Oyun Rehberleri
Hoşgeldiniz...
Dark Souls 3 Dövüş Rehberi
0

PC, PS4 ve Xbox One platformlarında oynanan Dark Souls 3 boss dövüşçü karakterleri için detaylı bir dövüş rehberi hazırladık, umarız beğenirsiniz. Serinin her oyununda olduğu gibi elbette Dark Souls 3 de her RPG oyuncusuna hitap edebilecek türden bir yapım değildi. Daha doğrusu her RPG oyuncusu Dark Souls 3’e hitap edemiyordu.

Bu durum elbette ki yapımın mekaniklerinden, oynanışından, sunduğu hikayeden kaynaklanıyor olsa da başlıca en büyük neden, oyunun zorluğunun pek çok yeni oyuncu için ağır gelmesi. Gerçi oyunu co-op olarak oldukça rahat bir şekilde ve öğrenerek oynama ihtimaliniz her zaman için var fakat Dark Souls 3’ü co-op olarak bile oynuyor olsanız boss dövüşlerinde durum biraz ilginç bir hal alabiliyor. Yapımda bulunan ilk boss dövüşünü bile oyuncuların çok uzun bir süre zorlanacağı türden hazırlanmış ve bu dövüşü tek başınıza tamamlamak zorundasınız.

Boss Dövüşleri:

İşte tüm bunları düşündüğümüz zaman sizlere Dark Souls 3 dövüş rehberini hazırlamaya karar verdik. Bu rehberde Dark Souls 3’ün oyununun genel taktik ve mekaniklerinden ziyade, boss dövüşlerinin detaylarına ineceğiz. Dilerseniz daha fazla sözü uzatmadan oyuncuları zorlu durumlara sokan bu dövüşleri incelemeye başlayalım.

Iudex Gundyr:

Iudex Gundyr Dark Souls 3’ün ilk boss dövüşü olarak karşımıza çıkıyor ve az evvel de dediğim gibi bu dövüşte tek başınasınız. Bir defa daha belirtmekte fayda var diye düşünüyorum, eğer oyun hakkında herhangi bir fikriniz yoksa mutlaka ama mutlaka Knight sınıfını tercih edin. Gerek sahip olduğu kalkan ve gerekse diğer sınıflara göre başlangıçtaki ekipmanları yönünden daha rahat bir dövüşle karşı karşıya kalırsınız.

İşte burada uygulamanız gereken ilk ve en önemli Dark Souls kuralı devreye giriyor… takla atmak. Takla atmak gerek normal düşmanlara karşı, gerekse boss dövüşlerinde sürekli olarak ve zamanlı bir şekilde kullanmanız gereken bir aksiyon hareketidir. Zaten bu ilk boss dövüşünde gerek alacağınız hasarın çok yüksek olmaması ve gerekse boss’un zaten oldukça hantal olması bunu zamanında uygulayabilmeyi öğrenmeniz için ideal olacaktır. İşte bu kısma da hemen kapılıp aldanmamak lazım, Gundyr’in canı her ne kadar hızlı bir şekilde azalıyor olsa da %50 civarına geldiğinde sevgili arkadaşımız bir dönüşüm geçiriyor ve çok daha tehlikeli bir hale geliyor.

Buradan sonra artık atacağınız taklalara daha çok dikkat etmeniz gerekiyor, çünkü bir önceki formuna göre Gundyr artık çok daha fazla hasar ile size karşılık veriyor olacak. Bu formdayken bir diğer dikkat edebileceğiniz unsur ise, olabildiğince boss’un yakınlarında kalmaya çalışın ve etrafında dönün. Bu şekilde zaten yine hantallığını koruyan boss, size çok fazla saldırma imkanı bulamayacak ve onu kolayca yenebileceksiniz.

Bir konuyu tekrardan hatırlatmak istiyorum ki bu takla atma, savunma yapma gibi kontrolleri Iudex Gundyr’e karşı olabildiğince geliştirmeniz, daha sonraki karşılaşacağınız boss dövüşleri için sizin yararınıza olacaktır.

