İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Rainbow Moon İnceleme

RPG yani Türkçe açılımıyla Rol yapma oyunlarını bilgisayarlarda oynamaya başladık ve RPG oyunlarının sadece bilgisayarlarda güzel oynandığı söylendi durdu. Ama son zamanlarda konsollara da çıkışını yapan ünlü RPG’ler ile bu tür oyunların sadece bilgisayarda oynanacağı tabusu kısmen yıkılmış oldu. Tabi gerek tuş fazlalığı bakımından, gerek grafik bakımından, gerekse klavye-mouse hassasiyeti ve konforu yok ama yatağınızda uzanarak RPG oyunları oynamaya başladık. Ama hala belirli bir kesim, konsolda RPG oynamaya karşı diyebiliriz.

Bu seferki incelememiz, Playstation 3 için Playstation Network üzerinden satışa sunulan Rainbow Moon oyunu. Yalnız Rainbow Moon oyunundan öyle ahım şahım şeyler beklemeyin derim. Çünkü oyun, bağımsız olan SideQuest tarafından geliştirilmekte. Ama hem ilk Playstation 3 oyunları, hem de RPG tarzı bir oyun olmasına rağmen gayet güzel bir çalışma olduğunu söyleyebilirim. Şimdi bu RPG oyununu incelemeye ufaktan başlayalım.

Rainbow Moon oyununun menüsü oldukça basit hazırlanmış durumda. Yeni oyun, oynadığımız oyuna kaldığımız yerden devam etme ve oyun için hazırlanmış eklentilere ulaşabileceğimiz Store olarak 3 tane seçenek var. Yeni oyun dediğimizde öncelikle 2 zorluk derecesinden birisini seçiyoruz. Eğer RPG oyunlarıyla pek aranız yoksa ve zorlanmadan geçmek istiyorum derseniz normal’i seçin. Sakın ben geçerim, ben ederim deyip zor modda başlamayın. Nedenini yazımızın ilerleyen kısımlarında belirteceğim zaten. Zorluk derecesinden sonra oynayış stilinizi seçmeniz gerekiyor. Buradaki 4 seçenek ile oyuna nasıl başlayacağınızı ve nasıl ilerleyeceğinizi belirliyorsunuz. En alttaki Advanturesome’ı seçerseniz eğer, oyun daha zor olacak ve daha maceralı geçecek. Yani kısaca sizi daha zorlayacak bir oyun olacak.

Rainbow Moon oyununa başladığımız yere bir boyut kapısından giriş yapıyoruz. Kare tuşuna basarak nereye gideceğimize bakıyoruz ve oraya doğru ilerliyoruz. Oyunun genel ilerleyişi bu şekilde zaten. Haritada size görev verenlerin yerleri var, oraya gidip mesela bir anahtarı istediğimizi söylüyoruz. Anahtarı almanız için, getirmeniz gereken bazı eşyalar var. Bu eşyaları da tabii ki ya düşmanımızdan, yada düşmanımızın tutsak ettiği bir kişiden almamız gerekiyor.

Görevi almaya gittiğiniz yerlerde başlıca olarak Smith, Savant , Healer ve Item shop’lar var. Bunların görevleri;

Savant; savaşta kazandığımız Rainbow İncilerini burada vuruş puanını, defans puanını, mana puanını arttırma gibi işler için kullanıyoruz. Yani kısaca güçlerimizi arttırmak için olan yer.

Healer; Canınız azaldığında, Mana puanınız azaldığında yada 2., 3. Karakteriniz öldüğünde tekrar dirilmek için uğradığımız Doktor.

Item shop; ufak can şişeleri, mum, elma, adamlarıma yeni kıyafetler aldığımız dükkan.

Smith; Burada, silahlarımızı güçlendiriyoruz.

Rainbow Moon İnceleme

Rainbow Moon oyunundaki alışveriş sistemi, 2 birim üzerinden dönüyor. Rainbow Pearl (İnci), her girdiğiniz mücadeleden sonra performansınıza göre veriliyor. Bunlarla Savant’a gidip güçlerimizi arttırıyoruz. Diğer yerlerde ise Rainbow Coin (altın) kullanıyoruz. Bunları da, etrafta bulunan çanta ve sandıkların yanı sıra, gene mücadeleler sırasında topluyoruz.

Rainbow Coin ve Pearl dışında çanta, sandık ve düşmanlarımızın üzerinden türlü türlü eşya çıkabiliyor. Ufak yada büyük potion ile canımızı yükseltebiliyoruz. Elma ya da havuç ile açlığımızı yatıştırabiliyoruz. Bu aç kalmak biraz garibime gitti. Çünkü yüksek tutarsanız, ne olduğunu bilmiyorum çünkü.

Üçgen tuşuna basıp tüm bunları halledebiliyorsunuz. Bunun yanında Weapons kısmında silahlarınıza bakabilir, isterseniz elinizden çıkartabilirsiniz.

Materials kısmında ise, gene düşmanlarımızın üzerinden topladığımız eşyalar mevcut. Bu eşyalar ile Smith’e gidip silahlarımızın savunma, atak ya da şans kısmının yüksek olmasını belirleyebiliyoruz.

