İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Torchlight II İnceleme

Fate oyununun yapımcısı ve Blizzard North stüdyosunun kurucuları tarafından kurulan Runic Games, ilk oyunları Torchlight ile kayda değer bir başarı yakaladılar. Her ne kadar eksikleri olsa da Torchlight güzel bir RPG oyunuydu. Açıkçası ikinci bir oyun çıkmasını pek beklemiyordum. Torchlight’tan önce Fate ve Diablo II oynamam ve oyunun aşırı derecede Fate’e benzemesi yüzünden Torchlight II gibi başında oturup saatlerce oynayamadım.

Ordrak’ın ölümü ve sonrası: Oyuna girişte çizgi film tadında (bana bir yerden fena bir şekilde tanıdık gelen) açılış sinematiğini izleyerek ana menüye geliyoruz. İlk oyuna göre çok fazla değişmeyen ana menüde standart olarak yeni oyun, oyun yükleme ve ayarlar gibi şeyler var. Destroyer, Alchemist ve Vanquisher’ın (ilk oyunun karakterleri) antik yaratık Ordrak’ı öldürmeleri ile biten ilk oyundan birkaç yıl sonra Alchemist, Ember’in tehlikeleriyle takıntılı hale gelerek Ordrak’ın kalbini çalar, Torchlight kasabasını yok eder ve Estherian Stepleri’nden yolculuğuna başlayarak altı elementin dengisini sağlayan Elemental Guardian’ların güçlerini çalar. Ortaya yeni çıkan kahramanımız ise Alchemist’i takip ederek yarattığı kaosu durdurmak için görevlendiriliyor.

Torchlight II Sınıflar: Oyunda dört farklı sınıf bulunmakta, bunların üçü ilk oyundaki görünüş ve rol olarak çok benzemekte. Yine ilk oyundaki gibi her sınıfın üç adet yetenek ağacı bulunmakta. Bunlara dahil edilebilecek, her sınıfın kendine özgü Charge Bar denen ve hasar verdikçe dolan barı bulunmakta. Bu barlar haliyle her sınıfta değişik. Sınıfların kullandıkları silahlarda ise bir kısıtlama yok, yani Berserker sınıfı ile asa kullanabilirsiniz ancak etkisi tartışılır.

Berserker: Normal bir RPG’de görebileceğiniz savaşçı sınıfları benzemesine rağmen, hayvan ruhları çağırabilmesi gibi yetenekleri benim gözümde Berserker’ı ayırıyor. Yakın dövüş ağırlıklı bir sınıf. Charge Bar’ı dolduğunda normal vuruşlar %100 şansla kritik hasar vuruyor.

Embermage: Klasik büyücü sınıfı. Ateş, buz ya da elektrik üzerine ağırlıklı oynayabiliyor, asa ve değnek gibi silahlar kullanıyor. Charge Bar’ı dolduğunda yetenekleri mana harcamayarak %25 ekstra hasar veriyor.

Outlander: Klasik okçu ya da uzaktan hasar veren RPG sınıflarının görünüşüne sahip olsa da yetenek ağaçları pek benzemiyor. Ateşli silahlar, yay ve arbalet üzerine yoğunlaşan Outlander sınıfı, silahlarını güçlendiren, düşmanlarını güçsüzleştiren ya da ufak büyüler üzerine üç sınıfa ağacından birini seçebilir. Charge Bar’ı doldukça kritik hasar şansı, büyü yapma hızı, saldırı hızı ve saldırılardan kaçma şansı artıyor.

Engineer: Baya ilginç bulduğum bir sınıf. Bir yandan kılıç, çekiç ve balta gibi silahlarla yeteneklerinizi kullanıp, diğer yandan sizi iyileştiren ya da düşmanlarınıza saldıran ufak robot çıkartabiliyorsunuz. Hatta isterseniz zırhınızı ve dayanıklılığınızı geliştirebilirsiniz. Charge Bar’ı doldurduğunuzda beş kere kullanabileceğiniz yetenek güçlendirme kazanıyorsunuz (kullandığınız yeteneğin hasarını bir seferlik arttırma gibi)

Değişiklikler: Torchlight II’de artık seçtiğiniz sınıfın cinsiyetini, suratını ve saçını değiştirebiliyorsunuz. İlk oyunda sadece 3 sınıf vardı ve karakterlerin görünümlerini değiştiremiyordunuz. Yanınızda dolaşan yoldaş hayvan seçenek yelpazesi genişlemiş durumda. İlk oyunda sadece kedi ve köpek seçebilirken (kutulu ve XBL sürümlerinde ek olarak 2 hayvan daha vardı) Torchlight II’de sekiz adet seçim bulunmakta ve ayriyeten renklerini değiştirebiliyorsunuz. Kullanıcı arayüzü daha rahat kullanılabilir bir hale getirilmiş ve ilk oyundaki garip yazı tipi yerine daha düzgün yazı tipi kullanılmış. Yapılan en büyük iki değişiklikten biri oyunun açık dünya olması, sadece bir köy ve kat kat zindandan oluşmamakta. Açık dünya olması bahsettiğim Fate isimli oyun değil de, daha çok Diablo havası katmış. İkincisi ise Online co-op ve LAN co-op gelmiş olması.

