İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist İnceleme
İnceleme

Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist İnceleme

Yazar: 14 Nisan 2016

İncelemesini yapacağımız Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist ile Splinter Cell serisi yeniden sağlam casusluk oyunu ile geri dönüyor. Splinter Cell: Blacklist, Conviction’da olan olaylardan yaklaşık 3 sene sonra devam ediyor. Sam 4. Echelon’un başına geçerek yeniden casusluk görevlerine çıkıyor.

Konu Guam’da Askeri Hava üssünde başlıyor. Sam Fisher ve partner’i Victor Coste hava üssünden ayrılmak üzere bir terör saldırısına uğruyorlar. Fakat bu saldırıyı düzenleyenler kimliği belli değil fakat kendilerini ‘The Engineers’ olarak tanımlıyorlar.

Düzenledikleri saldırının ismi ise Splinter Cell: Blacklist ve davaları ise Amerikan askeri güçlerinin bütün yabancı topraklarından çekilmesidir. Bu yüzden gün geçtikçe Amerikan’ın farklı farklı yerlerine yavaş yavaş terör saldırılarını düzenleyecekler.

Amerika kırmızı alarma geçer ve Sam 4. Echelon ekibi ile bu teröristleri zamanında durdurmaları lazım. Ekipte çalışan üyeler ise; Isaac Briggs (Sam’ın silah arkadaşı), Anna ‘Grim’ Grímsdóttir (Sam için teknik bilgi sağlayan) ve Charlie Cole (genç ama çok yetenekli hacker).

Oyunun ilk kısmında ise Conviction’da tanıdığımız Andriy Kobin ekibe zorla katılıyor. Suç örgütlerini iyi tanıdığı için 4. Echelon’a bilgi vermek zorundadır. 4. Echelon üssü ise Paladin isimli dev kargo uçağında kuruludur. Paladin sürekli yüksek irtifada uçup, her hangi yere zamanında ulaşıp, havadan müdahale ediyor.

Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist Görevler:

Splinter Cell Blacklist’te yaklaşık 10 ana görev mevcut. Bir görev bittiğinde bir diğeri açılıyor. Görevler hayli zor ve sürekli yeni tecrübe yaşıyorsunuz. Tom Clancy’s Splinter Cell Blacklist‘te ana görevlerden ziyade 4. Echelon operasyonları var. Bu operasyonlar oyunda side-mission olarak geçiyor. Bu kısa görevler ekibin topladığı istihbaratlardan ortaya çıkıyor. Her üyenin görevleri farklı tarzda sunuluyor.

Charlie:

Charlie’nin sunduğu görevler ise 20 etaplık çatışma operasyonlarıdır. Bu görevlerde belirli bir bölgede etap etap düşman size saldırıyor. Her etapta bütün düşmanları öldürüp bir sonraki etaba geçiyorsunuz. Her 5 etapta geri çekilme imkanı sunuluyor. Her etap gittikçe daha zorlaşıyor. Bu bir nevi ‘survival‘ görevlerine benziyor ve burada ister gizli ister yüksek gürültülü silahlarla çatışma çıkartabilirsiniz.

Grim:

Grim’in görevleri ise tamamen sessizlik ve gizlilikten ibaret. Bir alanda hiç görünmeden 3 farklı noktadan bilgi kaçırmanız lazım. Oldukça zor olan görevler sizi gizlilik konusunda test edecektir. Eğer bir düşman baygın veya ölü birisini görürse görev sonrası alacağınız ikramiyeyi kaybedeceksiniz. Yakalanırsanız görev sona erer.

Briggs:

Briggs’in görevleri ise sadece co-op olarak oynanılıyor. Merak etmeyin konsollarda split-screen özelliği mevcut ve arkadaşınızı çağırıp bu görevleri tamamlayabilirsiniz. Bu görevler bir hayli uzun. İster gizli, ister çatışmalı savaş yapabilirsiniz. Bu görevler oyunun genel konusuna büyük katkısı var.

