İncelemeler
Hoşgeldiniz...
The Testament of Sherlock Holmes İnceleme

Sir Arthur Conan Doyle’un yazdığı bu harika seriye özellikle son yıllarda sıkça rastlar olduk. Guy Ritchie’nin yazıp yönettiği ve Robert Downey Jr ile Jude Law’ın oynadığı filmler ve İngiliz yapımı olan Sherlock dizisi bunların en önde gelen örnekleri. Tabi her uyarlamada, karakterlerin ve olayların oldukça fark gösterdiğini ve hikayenin değişik varyasyonlarla devam ettiğini “gözlemledik”. Fakat her bir yapım kendi çapında bir harikaydı. Kitapların Türkçe’sine bile kolayca ulaşabilirken hala okumadığım için hayıflanıyorum, fakat Robert Downey Jr’ın hayat verdiği karakterin aklımda bozulmasından korktuğum için uzak duruyorum. Her neyse, bizim konumuz şu an ne edebiyat ne sinema ne de televizyon.

The Testament of Sherlock Holmes‘ın her ne kadar daha başlarında olsam da, ufak bir inceleme yazısı yazarak merak edenleri bilgilendirmeyi istiyorum. Oyun PS3, Xbox ve PC platformları için çıktı, o yüzden her türden oyunseverin dikkatini çekiyor. Yapımcılığı ise Frogwares’e ait, bunun yanında oyunu bizlere Focus Home Interactive sunuyor.

“You see, but you don’t observe. The distinction is clear.”

Sherlock’ın bu manidar sözlerini sıkça duyuyoruz, fakat oyunu oynarken aslında bu sözü Dr. Watson’a değil de bize söylüyormuş hissine kapılıyoruz. Oyunda karşımıza her zamanki tavırlarıyla çıkıyor Sherlock Holmes. Bilmiş, akıllı ve nereye bakmasını bilen, tüm bunların yanında ironik bir dille etrafındaki insanları hafifçe küçümseyen bir edası var, tabi burada Sherlock ve Watson karakterleri için orijinal hikayeye sadık kalınmış, ağır ve ortayaşı geçmişler.

The Testament of Sherlock Holmes İnceleme

Oyuna ilk başladığımızda,3 tane küçük çocuğun tavan arasındaki küçük araştırmalarına şahit oluyoruz, şahsi fikrimi belirtmek istiyorum “voice acting” burada biraz kötü ve çocuk modellemeleri biraz korkutucu, bu 3 tip kasvetli bir tavan arasında korku filminden fırlamış gibiler, ama oyunun teknik yönlerine daha sonra geçeyim önce hafifçe olaylardan bahsedelim. Bu 3 küçük ninja, Dr. Watson’ın meşhur günlüğünü buluyorlar ve merakla okumaya başlıyorlar ve biz de böylece The Testament of Sherlock Holmes oyununa başlamış oluyoruz.

Her oyunda olduğu gibi öncelikle kontrol tuşlarını tanıyarak, sağa sola bakıp koşarak başlıyoruz, daha sonra Holmes ve Watson’ın ilginç diyalogları geliyor ve sırayla etraftaki delilleri inceliyoruz, her delilden sonra aralarında ufak bir sohbet geliyor. Oyun bazı kişilerde dil yönünden sorun teşkil edebilir, çünkü fazlasıyla diyalog tabanlı, yani karakterlerin arasında geçen konuşmalara göre hikaye şekilleniyor ve ne yapacağınızı anlıyorsunuz, bunun yanında okumanız gereken köşe yazıları bile var. Bu sebeplerden dolayı, Türkiye pazarında çok fazla popüler olabileceğini düşünmüyorum fakat yine de az sonra anlatacaklarım The Testament of Sherlock Holmes’ın ne kadar harika olduğunu size gösterecek!

Oynamaya başlamadan önce, nasıl olacağı hakkında çok ham fikirlerim vardı, yani bir büyüteç ikonuyla bir oda içinde dönüp delil arayacağımı ve bunlarla birlikte otomatik olarak olayların çözüleceğini falan düşünerek, beklentilerimi düşürüyordum, fakat oyunun, oyuncudan talep ettiği dikkat ve zekayı görünce herşey birden tavan yaptı.

Tüm yazdıklarımı özetlemek gerekirse oyun el-kol reflekslerinizden çok beyninizin nasıl çalıştığına göre şekilleniyor, yani dedektifçilik oynamayı seviyorsanız The Testament of Sherlock Holmes tam sizin için! Bulduğumuz delilleri ve gözlemlerimizi her zaman olduğu gibi Watson not alıyor ve biz olayın kitlendiği durumlarda o not defterine bakarak delilleri birleştiriyoruz ve doğru varsayımlara gitmeye çalışıyoruz. Bu noktada herşey oldukça zorlaşıyor, çünkü gerçekten yaşanan hırsızlık, cinayet ya da suç her neyse, birkaç noktayı kaçırdığınız zaman çok yanlış varsayımlara ulaşıyorsunuz ve herşey kördüğüm oluyor, bunun yanında bazı durumlarda bize sorular soruluyor. Mesela 2. bölümde cinayeti araştırırken yerdeki ayak izleri üzerinden bize 2 soru soruluyor, içeride kaç kişi olduğu, ne yaptıkları vs. gibi, bizde elimizdeki bulgulara dayanarak cevaplar vermeye çalışıyoruz. Bu şekilde sonuca ulaşmaya çalışıyoruz, olay mahallinden topladığınız her türlü eşya büyük önem arz ediyor, çünkü bunlar üzerinde yaptığınız küçük deneylerle sonuca ulaşıyorsunuz.

Bazen Grafik Sadece Grafiktir…

Yüksek grafik düşkünü arkadaşların bu noktada biraz hayal kırıklığına uğrayacağını düşünüyorum. Fakat attığım bu küçük başlıkta da belirttiğim gibi bazen grafik sadece grafiktir, yani çok büyük anlamlar ifade etmez, evet bazı oyunları grafikleri harika olduğu için bile oynadığımız oluyor, ama bu oyun onlardan biri değil. Bunun yanında “voice acting” olayına hafifçe dokunmuştum yazımın başında, o ürkünç çocuklardan sonra herşey güzelleşiyor, o yüzden o demonun bitmesini bekleyin derim. The Testament of Sherlock Holmes’ın öyle çok büyük sistem gereksinimleri de yok ayrıca. O yüzden, nereden elde ettiğinizin hiç önemi yok bir an önce alın oynayın eğer bulmaca seviyorsanız. Oyunun +ları olarak oyuncuyu sıkmayan diyaloglar, güzel hikaye örgüsünü; -leri olarak da grafikler, zorlayan bulmacaları sayabiliriz, iyi oyunlar.

Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
0%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...