Torchlight II İnceleme

Torchlight II Oynanış: Klasik bir RPG oyunundan farklı olarak “karakter savaşçı ise A karakter puanı (stat) ağırlıklı git, tank olmak istiyorsan B yeteneğini geliştir” gibi bir şey pek göremedim. Kendi oynanış tarzınıza göre bir yapılandırma kullanabilirsiniz, ister tek yetenek ağacı ağırlıklı kullanın, ister iki yetenek ağacından geliştirmek istediğiniz bir kaç yeteneği geliştirin. Geliştirdiğiniz yönde ve oyunu doğru oynadığınız sürece bir sıkıntı olmaz.

Oyunun açık dünya olduğundan bahsetmiştim. Bu şekilde, oyunda ilerledikçe farklı köylere, karlı dağlardan çöllere, bataklıklara kadar farklı iklimlere rastlıyorsunuz. Tabi oyun sadece açık dünyadan ibaret değil, zindan ve açık dünya arasındaki denge güzel kurulmuş. Farklı yerlerde bulunan zindanlar ve yanlarında size görev verecek birileri bulunmakta. Açık dünyada ise işiniz sadece zindan keşfetmek değil. Kimi yan görevler zindanlarda bulunduğu gibi kimileri açık dünyada yapılıyor ve görevler dışında her haritada sizi bekleyen altın sandıkları açarak, çok güzel eşyalar bulabilirsiniz. Tabi ilk önce anahtarı bulmanız gerek. Ayriyeten oyuna tekrardan başladığınızda bütün haritalar ve zindanlar farklı oluyor ki yeniden oynanabilirlik adına çok hoş bir şey. Yeniden oynanabilirlik demişken, oyunun sonuna kadar yaklaşık olarak aynı şeyleri farklı olarak yapmak biraz sıkıcı olabiliyor ancak türündeki oyunları oynadıysanız ve seviyorsanız sıkılacağınızı düşünmüyorum.

Yanımızda dolaşan yoldaş hayvanlarımız, düşmanlara saldırarak onlara zarar vererek ve bazen size saldırmalarını engelleyerek oynanışı bir nebze kolaylaştırıyor. Kendilerine ait çantalarıyla, şehirden uzaksanız ya da dönmek istemiyorsanız koyduğunuz eşyaları satması için hayvanınızı gönderebiliyorsunuz. Üç adet eşya giyebilen hayvanlarınızı, görevlerden ya da düşmanlarınızdan çıkan itemlerle de güçlendirebilirsiniz.

Torchlight II Ses ve Grafikler: Çizgi film havasındaki grafikler oyunun ciddiyetini çok hafif düşürmekte, zemin dokularının biraz bulanık olması dışında bir eksiği yok. Karakter, silah, zırh, düşman ve NPC gibi şeylerin doku kalitesi ise zemin ve su dokularından temiz. Karakterinizin modellemesi diğer modellemelere göre daha iyi, diğer modellemelere baktığınızda ufak tefek yamuk yerlerini görebiliyorsunuz ancak bu oyun yakından bakarak oynanmadığı için büyük bir sıkıntı değil. Genel olarak grafikleri toparlarsak, her şey birbiri ile uyumlu ve güzel duruyor. Çevre, düşman, NPC ve karakter seslendirmeleri grafikler gibi güzel ama bir kaç kötü yanı var. Görev aldığınız NPC’lerin sesleri pek güzel olmaması gibi. Müzikler ortama uyup sizi daha çok oyuna çekiyor. Hele bir zindana girdiğinizde hafif gerici olan müzik, çizgi film gibi olan grafiklerin düşürdüğü ciddiyet eksiğini kapatıp, üstüne daha da ciddileştiriyor.

Sonuç: Torchlight II oyununu en büyük rakibi olan Diablo III ile hiç karşılaştırmadım, karşılaştırmak gerekirse de Diablo III’ün sahip olmadığı güzel şeylere sahip. İlk olarak oyunda yeniden oynanabilirlik var. İkinci olarak karakterinizi istediğiniz gibi şekillendiriyorsunuz ve son olarak oyunun fiyatı düşük verdiğiniz her kuruşu hak ediyor. Bunların üzerine de denecek pek bir şey yok, RPG seven herkeste olması gereken bir oyun olarak düşünüyorum.

Oy Kullan
Çok İyi
0%
İyi
0%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...