İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Terraria İnceleme

Merhaba arkadaşlar, bu yazımda sizlere iyisiyle kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla, madeniyle ağacıyla Terraria oyununu tanıtacağım. Öncelikle “Also Try Terraria”dan başlayalım. Bir çoğunuzun gözüne tanıdık gelecektir bu cümle. Evet, Minecraft’ta ana menüde çıkan yazılardan birisi ”Terraria’yı da deneyin”. Notch Minecraft’a benzeyen bu şirin dünyalı oyunu herkese önermişti. Peki bu öneriyi dikkate almak lazım mı? Yoksa başka oyunlara yelken mi açmalıyız?

“Also try Terraria”

Terraria oyunu bir RPG oyun gibi iksirler, uçan kaçan canavarlar, değerli taşlar, uçan adalar ve birçok hayal ürünü zımbırtının bolca bulunabileceği bir oyun. Bu özelliği ile sizleri uzun süre bilgisayarın başında tutacak ve sihirli dünyasına çekecek.

Hayal gücünün ağır bastığı bir dünya…

Ne demek oluyor bu? Şu demek oluyor, elinde kazma varsa kazarsın, kılıç varsa öldürürsün, balta varsa kesersin. Minecraft gibi elini kullanamazsın. Bu bile oyunu gerçekçilikten uzaklaştırmaya yetiyor. Yine de oynanışı, müzikleri, efektleri ile oyuncuyu içine çeken bir dünyası var.

Terraria İnceleme

Terraria’da amacımız ne?: Oyunda yine kendi yaratıcılığımızı kullanabiliyoruz , ancak yapmamız gereken birçok şey var. Şimdi bunlardan bir kısmını sıralıyorum.

Dungeon: Oyunda doğduğunuz yerden batı veya doğuya doğru biraz ilerledikten sonra bir kale ile karşılaşıyoruz, tabii biraz saflığımıza geliyor ve doğrudan atlıyoruz sonrasında ise zindanın bekçisi icabımıza bakıyor. Bir hile yazısı yazmıyorum bu nedenle ne yapmanız gerektiği hakkında bir bilgi vermeyeceğim, oynadıkça öğrenirsiniz zaten.

Mezarlık Bölgesi: Terraria’nın Fikirtepe’si, Bayrampaşa’sı diyebiliriz. Eater adındaki uçan yaratıklarımız oldukça sinirimizi bozacak. Ayrıca farklı bir coğrafi yapıya sahip olan Mezarlık Bölgelerinde mor ve gri tonlarında renkler göreceksiniz. Normal taşlar yerine ise Ebonstone (yanlış hatırlamıyorsam) kullanılıyor.

Orman: Tıpkı Minecraft’ta olduğu gibi Terraria’da da uzun ağaçların olduğu bir bölge var. Buranın da ekolojik sistemi farklılıklar gösteriyor. Otlar, arılar, garip mağaralar, man eater adındaki et yiyen çiçekler falanlar filanlar… Oyunun en iyi kılıçlarından olan Night’s Edge kılıcını yapabilmek için buraya 1-2 kez uğramanız gerekecek.

Floating Islands: Yani uçan adalar. Gökyüzünün sınırlarında nadiren bulunan bu adalar, içinde altın sandıklar bulunan kalelere sahip. Ayrıca orada sizi bekleyen sürpriz yaratıklar da var 🙂

Çöl: Fazla bir şey demeye gerek yok, coğrafi açıdan farklı. Ekolojik olarak da farklılıklar taşıyor, mesela akbabalarla karşılaşabilirsiniz. Kaktüsler de cabası.

Fazla detaya inmeden özet geçersek; Minecraft’ın kuzeni diyebileceğimiz bu Aksiyon, Macera, RPG, Platformer, Indie türü oyun sizi Minecraft kadar zorlamayacak ve önünüze daha yaratıcı ve hayal gücü yüksek işler çıkartacak. Işın kılıcından, uçan ayakkabıya kadar zengin bir crafting listesi olan Terraria size eğlenceli bir dünyanın kapısını açacak. Oyunun artıları olarak zengin içerik, farklı fikirler ve eğlenceli oyun dünyası sunmasını, eksileri olarak ise kısıtlı dünya ve zorluk düzeyinin düşük olmasını sayabiliriz, iyi oyunlar.

Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
0%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...