Boreal Valley Vordt:

Evet, işte bu yerinde duramayan çirkin arkadaşımız Boreal Valley Vordt ise yapımda karşılacağımız ikinci boss dövüşünü bizlere sunacak olan yaratığımız. Bu dövüşte dikkat etmeniz gereken ilk kural, Vordt’un sizi dondurabileceği olmalı. Zaten saldırılarını aldıkça alt tarafta “Frostbite” olarak da geçen bir barın dolduğunu göreceksiniz ve bu durum da sizi daha yavaş bir hale sokacak. Bu nedenle oldukça dikkatli ve hasar almadan bu dövüşü sürdürmeniz önemli.

Yakın dövüş karakterler için önerilebilecek en mantıklı şey, elbette ki bu boss’a olabildiğince yaklaşmak ve balyozuyla yapacağı saldırıları elinizde geldiğince takla atarak ya da savunma yaparak engellemek olacaktır. Aksi taktirde bu kombolar oldukça can yakıcı olabiliyor.

Yine diğer bir uygulayabileceğiniz yöntem ise sürekli olarak Vordt’un arkasından saldırmak olacaktır. Zaten yine aynı ilk boss dövüşünde olduğu gibi oldukça hantal olan Vordt size pek karşılık veremeyecektir. İkinci aşamada ise pek heyecanlanacak bir şeyiniz yok, sadece boss’un yapacağı çılgın koşulara karşı dikkatli olmanız yeterli olacaktır. Ayrıca unutmadan söylemek lazım, eğer bir büyücü karaktere sahipseniz kullanacağınız karanlık büyüler Vordt’a ekstra hasar vermenizi sağlayacaktır.

Curse-Rotted Greatwood:

Aslına bakarsak bu boss tamamen opsiyonel bir yere sahip. Dilerseniz Curse-Rotted Greatwood’a hiç bulaşmadan da karşısındaki kapıdan yolunuza devam edebilirsiniz fakat elbette ki bir Dark Souls 3 oyuncusu böyle bir şey yapmaz! Hem daha fazla ruh elde etmek, hem de yeni ekipmanlara kavuşmak adına bu savaşı verme kararı alırsanız da çok fazla paniklemenize gerek yok.

Burada önemli olan nokta, boss’un üzerinde bulunan yumurtaları hedef almanız olacaktır. Zaten aksi taktirde boss’a hasar verme gibi bir şansınız da bulunmuyor. Diğer bir dikkat etmeniz gereken nokta ise ilk aşamadayken gelecek olan düşmanları da ortadan kaldırmanız ya da boss’a kaldırtmanız olacaktır.

İkinci aşamadaysa boss ile birlikte yerine dibine doğru bir iniş yaşayacaksınız ve daha dar bir alanda savaşınızı sürdürmek zorunda kalacaksınız. Yine aynı ilk aşamada olduğu gibi burada da pek bir sorun yaşamayacaksınız. İlk aşamaya göre burada dikkat etmeniz gereken tek nokta, boss’un eli olacaktır. Elini kafanıza indirmesi can yakabileceği gibi sizi yakalaması büyük ihtimalle ölümünüzle sonuçlanacaktır. Bu nedenle sürekli boss’un etrafında hareketli kalmaya özen göstermelisiniz.

Crystal Sage:

Yine oldukça rahat bir boss dövüşü ile karşı karşıya kalmış durumdasınız. Crystal Sage ile dövüş sırasında tek dikkatli olmanız gereken konu, menzilli saldırılar olacaktır. Bu saldırılar gelmeye başladığı zaman sabırlı olmanız oldukça önemli, çünkü bu saldırılardan alacağını hasar oldukça sağma olacak ve kısa sürede ölmenize neden olacaktır.

