İncelemeler
Hoşgeldiniz...
PlanetSide 2 İnceleme

Günümüzde, MMORPG veya MMOFPS dendiğinde çoğu oyuncunun aklına gelecek belli bir sistem olduğu ortadadır. MMOG piyasası, her ne kadar yaratıcılığın had safhada önem arzettiği bir platform olsa da, özünde yıllardır belli kalıplara bağlı kalmıştır. Özellikle MMOFPS dediğimizde, çoğu oyuncunun aklına anında belli bir yapı geldiğine eminim. 3v3, 5v5 gibi karşılaşmaların yapıldığı gameroomlar, başladıktan belli bir puan ya da süre sonra biten maç tabanlı oyun sistemi, seçime bağlı belli mapler ve oyun türleri, tecrübe puanlarıyla kazanılan rütbeler, oyuniçi ya da gerçek para ile alınan süreli-süresiz silahlar, ekipmanlar, silah-ekipman geliştirmeleri vs. Yıllardır süregelen MMOFPS yapısını böyle özetlemek mümkün idi ta ki 2012’nin Kasım ayına kadar. Bildiğimiz üzre tam da o tarihlerde SOE, yeni atılımı Planetside 2 ile bir kez daha karşımızdaydı.

Sebebini bilmediğim bir şekilde SOE, birinci oyunda ortak çalıştığı Ubisoft ile yollarını ayırmış ve 2. oyun için çalışmalara başlamıştı. Nitekim bunun çok da yanlış bir hareket olmadığını Planetside 2 oynadığımızda hemen anladık. Birinci oyunla bazı tabuları yıkan fakat hiç bir zaman ”İşte bu!” denilecek kadar yeterli olmayan Planetside, ikinci oyunuyla gerçekten yüreklere su serpti demek hiç de yanlış olmaz. Başta da belirttiğim o ”belirli” MMOFPS kalıbının, tamamiyle olmasa da, çok büyük bir kısmıyla dışında kalan Planetside 2, oyunculara, diğer MMOFPS örneklerinde bulamayacakları bir oyun stili sunuyor. Neyse lafı daha fazla uzatmadan oyunumuza geçelim.

Öncelikle PlanetSide 2 senaryosunun takdire şayan olduğunu söylemek isterim. Birinci oyuna kıyasla, çok daha iddialı bir senaryo seçen SOE’nin, bu konuda ekstra özen gösterdiği bariz bir şekilde ortada. Nitekim sadece bu özelliğiyle bile bahsettiğimiz o belli MMOFPS kalıbının dışında yeni bir şey ortaya koymayı başarmış diyebiliriz.

Oyunumuzda da bu senaryoya bağlı olarak 3 farklı ırkın, sabit bir harita üzerindeki savaşına, birbirilerinin bölgelerini ele geçirme ve aynı zamanda kendi bölgelerini de muhafaza etme çabalarına ortak oluyoruz. Burda sözünü ettiğim ”sabit harita”, aslında söylenildiği kadar basit bir şey değil, tam aksine her MMOFPS’de görmeye alışık olduğumuz gameroom sisteminin dışına çıkmayı başaran bir özelliktir. Bu özellik oyunculara, kendilerini 7×24 bir savaşın içinde bulabilmeleri imkanını sağlayarak, klasik MMOFPS’lerin bir çok sıkıntısını da bertaraf etmiştir.

PlanetSide 2 İnceleme

Gelelim Planetside 2’de sözünü ettiğimiz 3 farklı ırkımıza. Terran Republic, New Conglomerate ve Vanu Sovereignty. Bu 3 ırkın da kendine özgü hikayeleri, amaçları ve özellikleri mevcut. Bunları oyunun sayfasında bulabileceğinizden ve genel olarak oyundan bahsetmek istediğimden, sizi daha fazla sıkmayarak ırklarımızın hikayeleri ve özellikleri konusunu uzatmıyorum.

Planetside 2’nin bir diğer özelliği olan class sistemi, oyunculara, karakterlerini şekillendirme olanağı sağlıyor. Oyunda toplam 6 class bulunuyor; Light assault, heavy assault, infiltrator, medic, engineer, MAX (Mechanized assault exo-suit). Classlara baktığımızda light assault,heavy assault ve medic’i derinlemesine açıklama ihtiyacı duymuyorum. Bunların dışında infiltrator=sniper, MAX ise bilim-kurgu filmlerinde yahut oyunlarda sıkça gördüğümüz nam-ı diğer ”Mech”lerdir. Bilmeyenler için ”Mech”, kabaca anlatmak gerekirse, içine bir insan evladının girerek, kontrol ettiği robotumsular diyebiliriz. Engineer ise light assault silahları kullanan ve ek olarak turret kurabilen bir classtır.

Aldığınız tecrübe puanları dahilinde Planetside 2’yi hangi class ile oynuyor iseniz o classın özellikleri gelişiyor. Ayrıca belli bir class seçme zorunluluğumuz da yok. İstediğimiz classla istediğimiz zaman oynamakta özgürüz. Bunların dışında oyunda ki para birimlerinden bir tanesi olan ”Certification” ile classımızı, silahlarımızı hatta kullandığımız araçları ve onların silahlarını modifiye edebilir ya da geliştirebiliriz.