Kobin:

Kobin’in görevleri ise bir bölgede bütün düşmanları etkisiz hale getirmelisiniz. İster öldürün, ister bayıltın. Bu görevlerin hepsini ister tek, ister co-op olarak yapabilirsiniz.

Bu görevleri yapmak zorunlu değil ancak yapmazsanız çok şey kaçıracaksınız. Bu görevlerin bir diğer amacı ise co-op oynamak ve kısa yoldan para kazanmak.

Tom Clancy’s Splinter Cell: Oynanış:

Splinter Cell serisi sürekli casusluk ile ilgiliydi. Stealth action oyunları seviyorsanız buyurun ama ateş etmeyi seven biriyseniz sorun değil. Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist sizi 3 farklı ana dalda oynamanızı teşvik ediyor. 3 oynanış tarzıları ise; Ghost, Panther ve Assault. Yaklaşık her görev sizin için 3 oynanış tarzı sunuyor.

Her tarzın kurallarını uyarsanız belirli miktarda puan kazanıyorsunuz. Eğer belirli tarzın baraj puanını aşarsanız altın madalya kazanıyorsunuz. Bu sizin yetenek seviyenizi ölçme amaçla uyarlanmış sistemdir. Bazı oyuncular bir görevi tamamen görünmeden oynamayı seviyordur ve bu sistemle ne kadar başarılı olduğunu öğreniyor. Bu tarzların kuralları ise;

Ghost oynanış tarzının kuralı ise hiç görünmeden ve öldürücü silah kullanmadan düşmanları etkisiz hale getirmelisiniz. Yani elinize susturuculu tabanca yada tüfek ile kafadan vurmayacaksınız. Onun için şok tabanca yada bayıltıcı gazlar kullanmalısınız. Yakın mesafeden müdahalede esnasında kerambit yerine (Sam’ın kancalı hançeri) dövüş sanatını kullanmalısınız.

Müdahaleden ziyade bir bölgede düşmanları rahatsız etmeden ilerlerseniz ustalık için daha fazla puan kazanıyorsunuz. Onun için Ghost ünvanlı olmak istiyorsanız düşmanları rahatsız etmeden geçin ama gerektiği zamanda sessizce işini bitirin.

Panther ise Ghost tarzına benziyor fakat bir alanda herkesi sessizce öldürmelisiniz. Tek zorluğu ise kafadan vurmalısınız çünkü düşmanlar pek kolay ölmüyor. Yaralandığı zaman sizin varlığınızı bildirip düşmanlar alarma geçiyor.

Bazı görevlerde alarm çalındığında takviye ekibi geliyor ve iş baya zorlaşıyor. Bir diğer zorluğu ise miğfer takan askerler. Kafadan vurduğunuz zaman miğfer yerinden uçuyor ama düşman hayatta kalıyor. Böylece şokta olan düşman yine alarm veriyor. Bu yüzden el çabukluğu iki sefer kafadan vurmalısınız yada yaklaşıp direk bıçak ile öldürebilirsiniz.

Assault ise bildiğiniz susturucusu olmayan silahlarla direk çatışmaya girmek. Düşman alarma geçip takviye ekibi ile herkesi yok etmelisiniz. Bu yöntem ile asla gizlilik kullanmayın. Hem gerekirse her türlü patlayıcı kullanabiliyorsunuz. Tek zorluğu ise düşmanlar çok akıllı ve agresif oluyor. Sizin etrafınızı sarıyorlar ve bir kaç kurşun ile hemen ölüyorsunuz. Bir siperin arkasında fazla kalırsanız el bombası atıyorlar. O yüzden siz onlardan daha akıllı davranmalısınız.

Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist genel oyuncu kitlesi için güzel unsur sunmuş. Eğer sürekli gizlenmekten sıkıldıysanız o zaman direk dalın. Eğer gerçek Sam Fisher olmak istiyorsanız hiç adam öldürmeden ve rahatsız etmen ilerleyin. Oyundaki görevler çok iyi tasarlanmış hiç adam öldürmeden bile oynayabiliyorsunuz. Hatta hiç silah yada aygıt kullanmadan bile görevleri tamamlayabiliyorsunuz.

Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist Görev Çeşitleri:

Blacklist ile görevlere doyacaksınız. Hem ana görevler hem kısa operasyonlar ile baya işiniz var. Ancak bazı oyunlar fazla görev katınca, görevler birbirine çok benzemeye başlıyor. Tıpkı çorbanın miktarı artsın diye fazla su ekleyip tadını bozmaya benziyor. O yüzden Blacklist bu konuda bizi üzmüyor. Görevler sürekli farklı yerlerde geçiyor ve hepsi birbirinden özel. Örneğin oyun sizi dünya turuna çıkarıyor.

Bunlardan bazıları; Çeçenistan, Libya, Slovakya, Estonya, Küba, Amerika ve hatta Türkiye bile var. Onun için oyunda her görev farklı olduğu için zevkli oluyor. 3. dünya ülkelerinde gerillalarla savaşıyorsanız, gelişmiş ülkelerde yüksek teknolojiye sahip düşmanlarla karşılaşıyorsunuz. Az önce açıklandığı gibi görevler 3 oynanış tarzı için çok iyi tasarlanmış. Yani bir görevi gizlice oynadıysanız o zaman bu sefer çatışma çıkararak oynayın.

Görevlerin çeşitliğini artıran bir başka güzel unsur ise her görevde farklı işlerle uğraşıyorsunuz. Tabii bir noktadan diğer noktaya gizlice gitmek var ama görev başında, ortasında ve sonrasında başka işlerle uğraşıyorsunuz. Örneğin bir villaya sızmak zor olduğu için elektrikleri kesmek zorundasınız. Jeneratöre ulaşamadığınız için 4 pervaneli minik casus uçağını kullanmalısınız.

Bir başka yerde ise Sam araba ile kaçarken peşine zırhlı araçlar düşüyor ve Sam’ı korumak için UAV kullanıp takipçileri ister füze ister mitralyöz ile yok edin. Böyle kısa ama farklı işler oyunu banal olmaktan kurtarıyor. Günümüzün oyunlarında çoğu sürekli aynı işi baştan sonuna kadar aynı şeyleri tekrarlıyorsunuz. Bu yüzden Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist’te olan görev çeşitliğini takdir ediyorum.

Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklistile görevlere doyacaksınız.

Oyunda üs olduğu için görev öncesi Paladin’de gezme imkanınız var. Pek gezileceği yer yok fakat ekip ile kısa ve düz muhabbet edebiliyorsunuz. Kısa operasyonlar ekipten alındığı için sürekli muhabbet edin. Göreve çıkmak istediğinizde ‘strategic mission interface‘ (SMI) kullanarak dünya haritasından görevleri seçip başlayabiliyorsunuz. Ayrıca bitirdiğiniz görevleri yeniden oynama imkanınız mevcut. Ana ve kısa görevlerden ziyade ‘metagame‘ denilen bilmece görevler var.

Bunlar haritada sarı ikon şeklinde gözüküyorlar. Bunları tıkladığınızda ekibiniz size teröristlerin şifreli bilgilerini sunuyor. Siz okuduğunuz şifreli kendiniz çözüp izlerini sürdürüyorsunuz. Bu görevler 5 aşamadan ibaret. Mesela ilk şifre Rusya’nın bir kısmında buluyorsunuz ve şifrede bir egzotik hayvanın ismi geçmiyor. O hayvan türünün nerede yaşadığını biliyorsanız o zaman haritada imleçinizi oraya getirin ve bir kaç saniye bekleyin. Doğru yerse bu sefer ikinci şifre ile karşılaşacaksınız. 5. şifrede ise hedefe ulaşıyorsunuz ama hedefi almak için iki seçeneğiniz oluyor.

Mesela teröristlerin takas yapacağı çanta çöp kutusunda bırakıyor. Bu durumda çantayı hemen alınması mı yoksa dikkatlice alınması mı lazım. Doğru seçeneği verirseniz, görev sonrası kazandığınız paralar dahada çoğalıyor. Bu görevler her 24 saatte bir yenileniyor. Ayrıca oyunun Shadownet servisi ile günlük ve haftalık yarışmalar sunuyor. Bunları tamamladığınız zaman çok büyük miktarda para kazanıyorsunuz.

Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist Para Toplama:

Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist oyununda türlü yollardan para topladığınızda bu sefer harcamak zorundasınız. Para ile Paladin’i geliştirebiliyorsunuz. Uçağın belirli yerleri geliştirildiğinde, Sam görevlerde farklı avantajlara sahip oluyor. Örneğin uçağın radarını geliştirirseniz, düşmanların yerlerini mini-radardan kolaylıkla öğrenebiliyorsunuz.

İkinci seviyede düşmanların nereye doğru baktığını bile görebiliyorsunuz. Oyunun başta uçak size herhangi avantaj sağlamadığı başta işler zor gelebiliyor. Ama Paladin’i geliştirdiğiniz zaman oyun biraz daha sizin tarafınızdan oluyor. Bu yüzden Paladin Sam için çok önemli yandaş oluyor.

Paranın bir diğer önemi ise sizin ekipmanınızı geliştirmek. Para ile yeni silah, aksesuar ve giyim satın alıyorsunuz. Giyim türü iki çeşide ayrılıyor; gizlilik ve çatışma. Giyimde gövde, eldiven, pantolon ve botları sizin tarzınıza göre değiştirebiliyorsunuz.

Eğer sessiz oynamayı seviyorsanız o zaman kıyafetinizi geliştirip karanlıkta daha iyi saklanmanızı yada yürürken daha az ses çıkarmanızı sağlıyor. Eğer sürekli çatışma seviyorsanız o zaman zırhlı kıyafet giyinin ve zırhınız daha dayanıklı olması için para ödeyip kalitesini arttırın.

Gizlilik elbiseleri daha fazla aygıt taşıyabiliyorsunuz ama zırhlı elbiselerle daha fazla cephane taşıyorsunuz ama gizlilik yeteneğiniz sıfırlanıyor. Sam’ın imza aleti gece görüş gözlüğünü bile geliştirebiliyorsunuz.

Başta sadece sonar ile çalışan gözlükler sonrasında kızıl ötesi sonrasında daha uzak vs. gibi geliştiriyorsunuz. Her giyim parçası 3 seviyeden ibaret. Bir sonrakini satın alınca özellikleri artıyor. Bazı son seviye parçalar özel görevleri başarı ile bitirince açılıyor.

Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist Silahlar:

Sam ayrıca türlü türlü silaha sahip olabiliyor. Yanınızda her zaman bir el tabancası, şok tabancası yada crossbow ve iki elli silah taşıyorsunuz. Satın aldığınız silahlar yeterince becerikli değilse veya kusuru varsa onları çeşitli eklentiler takabilirsiniz. Silahınıza lazerli dürbün, geniş şarjör, zırh delici mermileri susturucu gibi eklentilerle silahınızı geliştirebilirsiniz. Ghost tarzında oynuyorsanız crossbow kullanmalısınız.

Silah tamamen sessiz. 4 farklı adet ok kullanıyor; uyutucu gaz (geniş çaplı, bir kaç kişiyi aniden bayıltıyor), şok (bazı düşmanlar gaz maskesi takıyor ve gaz yerine şok kullanın), ses verici (düşmanların dikkatini çekiyor) ve elektro manyetik (elektronik cihazları bozma amaçlı). Her casus akıllı cihazla göreve çıkar. Bu yüzden akıllı aygıtlar sayesinde görevler çok kolay ve zevkli tamamlanıyor. Her yere yapışan casus kamera ile zor gözetlenen yerleri rahatlıkla bakıyorsunuz. Bu yüzden para ile kendinize çeşitli cephane satın alın.

Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist Oynanış Sistemi:

Bu kadar hazırlıktan sonra Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist görevlerine başlayabilirsiniz. Yine sağlam oynanış mekanizması ile rahatlıkla yürüyüp, istediğiniz yere tırmanıp ve kolaylıkla düşmanları kafadan vurabiliyorsunuz. Oyunda neredeyse her şeye tırmanıyorsunuz ve oyunun büyük parçasında yer alıyor. Hep yüksek noktalarda olursanız düşmanlar sizi fark edemiyor ve her zaman yukarıdan aşağıya nişan alıp vurmak çok kolay.

