yılında, Peace Walker 1974 yılında ve Metal Gear Solid V 1984 yılında geçiyor. Biz oyunlarımızda 10 yıl artışla gidiyoruz. Bu bir denge, günümüzde gençler 1984 doğumlu değiller, lakin bu tarih çok eski de değil. Bahsettiğimiz, sadece Afganistan’ı değil, hikayenin geçtiği diğer yerleri de düşünebilirsiniz.”

“I thought it received a good reaction, but after seeing Ubisoft’s [TomClancy’s] The Division I felt I have to work harder. At E3 we’re fighting against the powerhouses of the whole world. At one time I thought I managed to win that battle with Metal Gear Solid 3. For that reason we gave ourselves the objective to “win the world once more” with Metal Gear Solid V. The V in the title is the V for victory.”

“Ben çok güzel tepkiler aldım, fakat Ubisoft’un The Division’unu gördükten sonra daha çok çalışmak zorunda olduğumu hissettim. E3’te biz dünyanın diğer tüm güçleri ile mücadele ediyoruz. Bir zamanlar bu savaşı Metal Gear Solid 3 ile kazanabileceğimi düşündüm. Bu nedenle “Dünyayı bir kez daha kazanabilmeyi” hedef alarak başlığımıza Metal Gear Solid V adını verdik. Bu başlıktaki “V”nin anlamı, “V for Victory” yani Zafer için V.”

Peace Walker oyununda, elbette konsept peace dolayısıyla bir çok yerde “V” işareti kullanılıyor, bu durumun bizler tarafından görünen yüzü. Fakat biz bu oyunları sadece görünen yüzleriyle değerlendirirsek hikaye olarak hiçbir şey öğrenemeyiz. Keza buradaki olay Ahab, PW’nin arka planında yani Zero’nun planlarından biri olabilir mi üzerineydi.

Metal Gear Solid V: The Phantom Pain Detaylı İnceleme

“V” işaretinin bu kadar bol kullanılması mevzusu göze çarpan bir detay sadece, TPP ile aynı zamanda düşünülmüş olabilen bir oyunda, neden alakası olmasın sorusuna verdiğimiz bir cevaptı. Ama The Phantom Pain’de kullanılan “V for Victory” ve aynı şekilde sürekli olarak PW’de geçmesi bu ihtimalleri biraz olsun güçlendirdi.

Şimdi gelin Peace Walker’den bir kaç sahneyi daha değerlendirelim. 1974 Peace Walker oyunumuzda bir asker ile Big Boss arasındaki bir konuşmaya göz atalım.

  • Asker: Thank you Big Boss! – Teşekkürler Big Boss!
  • Big Boss: Call me Snake. – Bana Snake de.
  • Asker: Ok, uh, sorry… Vic Boss! – Oh, uh, özür dilerim… Vic Boss!
  • Big Boss: Listen up. For us, there is no victory. – Bana kulak ver, bizim için zafer yok.
  • Asker: But in revolution, doesn’t one triumph or die? – Lakin devrimde, zafer yoksa, ölüm olmaz mı?
  • Big Boss: We don’t do either. – Biz bunu yapamıyoruz.

Lakin devrimde, zafer yoksa, ölüm olmaz mı?

Kafalarınızda soru işaretleri tekrardan oluşmaya başladı mı? Ahab’ın 1974’ten beridir hayatımızda olduğuna dair bir ipucu olabilir mi bu konuşma? Hatta şöyle düşünürsek, bu asker zaten ‘Ahab’ın kendisi olabilir mi yoksa? Dikkat edin lütfen askerin söylediklerine: “VIC BOSS!” ve “Lakin devrimde, zafer yoksa, ölüm olmaz mı?”

Bu iki cümle çok önemli noktaların altını çiziyor bence. Şimdi o noktalara bakalım. 1984 yılında Ahab’ın hastanede uyanınca doktorun ona verdiği fotoğraf nasıl imzalanmıştı? Fotoğraf 1974 yılında çekilmişti ve “VIC BOSS” diye imzalanmıştı hatırlayın.

Şimdi ikinci önemli kısma bir gelelim, askerin Big Boss’a söylediği şey; Big Boss ”Bizim için zafer yok.” diyordu ve asker ise ona ”Lakin devrimde, zafer yoksa, ölüm olmaz mı?” diye karşılık veriyordu. Bundan ne gibi bir sonuç çıkartabiliriz sizce?

Hadi gelin Ground Zeroes’ta Ahab ve Big Boss’u 9 yıl boyunca komaya sokan o helikopter kazasını bir hatırlayalım. Ne olmuştu? Ahab, Big Boss’un hayatını kurtarabilmek için kendisini onun önüne atmıştı. Ne diyordu askerimiz? “Zafer yoksa, ölüm olmaz mı?”

Bildiğiniz gibi dünden beridir Ahab’ın PW’den itibaren “V”nin ta kendisi olduğu yönünde teorilerde bulunuyoruz. V, Venom, Victory ne derseniz diyin. Ahab o anda kendisini Big Boss’un önüne atmasaydı, Big Boss şu anda zaten ölmüş olmaz mıydı?