Bu ırkların ve classların dışında, oyunun kaderiyle doğrudan bağlantılı ve çoğu oyuncunun ilgi odağı olan diğer bir başlık ise, oyundaki araçlar. Oyunda kara ve hava olmak üzere toplam 5 farklı araç mevcut. Bu 5 aracın dışında her ırkın kendine has bir aracı bulunmakta. Her aracın özellikleri farklı olduğu gibi, hepsinin oldukça işlevsel olduğunu da söyleyebiliriz. Öyle ki çoğu zaman bu araçlar oyunun kaderini değiştirmekte, kazanan-kaybeden ilişkisinde etkin rol oynamaktadır.

Tüm bu oyun içeriklerinin dışında, değinilecek en önemli konulardan birinin, grafik-ses kaliteleri olduğunun farkındayım ama, Planetside’dan bu yana bu konuda inanılmaz gelişme katetmeyi başaran SOE, Planetside 2’de bu konunun bahsini bile gereksiz kılıyor. Tüm bu yeniliklerin dışında, görsel kalite, grafik motoru ve ses efektleriyle de Planetside 2 tam puanı haketmiş durumda.

Peki Planetside 2 gerçekten mükemmel denilebilecek bir oyun mu? Hiç bir hatası, kötü yanı yok mudur bu oyunun derseniz, tabi ki var! Bu, ”iyi” diye nitelendirdiğimiz özelliklerden bazıları var ki çoğu oyuncunun tahammül edemeyeceği birşeye sebep oluyor aslında; Kaos!.

Evet, her daim savaş diyoruz, 7×24 action diyoruz, binlerce oyuncu sabit tek harita diyoruz, fakat bunların hepsi birleştirdiğinde ve oyuncuların çokluğundan doğan kontrolsüzlük, kimi zaman sonu gelmez bir karambole neden olabiliyor. Nitekim bu da, doğduktan bir süre sonra kayda değer bir şey yapamadan ölmenize ve oyundan aldığınız zevki yitirmenize sebebiyet verebiliyor. Doğrusunu söylemek gerekirse oyuna ilk girişime baktığımda tam da böyle olmuştu. Sonu gelmez bir karambol… Yaptığım tek şey biraz koşup, sonra nerden geldiğini bile anlamadığım bir kurşunla can vermek oluyordu. Net bir şekilde Alt+F4 çekilesi bir durumdur bu çoğu oyuncu için. Bu size de olabilir ama bir şans daha verin. Birazcık da olsa stratejik, haldur huldur koşup ölmeyen oyuncularla olacagınız bir oyuna rastgeldiğinizde Planetside 2, size hiçbir MMOFPS örneğinden alamayacağınız bir zevk verecektir.

Planetside 2’nin bir diğer can sıkıcı yanı ise ”Friendly Fire”ın etkin olması. Oyuna girip takım arkadaşlarını vuran oyuncuları geçiyorum, düşmanı tam vuracağınız sırada takım arkadaşınızın araya girmesi sonucu onu vurmanız hele bir de bu sebepten dolayı düşmanınızın kaçması ya da sizi vurması inanılmaz sinir bir durumdur. Belki oyuna biraz serpiştirilmesi gereken gerçekçilik bununla sağlanmış olabilir fakat SOE’nin bu karşılaşılan durumların sinire, strese yol açtığını görmesi ve bir şekilde orta yolu bulması gerekli diye düşünmekteyim.

Bunların dışında Planetside 2’de ”Olsa fena olmazdı hani” dediğim birşey de ”Killcam” dediğimiz, öldükten sonra bize adeta ”bak böyle öldürüldün” diyen, nereden, nasıl ve kim tarafından öldürüldüğümüzü gösteren sistemdi. Harita oldukça geniş olduğundan ve sonu gelmez bir savaşın ortasındayken sürekli biri tarafından öldürülüp nerede olduğunu bulamamak biraz can sıkıcı olabiliyor. Ama bu sadece benim ve benim gibi assault oynayanların isteyeceği bir özelliktir büyük bir ihtimalle. Öyle ki ben de sniper olsam halimden memnun olurdum. Neyse bunu sadece benim SOE’den bir isteğim olarak ele alalım, bir eksiklik olarak değil.

Tüm bunlar birleştiğinde, Planetside 2 MMOFPS camiasının en büyüklerinden olmayı fazlasıyla başarmış dememiz mümkün. Evet Planetside 2’ye ısınmanız biraz zaman alabilir belki ama ısındığınızda ve doğru zamanda doğru kişilerle de rast gelirseniz büyük bir keyifle oynayacağınız kesin. Eğer bir MMOFPSsever iseniz, Planetside 2 sizin için, en kötü ihtimalle bile, denemeden geçilmeyecek bir oyundur derim.

Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
0%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...