İkinci aşamaya geçtiğiniz zaman ise beş tane boss’la birlikte uğraşmanız gerekiyor, işte bu noktada biraz problem yaşayabilirsiniz çünkü bu boss’ların her biri aynı ilk aşamada olan menzilli saldırıları yapmaya başlıyorlar. Bu sırada yapabileceğiniz en mantıklı hareket, etrafta bulunan kolonları dikkatli bir şekilde kullanmanız olacaktır. Aynı zamanda ilüzyonların can değerlerinin oldukça düşük olması da yine rahat bir şekilde onları ortadan kaldırmanızı ve daha sonrasında boss’a odaklanmanızı sağlayacaktır.

Deacons of the Deep:

Bu savaş ilk başta gözünüzü biraz korkutabilir ama hemen panik yapmayın. Doğru şekilde hareket etmeniz durumunda yine oldukça basit bir dövüş ile karşı karşıya olacaksınız. Burada bulunan önemli nokta ise gelen düşmanlar her ne kadar kolay öldürülebiliyor olsalar da önemli olan doğru düşmanı hedef almak. Kalabalığın içerisinden her zaman için kırmızı bir şekilde buhar yayan düşmanı hedef almanız gerekmekte. Aksi taktirde diğer düşmanları isterseniz saatlerce öldürün herhangi bir şekilde boss’un canı azalmayacak ve bu öldürdüğünüz düşmanlar da yeniden hayata dönecektir.

Archdeacon Royce’un olaya dahil olmasıyla birlikte ise sakın onu yalnız bir şekilde bırakmak adına diğer düşmanları peşinizde koşturarak ondan uzaklaştırmayı denemeyin. Bunu yapmanız halinde düşmanlar bir ilahi söylemeye başlayacak ve hava bir anda kararacak… Ardından ise ölümle lanetleneceksiniz. Son olarak mavi giysili olan papazlara da dikkat edin, çünkü onlar diğer düşmanlara göre daha hızlı hareket etmekle kalmıyor, aynı zamanda daha fazla da hasar veriyor.

Abyss Watchers:

Evet öncelikle belirtmek istiyorum ki Abyss Watchers dövüşü biraz daha komplike bir şekilde işliyor. Karşınızdaki boss’u aynı sıradan bir düşman ya da bir oyuncu gibi düşünebilirsiniz. Bunları söylememin nedeni ise bu savaşta; düşman saldırılarını kılıç ya da kalkan ile savuşturabilir, ona arkasından yapacağınız bir saldırı ile ciddi bir hasar altında tutabilirsiniz.

Şimdi asıl konumuza geri dönebiliriz. Bu dövüşün komplike olmasının esas nedeni ise birden fazla düşmanla savaşacak olmanız. En azından ilk aşama için… Aslına bakarsak sakin ve savunma ağırlıklı bir oyun sergileyerek yeni gelen düşmanlarla savaşmak durumunda kalmaya bilirsiniz de. Öncelikle ilk düşmanın canının ne kadar kolay gittiğine aldanmayın, çünkü çok geçmeden ikinci düşman da alana dahil olacak ve ortalık bir anda şenlenecek.

İşte bu aşamadan sonra tamamen savunma ağırlıklı ve dikkatli bir oyun çıkartmaya çalışın ve olabildiğince az flash tüketin (çünkü bu flask’lere daha sonra ihtiyacınız olabilir). Üçüncü düşman duruma dahil olduğunda ise sonunda kendinize bir yandaş bulmuş gibi hissedeceksiniz çünkü siz ters bir hareket yapmadığınız müddetçe bu son savaşçı size değil, diğer düşmanlara saldırmayı hedefleyecek.