Binanın ön kapısında giremiyorsanız binanın balkon yada boru kısımlarına tutunup pencereden içeriye girin. Casusluk oyunu güvenlik kamerası ve lazersiz olmaz. Güvenlik kamerasının bakış açısı epey geniş. Ya kameranın tam altından geçip sızabilirsiniz eğer o imkanınız yoksa kameraya ateş edin. Ateş etmekte pek tavsiye etmiyorum çünkü düşmanlar tedirgin olup kameranın olduğu yere geliyorlar. Öbür yandan lazerler aynı sistemden çalışıyor.

Bazı lazerlerin altından yada üstünden kolaylıkla geçebiliyorsunuz ama bazen geçmesi imkansız oluyor. O yüzden kızıl ötesi gözlüklerle lazerlerin kablolarını takip elektrik kutusunu bulabiliyorsunuz. Vurun ve lazerler sönecek. Bu lazerler düşmanlara işlemediği için, öldürdüğünüz her hangi düşmanı taşıyıp lazerlerin yanına giderseniz sönüyor. Bazı görevlerde mayınlar bile mevcut ki yine gözlüklerle onların yerlerini tespit etmek zorundasınız.

Düşmanların birim çeşitliği epeyce fazla. Sıradan askerler, miğferli asker, tepeden tırnağa zırhlı askerler, kalkanlı askerler, özel casuslar, keskin nişancılar, teknisyenler ve köpekler. Her düşmanın bir üstünlüğü var onları yenmek için farklı taktik kullanmalısınız. Full zırh giyenler ise ya kafasındaki miğferi çıkartarak vurmak yada sessizce arkadan veya yüksek yerden üstüne atlayıp yakın muharebe ile işini bitirmelisiniz.

Eğer diğerleri gibi direk önüne koşarak ve yakalamak istiyorsanız sakın yapmayın. Zırhlılar hemen sizi sert şekilde itiyor ve bir kaç mermi sıkarak canınızdan oluyorsunuz. Teknisyenler ise uzaktan kumanda ile patlayıcı drone kullanıyor. Yerinizi belirtmekte bile kullanılıyor. Teknisyenlerin jammer’ları olduğu gece görüşlü gözlükler çalışmıyor ve aygıtlarınız bozuluyor. Bir diğer tehlikeli düşman ise köpekler. Köpekler adeta baş belası ve her seferinde işinizi daha da zorlaştırıyor.

Sizi görmese bile kokunuzu alıyor ve hemen havlıyor. Böylece herkes alarma geçiyor ve köpek size doğru koşuyor. Sizi kolunuzdan yakalıyor ve ondan kurtulmak istediğiniz an diğer düşmanlar sizi rahatlıkla vurabiliyor. Bu yüzden Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist oyunundaki düşman çeşitleri hem gizlilik açısından hemde savaş açısından güzel tasarlanmış. O yüzden sürekli kaçış halinde olacaksınız.

Çatışma esnasında günümüzün oyunlarında olduğu gibi siper alıp ateş etmek var. Sam siper aldığında her zaman eğilir pozisyonunda duruyor. Ara sıra nişan almakta zorluk çekebilirsiniz çünkü Sam sürekli siperin üstünden nişan alacağına yanlarından nişan alıyor ki çok alçakta oluyorsunuz ve ne düşmanı görebiliyorsunuz nede hedef tutabiliyorsunuz. Düşmanlar ön, yan ve arkadan bıçak yada dövüş ile müdahale edebiliyorsunuz.

Arkadan saldırmak en güvenlisi çünkü çatışma esnasında önden yada yandan saldırdığınızda o sizden önce davranıyor. Splinter Cell: Blacklist Co-op esnasında ise esir alınıyorsunuz. En güvenli yöntem ise tepesine yüksek yerden atlamak yada kıyıda duruyorsa onu alttan çekip aşağıya atabiliyorsunuz.