İsterseniz şimdi gelin Ending – The Truth, ”From the Man Who Sold the World” sahnesine bakalım. Ahab’ın ayna karşısına geçip kaseti dinleyerek geçmişi hatırladığı zamanlardan;

Dünyayı Satan Adamdan…

Ground Zeroes, helikopter anısı:

Medic: Anestezi için vakit yok. Hemen açmak zorundayız.

Big Boss: HAYIR! (Paz bedenini derin sulara doğru bırakır!)

Anılar tekrar geriye sarılır.

Medic: Boss! (Bombayı Paz’ın içinden çıkartır.)

Ahab kendisini patlamanın anında Big Boss’un önüne atar. (”Lakin devrimde, zafer yoksa, ölüm olmaz mı?” – PEACE WALKER)

Ahab kaseti dinlemeye başlar…

Big Boss: Şimdi hatırlıyor musun? Kim olduğunu? Ne yapman gerektiğini? Senin sayende ölümden kurtuldum. (Asker – ”Lakin devrimde, zafer yoksa, ölüm olmaz mı?” Big Boss – ”Biz bunu yapamıyoruz.”) Teşekkür ederim ve sayende arkamda bir iz bıraktım. Sen kendi tarihini yazmak zorundasın. Artık tek başına bir adamsın. Ben Big Boss’um ve sen de öylesin… Hayır… İkimiz de biziz, birlikteyiz. Bugün nereye geldiysek, hepsini biz yaptık! (Sizce Big Boss bu noktada sadece Diamond Dogs’tan söz ediyor olabilir mi? Bugün nereye geldiysek, hepsini biz yaptık cümlesi sizce de Militaires Sans Frontieres’i de kapsıyor olamaz mı? Hepsi derken Diamond Dogs dışında MSF’de de beraber olamazlar mı?) Bu hikaye, bu efsane. Bizimdir. Dünyayı değiştirebiliriz ve bununla da geleceği. Ben senim, sen de bensin. Nereye gidersek gidelim bu değişmeyecek. Teşekkür ederim… Arkadaşım. Şu andan itibaren, Big Boss sensin.

Peace Walker’da Asker ve Big Boss’un konuşmaları, The Phantom Pain’de Big Boss’un Ahab’a bırakmış olduğu mesajı ve hastanede Ahab’a verilen fotoğrafı, arkasındaki notu, çekildiği tarihi birleştirdiğimiz zaman ve dün yazdıklarımızı bu üç durum ile eşleştirdiğimizde sizce Ahab 1974’te Big Boss’a “VIC BOSS” diyen askerin ta kendisi değil mi?

Gerçekler yoktur, sadece yorumlar vardır…

Şu an üzerinde düşünüp yazmış olduğum bu Metal Gear Solid V: The Phantom Pain teorileri bu durumun gerçek olduğunu gösteriyor olabilir. Ama sonuçta dediğimiz gibi bunlar sadece birer teori, Kojima’nın aklından geçenleri bilemeyiz. Ne düşündüğünü ne kurguladığını bilemeyiz ama onun bizden istediği bir şey var: Gerçekler yoktur, sadece yorumlar vardır… Bize verdiği ipuçları ile gerçekliği yorumlamamızı isteyen bir deha var karşımızda.

Beğeninizi hakettiğini düşündüğüm bu yazımı umarım siz de beğenir ve tüm sosyal mecralarınızda bağlantısını paylaşırsınız arkadaşlar. Bu yazıyıyı izinsiz ça/alıntı yapan siteler ise DMCA/SPAM report edilecektir. Herkese iyi oyunlar.

Künyesi
Yayımcı

Konami

Yapımcı

Kojima Productions, Yönetmenler: Hideo Kojima, Kenischito Imaizumi, Kazuki Muraoka

Çıkış Tarihi

01 Eylül 2015

Platformlar

Windows, PlayStation 4, XBox One

Oyun Motoru

Fox Engine

ESRB Rating

MATURE 17+

Artı Yönleri

Fox Engine oyun motorunun etkisiyle grafikler görsel şölen sağlıyor,

Tamamen açık ve yaşayan bir dünyaya geçilmiş olması,

Yerinde kullanılmış müzikler ve karakterize edilmiş sesler.

Eksi Yönleri

Her ana görev başlarken ve biterken credits akışını görmek,

Yan görevlerin gereksiz derecede çok tekrar etmek zorunda kalınması,

Big Boss’u dinlerken kulağımız sürekli David Hayter‘ın o tok sesini arıyor.

Puanlamalar
Editörün Puanı
Okur Puanları
Siz de Puanlayın
Oynanış
10
9.5
Senaryo
10
9.0
Grafikler
10
9.5
Ses ve Müzikler
10
10
10
Editörün Puanı
9.5
Okur Puanları
1 Oy
Oyladınız
Oy Kullan
Çok İyi
50%
İyi
50%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...