Boss’un canını sıfırladığınız zaman, “Aman ne kolaymış!” gibi bir tepki vermeyi düşünebilirsiniz ama bunu yapmayın, zaten bunun yapmamanız gerektiğini de kısa bir sinematiğin ardından kolayca anlayacaksınız ve asıl boss dövüşü işte bu noktadan sonra başlayacak. Abyss Watchers’ın ikinci aşaması işte tam karşınızda! Burada önemli olan nokta ise aynı Dark Souls 3 oyununun en başında bulunan boss savaşında olduğu gibi tamamen doğru zamanda takla atmanızdır. Elbette elinizde bulunan ekipmanlar size sağlam bir ateş direnci sunuyorsa çok büyük problemler yaşamayacaksınız ama dediğim gibi böyle ekipmanlarınız yoksa hayatta kalmanızın tek yolu boss’un yapacağı ateşli saldırılardan tam zamanında kaçmak olacaktır.

Uzak menzilli sınıflarla oynayan oyuncular ise burada boss’un üzerlerine koşmasını bekleyebilirler. Tam üzerinize koşmaya başladığı anda zamanlamanızı ayarlayın ve doğru yöne doğru takla atın, ardından yapabildiğiniz en sağlam DPS’i boss’un üzerine boşaltın. Boss kombosunu tamamladığı zaman ise yine aynı şeyi yapmasını sabırlı bir şekilde bekleyin ve işte bu şekilde boss’u kolaylıkla alt edebilirsiniz.

High Lord Wolnir:

Bu dövüş High Lord Wolnir’in boyutundan dolayı sizi çok korkutmasın. Aslında oldukça basit ve sakin bir dövüş ile karşı karşıya kalmış durumdasınız. Önemli olan şey yine odaklanacağınız yeri doğru seçmeniz olacaktır. Dikkat ederseniz Wolnir’in üzerinde altın renginde parıldayan bilezikler olduğunu göreceksiniz ve işte sizin tam olarak saldırmanız gereken noktalar bunlardan ibaret. Bunu yapmak için de mümkünse elinizde bulunan en seri silahları tercih edin, önemli olan boss’a bu aşamada vereceğiniz hasar değil! Bu bilezikleri kırdığınız zaman zaten Wolnir oldukça büyük bir hasar alacak ve bu savaşı kolaylıkla atlatacaksınız.

Bu bileziklere saldırma sırasında ise öncelikle sağ elinde bulunan tek olan bileziği tercih edin. Bunu hallettikten sonra sol elinde bulunanları halletmeniz çok daha rahat olacaktır. Ayrıca sizi çok fazla duvarın kenarına sıkıştırması durumunda da aşağıya doğru koşmaya başlayabilir ya da hızlıca DPS uygulayarak bileziğini kırarak gerilemesini sağlayabilirsiniz.

Old Demon King:

Old Demon King ise yapmanız gereken en önemli şey, mutlaka ama mutlaka kendinize sağlam bir ateş direnci sağlamanız olacaktır. Bu sayede bu dövüşte çok daha rahat bir performans sergileyebilirsiniz. Boss size karşı yavaş, sağlam ve ateşin takip ettiği saldırılarda bulunacak. Bu saldırıları kolaylıkla takla atarak ya da elinizde bulunan sağlam bir kalkan ile (varsa) engelleyebilirsiniz. Daha sonrasında ise yapılabilecek en mantıklı hareket, mutlaka boss’un arkasına geçmeye çalışmak olacaktır.

Aslında bakarsak Dark Souls 3 boss’larının pek çoğunda uygulanan bir taktiktir bu. Eğer karşınızda hantal bir boss varsa ona daima arkadan saldırmak hayatta kalma şansınızı arttıracağı gibi, onu kolayca alt etmenizi de sağlayacaktır. Ayrıca dövüş sırasında dikkat etmeniz gereken en önemli noktalardan bir tanesi de boss bir müddet sonra yere serildiği zaman sakın her şeyin bittiğini düşünmeyin.

Bu sırada oldukça güçlü bir ateş patlamasının hazırlığının yapıldığını önceden bilmenizde fayda var ve yapmanız gereken şey ise basit. Bu gerçekleşmeden boss’u ortadan kaldırın! Yine uzak menzilli ve özellikle Pyromancer karakterine sahip oyuncuların dikkat etmesi gereken nokta ise bu boss zaten görünümünden de belli olduğu üzere ateşe karşı oldukça yüksek bir dirence sahip. Yapmanız gereken şey ise kara büyülerinize güvenmek olacaktır.