Oyunda ne kadar sessiz gidiyorsanız bir o kadar avantajınız var. Her zaman olduğu gibi gölgeler sizin dostunuzdur. Lambaları ister ateş edip yok edin, ister elektro manyetik silahlarla bozun. Karanlıkta olduğunuz zaman sırtınızda küçük led lamba parlıyor ve böylece sizi kimse göremeyeceği anlamına geliyor. O yüzden sürekli karanlıkta ilerleyin yoksa aydınlık ortamda düşmanlar sizi hemen görebiliyor. Bazı yerlerde şimşek çakabiliyor yada ışıklar açılıyor ve her yer aydınlandığı için deşifre olabilirsiniz.

Akıllı cihaz kullanmayı sakın unutmayın. İster öldürücü olsun ister zararsız olsun bu cihazlar tıpkı casus gibi oynamanızı sağlıyor. Eğer gerçekçi takılmak istiyorsanız Perfectionist zorluğunu seçin. Böylece düşmanlar sizi daha rahat fark edebiliyor, daha agresif oluyor, gözlükler ile duvarın arkasından görme yeteneğini kaybediyorsunuz.

Görev sırasında belirli noktalarda cephaneyi dolduramıyorsunuz ve Mark & Execute yeteneğini kullanamıyorsunuz. Kısaca gerçek Sam Fisher gibi oynuyorsunuz ve Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist’i bitirdiğiniz zaman bir de bu zor seviyeyi deneyin.

Tom Clancy's Splinter Cell: Blacklist İnceleme

Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist Hatalar:

Maalesef Splinter Cell: Blacklist gibi şahane bir oyununda da hata ve eksikler var. İlk sorunu ise bug ve hatalar dolu. Bazen düşmanların bakış açısı kör yada çok hassas olabiliyor. Böyle durum oyunu dengesiz yapıyor. Sürekli sinir bozucu sürprizler karşınıza çıkabiliyor. Bir diğer saçmalık ise bastığınız düğmeler yanıt vermeyebiliyor. Bir bilgisayarı ha*k yapmak için A/X tuşuna basmalısınız. Bazen ne kadar bassanız bile oyun yanıt vermiyor. Onun için biraz hareket edip yeniden denemelisiniz.

Oyunda her yere tırmanmak çok güzel unsur. Fakat bazen oyun verdiğiniz komutları çok hassas kılabiliyor. Oyunda hızlı koştuğunuz an akıllı engel atlama sistemi ile kolaylıkla ilerleyebiliyorsunuz. Fakat kısa duvarların yanında koştuğunuz zaman bilgisayar yanlış anlayıp duvara tırmanıyorsunuz ki bu olay sabrınızı yok ediyor.

Ayrıca loading ksımları oldukça uzun. İster göreve gidin yada görevden geri dönün. Loading kısımları cihazınızı tıkatma gibi sorun çıkartıyor. Bu kusurlar adeta oyunun teknik sorun yaşadığını gösteriyor. Oyun çıkalı bir ay oldu ve hala sorunlara çare bulunamadı.

Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist Kusurlar:

Oyunlarda teknik hatalar olabilir ama bazen kusurlar oyunun kalitesini düşürebiliyor. İlk sorun ise bazen düşmanların görüş mesafesi çok düşük yada harbiden körler. Karanlıkta görünmüyorsunuz fakat gündüz dışarıda gölge olan yerlerde bile rahatlıkla gizleniyorsunuz. 5-10 metrelik mesafeden önlerinden eğilerek geçseniz bile sizi biraz gözlerine batıyorsunuz.

Fazla durursanız şüphelenip yaklaşmaya başlıyor ve sonra hiç yabancı şahıs görmemiş gibi yürümeye devam ediyor. Üstlerinden yakından geçseniz bile sizi görmüyorlar. Yani düşmanlar yukarı veya aşağı doğru görme menzilleri düşük. Bu yüzden bu tip sorunlar oyundaki casusluk realizmini düşürüyor.

Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist Multiplayer:

Bunca oyunu anlattıktan sonra sıra geldi Spies vs Mercs (SvM) moduna. Bu mod Chaos Theory’de çıkış yapmıştı. Bu Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist multiplayer mod ile çok farklı deneyim yaşayacaksınız. Bu modda iki türlü asker var; biri paralı asker (Merc) ve diğeri ise casus (Spy). Standart oyunda ise bir mapta 3 ha*k terminali var. Askerler yavaş hareket eden tehlikeli silah silah kullanan birimdir. Amacı casusları öldürüp terminallerin ha*k edilmesinden korumaktır.

Casuslar hızlı ve her yere tırmanan birimdir. Bir terminale gidip ha*k etmesi lazım fakat bu durumda ha*k edilen odada saklanması lazım. ha*k %100 tamamlanınca kazanıyorsunuz fakat ha*k tamamlayana kadar baya müddet var ve askerler sizi didik arayacaktır. Eğer ölürseniz 20 saniye sonra ha*k miktarınız sıfırlanacaktır. O yüzden diğer casus arkadaşlarınız ha*k etmesi lazım ve sorumluluk ona düşüyor. Burada olan maplar çok karanlıktır ve askerler sürekli el feneri kullanıyor ve casuslar ise gece görüşlü gözlük kullanıyor.

Askerler sürü halinde ilerlemesi lazım çünkü casuslar sizi sessizce bıçak ile yada yukarıdan atlayıp sizi bir vuruşla öldürebilirler. Hem asker olduğunuz zaman first-person halinde oynuyorsunuz yani arkanızı göremiyorsunuz. Askerler bu nedenle sürekli etrafına ve yukarılara bakmak zorunda.

Casuslar bir kaç kurşunla ölüyorlar ve casuslar sadece sersemletici silah kullanıyorlar. Bu yüzden casuslar sürekli yakın temas ile sizi bıçak ile öldürmesi lazım. Bir raunt bitiğinde taraf değiştiriyorsunuz yani asker iseniz bu sefer casus olarak oynuyorsunuz. Maçlar 2vs2 ile 4vs4 arasında oynanılıyor.

Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist Modlar:

Splinter Cell: Blacklist bu oyun moduna yeni modlar sunuyor. Günümüzde olduğu gibi klasman yapma seçeneği sunuyor. Burada asker veya casus kişiselleştirebiliyorsunuz. Casuslar tabanca ve tüfek kullanırken, askerler daha fazla zırh ve ağır silah kullanma özelliğine sahip oluyorlar.

Askerler karanlıkta daha rahat görmek için adrenalin ilacı kullanabiliyor. Casuslar sonar ile askerlerin yerine tespit ediyor. Jammer ile casusların gözlüklerini bozabiliyorsunuz ki casuslar sizi duvarın arkasından görebiliyorlar.

Yani yeni nesil SvM klasik SvM’den çok farklı fakat yenilikler casusları askerlerden çok daha üstün kılıyor ve çoğu bu durumdan şikayetçi. Ben bile casus ile oynarken askerleri rahat bir şekilde bıçakla art arda öldürebiliyorum. Asker ile oynadığınız zaman casuslar her yerden gafil avlıyorlar. SvM çok zevkli ve çok akıllı mod fakat bu durum kişiden kişiye değişebiliyor. O yüzden SvM’e baya alışmanız lazım.

Kısacası; oyunda çok uzun ve yapılacak bir sürü görev var ve oyunun yeniden köklerine geri dönmesi çok iyi olmuş.

Not: Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist; XBox 360 versiyonunda 2 disk halinde geliyor. İkinci disk 3 Gb. büyüklüğünde HD yüzey barındırıyor, fakat 5. görevden sonra 2. disk kullanmak zorundasınız. Ayrıca konsolarda Wii U kazanıyor. Wii U’da screen tearing sorunu XBox 360 ve PS3 kadar olmuyor ve biraz daha rahat çalışıyor.

Puanlamalar
Editörün Puanı
Okur Puanları
Siz de Puanlayın
Genel Değerlendirme
8.5
9.5
8.5
Editörün Puanı
9.5
Okur Puanları
2 Oy
Oyladınız
Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
100%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...