Item Shop’tan aldığınız korumalıkları üçgen tuşuna basıp, Equip olduğu bölüme gelip değiştirin. Yoksa yeni aldığınız korumalıklar ile eskisi hemen değişmiyor. Bu yüzden bir ton küfür edebilirsiniz.

Bu tip ufak ayrıntılara fazla girmeme gerek yok, oynamaya başladıktan sonra anlayacaksınızdır zaten. Şimdi oyunun alınabilirliğini tartışalım. Öncelikle Rainbow Moon sıra-tabanlı bir RPG oyunu. Yeni çıkmış olan RPG’ler ile pek karşılaştırmayın.

Oyunun zor olduğunu belirteyim. Öyle yerler gelecek ki, Dualshock’u kırmamak için kendinizi zor tutacaksınız. Zorlayan etmenler, sizi bir bakıma oyuna da bağlayacaktır ki nitekim benim öyle oldu. Birkaç yeri 20-30 kere oynadım ve sonunda geçtim. Ama hemen ardından 2 tane büyük ve zorlu canavarı ardı ardına yendim. Yani oyun gerçekten sabır gerektirecek bir yapım.

Rainbow Moon group sekmesinde Deployment ve Set leader var. Deplopment’ta, mücadeleye başladığınız zaman adamlarımızın yerini belirleyebiliyoruz. Set leader kısmında ise, hangi karaktere öncelik vereceğimizi seçebilmekteyiz. Bu lider ve yer belirleme kısmı önemli gerçekten. Yani önde kılıçlı adamınızı, arkasına da ok atan adamınızı yerleştirin. Bu sayede 2 tur içerisinde 4 isabetli vuruşa erişebilirsiniz.

Book kısmında ise, görevleri görebiliyoruz. Ana ve yan görevler hakkında bilgi aldığımız 2 kısım dışında, Bestiary kısmında düşmanlarımızın canı, özel güçlerine göz atabilirsiniz. Statictics kısmında, şimdiye kadar kat ettiğimiz yol, toplam dövüş sayımız, kaçını kazandık kaçını kaybettik gibi istatistiklere yer verilmiş. Rainbow Moon tutorials sekmesinde ise, oyun içerisinde önümüze çıkan durumlarda ne yapacağımız anlatılmış. Book kısmı güzel düşünülmüş. Düşmanlarımızın canı hakkında aldığımız bilgiler ile, ne gibi stratejiler uygulayacağımızı da belirlemiş oluyoruz.

Sıra sistemi de nedense bana biraz saçma geldi. Çünkü siz bir kere bile sıra gelmiyorsa, düşmanlarınız yeri geldiğinde size dört kere bile vurabiliyor. Yani bu şekilde ayakta durmanız oldukça zorlaşabiliyor. Adım sistemi de geliştirmelerinize bağlı oluyor. Oyunun başında tur başı bir kare geçebiliyor iken, karakterinizi geliştirdikçe 7-8 kare geçebiliyorsunuz.

Oyunun yeniden oynanabilirliği var, ancak sürekli aynı şeyler yapıyorsunuz. Görev zaten birkaç eşya alman gerekiyor, bunun için de senin bir eşya getirmen gerekiyor. Bunun içinde bir birinden zorlu canavarları aşmamız gerekiyor. Oyunun zor olmasındaki bir etmen, sizin seviyeni 5 iken karşınıza 7 yada 8 seviyeli bir rakip çıkıyor. Haliyle vuruş puanı sizden daha yüksek ve sizi 2 vuruşta öldürüyorlar. Bu bakımdan oyuna bir yama gelmeli muhakkak. Yeni başlayanlar, bu sebeple oyundan sıkılabilirler.

Canavar çeşitliliği de oldukça fazla. 17 sınıfta, birbirinden şekilsiz 100 farklı canavar oyunda bulunmakta. Tabii biz, elimizde bulunan 120 beceri ile üstesinden gelebiliyoruz. Becerilerimizi kullandıkça seviye atlıyor.

Bunların yanı sıra oyunda 6 oynanabilir karakter bulunmakta. Yan görevler dahil, oyunun 100 saatlik bir oynanış süresi mevcut. Heleki 50’den fazla trophy ile oyun RPG severleri epey oyalayacak türden.

Rainbow Moon grafik bakımından da, Final Fantasy’nin 2 boyutlu hali gibi. Arada tarayıcı tabanlı bir oyun oynadığınız bile sanabiliyorsunuz. Ama ben oyunu oynarken, grafiklere takılmadım. Oyun zaten zorluğu oldukça kendisine bağlıyor.

Son sözlere gelirsek eğer, Rainbow Moon Playstation 3 için gerçekten güzel bir yapım olmuş. Benim için başlıca nedenlerden birisi bağımsız bir stüdyo tarafından, o stüdyonun ilk Playstation 3 oyunu olmasından kaynaklanıyor. Çünkü bu tip stüdyoların ne gibi sürprizlerle karşınıza çıkacağı belli olmuyor. Ve bu tip oyunlarda gerçekten altından kalkmasını bilmelisiniz.

Oyun ne kadar zorlu, ne kadar geçilmez olsa da, ne kadar eksiği olup, grafiğiyle sizi büyülemese de size RPG oynadığınızın havasını veriyor. Bu da yetiyor zaten. Hoşçakalın.

Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
0%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...