Pontiff Sulyvahn:

Evet, geldik bir heyecan dolu boss dövüşüne daha. Sizi bilmiyorum ama ben karşımdaki boss fazla hızlı ve kontrolsüzce saldırılar yapmaya başladığı zaman gerçekten de geriliyorum ve Pontiff’de tam olarak bunu oyunculara sunmayı başaran bir rakip.

Sadece hızlı olmakta kalmayan Pontiff Sulyvahn, aynı zamanda sahip olduğu iki farklı saldırı tipiyle de insanı gerçekten rahatsız ediyor. Bir elinde bulunan ateşli kılıcı, diğer elinde bulunan büyülü kılıçla birleşince bir süre sonra sahip olduğunuz tüm enerjiyi takla atmak için harcarken buluyorsunuz.

Aslında bu oldukça mantıkı diyebilirim, yine bu dövüşte de zamanlama ve özellikle sabır çok önemli. Elinizden geldiğince Pontiff’in etrafında daire şeklinde takla atarak onun saldırılarından kaçmaya çalışın ve açığını bulduğunuz an saldırınızı yapın. Biraz uzun ama oldukça güvenli olan bu yöntemle çok zorlanmayacaksınız.

Dövüşün ikinci aşamasında ise Pontiff Sulyvahn bir klon yaratacak. Bu klonu ortadan kaldırma ya da hiç bulaşmamak tamamen size kalmış durumda. Eğer onu öldürmez ve güvenli bir mesafede tutarak savaşa devam ederseniz, Pontiff’in hareketleri bunun üzerinden de takip edebilirsiniz. Fakat bu durum bana karışık geldi diyorsanız da onu hızlıca ortadan kaldırıp, dövüşünüze bu şekilde devam da edebilirsiniz.

Bu aşamada klon dışında elbette ki Pontiff bir kaç farklı hareketini de size karşı kullanmaya başlayacak. Bunlara dikkat ederek aynı ilk aşamada olduğu gibi sakin ve sabırlı saldırılarla bu boss’u da rahatlıkla ortadan kaldırabilirsiniz. Ayrıca son olarak ikinci aşamada Pontiff’in kullanacağı havaya zıplama ve ardından yere inerken yaratacağı yakıcı patlamalara özellikle dikkat etmenizde fayda var.

Yhorm The Giant:

Büyük ihtimalle Souls serisi içerisinde görebileceğiniz en kolay boss dövüşü ile karşı karşıyasınız. Gerçekten de hayal kırıklığı yaratacak türden olan Yhorm The Giant dövüşünde tek yapmanız gereken tam şarj ile saldırılarınızı gerçekleştirmek ve Yhorm’un saldırılarından basit bir şekilde takla atarak kaçmak olacaktır. Zaten oldukça kısa bir şekilde sonlanacak olan bu dövüş hakkında açıkçası söynelebilecek çok fazla da bir şey bulunmuyor.

Bildiğiniz gibi yukarıda ilk 10 boss dövüşünü nasıl geçebileceğinize dair tüyoları sizlere sunmuştuk. Bu kısımda ise rehbere kaldığımız yerden devam edeceğiz ve yavaş yavaş Dark Souls 3’ün de sonuna doğru gelmiş olacağız. Dilerseniz sözü daha fazla uzatmayayım ve giderek zorlaşan ve karmaşıklaşan dövüşler hakkında konuşmaya başlayalım!

Aldrich: Devourer of Gods:

Adı bile ürkütücü değil mi? Kesinlikle ben de size katılıyorum. Aldrich: Devourer of Gods kesinlikle en rahatsız edici ve kötü boss’lardan bir tanesi demek yanlış olmayacaktır. Kötüden kastım, mekanik olarak ya da kolaylık anlamında değil elbette. Kötü diyorum çünkü sizi kanser etme potansiyeli oldukça yüksek bir boss dövüşüyle karşı karşıyasınız.

