İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Bodycount [2011] Oyun İncelemesi
0

Stuart Black, yıllar önce soyadını verdiği Black isimli oyunla herkesin gönlünü fethetmiş, bundan sonra çıkartacağı oyunlar içinde büyük umutlar vaat etmişti. İşte bu uzun bekleyişin ve Black’in hatıralarıyla geçirdiğimiz süre sonucunda, aynı yapımcıdan çıkan Bodycount bakalım selefinin izinden gidip beklenilen başarıya ulaşabilmiş mi?

BodyCount oyununu açtığınızda ilk olarak sizleri sade bir menü karşılayacak. Çoğu oyunda eleştiri konusu olan sade menüler, ne yalan söyleyelim bu oyuna yakışmış gibi. Ancak oyuna başladığınız andan itibaren, oyunun sonuna kadar bir elin parmaklarını geçmeyen sayıda video izlemeniz, oyunun akıcılığını ve sürükleyiciliğini olumsuz etkilemiş.

Bodycount Hikayesi:

Oyunun yapımcısı Stuart Black’e sanırım Bodycount’un hikayesini sorduğumuzda alacağımız cevap bu: Hikaye mi, ne hikayesi illa bir hikaye arıyorsanız kaos olsun. Aslında haksızlık etmeyelim, oyunun elbette bir hikayesi var ancak, resmen öylesine hani hikaye ne diye soranlara cevap niteliğinde bir şey bu.

Bodycount 2011 oyunundaki kahramanımız Jackson, Network isimli bir örgütün elemanı. Bu örgütün amacı, ülkeler arasında olası muhtemel sorunlara önceden müdahale etmek ve savaşları engellemek. Yalnız hemen belirtelim, oyundaki görevlerde bu hikayeye birebir uygunluk göstermiyor. Çoğu zaman, kimi neden öldürdüğünüzü, nereyi neden bombaladığınızı anlayamadan görevleri tamamlamış oluyorsunuz.

Oyunda, ne binaların içerisine saklanmak güvenli ne de kum torbalarının ardında sipere yatmak. Çünkü, o heybetli koca koca binalar, ardı ardına atılan bombalar ile hasar alıp sonrasında yıkılabilir, siperlerde bir yaylım ateşi sonrasında paramparça olabilir.

Bu yapıma başta gerçeklik ve heyecan olmak üzere birçok artı katmış. Ancak, bazı binaların sebebini anlamadığımız bir şekilde, hiçbir şekilde hasar görmemesi ya da bazı araçların silahlardan etkilenmemesi, bu çevre etkileşimine gölge düşürecek nitelikte maalesef. Madem Bodybount 2011 oyununun eksilerinden bahsediyoruz o zaman çevre renkleriyle devam edelim.

Grafiklerde kullanılan soluk ve mat renkler, inanın bir yerden sonra sizleri depresif ruh haline sürükleyebilir. Bunun yanında, yapay zeka (ya da zekasızlık demek daha doğru olur) dayanılamayacak kadar kötü. Oyunu oynarken bunun o kadar çok örneğini görüyorsunuz ki, hangibirini söyleyelim inanın bilemiyorum.

Mesela, siz silahınızın kurşunlarını doldururken, adil Teksas silahşörleri gibi, bu işlemi bitirmenizi bekleyen düşmanlar ya da iki metre mesafeden pompalıyı patlattığınız anda 3-5 metre uçması gerekirken üzerinize düşen insanları görebilirsiniz. Tabi, burnunuzun dibine kadar girmenize rağmen sizi göremeyen ve mel mel çevreye bakınmaya devam eden düşmanları da unutmamak lazım.

Body Count Grafikler:

Oyunun grafikleri, bizlere milenyum çağından çok daha gerisini anımsatıyor. Hani, bilmesek bu oyunun yeni çıkmış bir yapım olduğuna dünyada inanmayız. Oyunun grafikleri genel manada vasatı aşamıyor. Abartıyorsunuz diyenler için basit bir örnek vermek gerekirse, silahla zoom yapmayı denendiğinizde bile oyunun takıldığını ve piksel hataları verdiğini göreceksiniz.

Bodycount [2011] Oyun İncelemesi

Peki çevre grafikleri nasıl diye sorarsanız, oyunda başlarda orta seviyede diye nitelendirebileceğiniz evler, araçlar, düşmanlar, oyunun ilerleyen bölümlerinde kendisini tekrar eder bir hal alıyor. Oyunda, belki de en az göze çarpan şey ses grafikleridir. Diğer unsurlara göre daha başarılı olan bu unsurunda bazı hataları yok değil. Fakat yine de arada birbirine giren sesler ve sürekli bize komut veren bayan sesi dahi, başarılı silah ve yıkılma efektlerinin önüne geçemez.

Bodycount Oynanış:

Bu kadar eleştiri yeter diyenler için şimdi de yapımdaki bazı olumlu bölümleri aktaralım. Öncelikle, Quick tarzı hızlı oyunları sevenler kesinlikle Body Count’tan büyük keyif alacaklardır. Çünkü bu maceramızda da, sürekli bir hareket, savaş ve ateş içerisindeyiz. Düşmanlarımızı birkaç farklı şekilde öldürebiliyoruz ve öldürüş şekline göre de tecrübe puanları kazanıyoruz.

Son zamanlarda alıştığımız “bar” sistemine bu oyunda da rastlıyoruz. Hem tecrübe puanlarımızı hem de sağlığımızı bu şekilde takip edebiliyoruz. Kazandığımız tecrübe puanları ile kısa ama çok etkili saldırılar yapabiliyoruz. Ancak sağlık konusunda sizleri uyarmadan edemeyeceğiz.

Bodycount’da, öyle şiddetli yaralanmalarda derin derin nefes almalar, kalp atış ritimleri ya da kırık ekranlar beklemeyin. Ani ve beklenmedik ölümleri çokça yaşayacağınız oyunda, kısa süreli dinlenmeler zaten kısa olan oyunu daha kısa bir sürede bitirmenizi sağlayacaktır.

Sonuç:

Bodycount, oyun sıralamanızda üst sıralara oynayacak bir yapım değil. Ama yine de bu artısıyla eksisiyle oyun koleksiyonunuzda bulundurmanız çeşitlik açısından olumlu olacaktır.

Künyesi
Yayımcı

Codemasters

Yapımcı

Guildford Studio

Çıkış Tarihi

23 Ağustos 2011

Platformlar

PlayStation 3, XBox 360

Oyun Türü

FPS

Oyun Motoru

EGO Engine

ESRB Rating

MATURE 17+

Puanlar
Editörün Puanı
Okur Puanları
Siz de Puanlayın
Genel Değerlendirme
7.0
7.8
Aldığı Puanlar

Bodycount 2011, bizlere güzel bir çevre etkileşim sistemi sunuyor.

7.0
Editörün Puanı
7.8
Okur Puanları
1 Oy
Oyladınız
Yazıyı Oyla
Çok İyi
0%
İyi
100%
Fena Değil
0%
Beğenmedim
0%
Yazar Hakkında
Kalof Tati
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...