Aslına bakarsak Aldrich’i öldürmek işin zor kısmını oluşturmuyor. Ateşe ve elektriğe karşı oldukça dirençsiz olan Aldrich’e bu tür saldırılar yapmanız da işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Ayrıca boyutundan dolayı da oldukça geniş ve büyük bir yer kaplayan Aldrich’e saldırmak oldukça kolay. Bunların hepsi oldukça güzel haberler, lakin bir de madalyonun ötesi yüzü var elbette. Aldrich size saldırı gerçekleştirirken eğer enerjiniz kalmadıysa, sizi adeta tek bir saldırı ile öldürecektir. İşte bu dövüş boyunca enerjinizi çok ama çok dikkatli kullanmanız için size bir neden!

Bir yakın dövüş sınıfı oyuncusuysanız yapmanız gerekenler oldukça basit. Derhal boss’un üzerine koşun ve kuyruğunu hedef alarak saldırın ama tekrar hatırlatıyorum, asla enerjinizi tüketmeyin. Belli bir hasara maruz kalan Aldrich: Devourer of Gods ortadan kaybolacak ve aniden alanın içerisinde ortaya çıkacak.

Büyücü sınıflarla oynayan bir oyuncuysanız maalesef haberler pek iyi değil. Aldrich, sizin yapacağınız neredeyse tüm büyü saldırılarına karşı oldukça yüksek bir direnç gösteriyor. Burada Twisted Wall of Light kesinlikle hayat kurtarıcınız olacaktır. Pyromancer sınıfına dahil bir şekilde oyunu oynuyorsanız ise durum biraz daha değişiklik gösterecektir. Burada önemli olan silahlarınıza güçlendirmenizi vermek ve yakın dövüş taktiklerinizi uygulamak olacaktır.

Dancer of the Boreal Valley:

Evet, karşımızda yine çılgın ve aktif bir boss dövüşü var. Dancer of The Boreal Valley’in kesinlikle azımsanmayacak ve oldukça tehlikeli bir hasar potansiyeli var. Lakin bunun yanı sıra güzel bir haber, kendisinin belli bir de bekleme süresi var. Sizi yakalaması kesinlikle ölmenize ya da sürünmenize neden olacağı için, bu aşamada size önerim onun silahlarına yakın bir şekilde savaşmanız olacaktır. Böylelikle saldırıları takla atarak savuşturma şansınız da daha yüksek olacaktır.

Prensesimiz, her ne kadar yüksek bir hasara sahip olsa da ritmi ve zamanlamayı bir defa ayarladığınız zaman her şey çok kolay bir hale gelecektir. Ayrıca yine ufak bir detaydan söz etmek gerekirse, zor durumlarda çevrede bulunan kolonları da avantajınıza çevirmeyi deneyebilirsiniz. Büyücü sınıfları içinse önerim, kara büyü ya da Pyromancy kullanmanız olacaktır. Bunlar da prensesimiz üzerinde oldukça etkili yöntemler arasında bulunmaktadır.

Dragon Slayer Armour:

Bu dövüşte en çok yaşayabileceğiniz problem boss’un size sadece iki vuruş yapması olacktır. Yani iki vuruşu yemeniz halinde muhtemelen ölmüş olacaksınız. Lakin panik yapmanıza gerek yok! Sadece sakin olun ve olayı çözmeye çalışın. Bunu bir defa yaptığınız zaman bu dövüş size oldukça kolay gelecektir. Armour kesinlikle bir kamyon gibi hasar veriyor olabilir ama aynı zamanda inanılmaz bir şekilde yavaş hareket eden bir boss.

Oyuncuların bu dövüşte en çok ölme nedenleri arasında, panik yapmaları ve gelecek olan kalkan saldırısını görmemelerinden kaynaklanıyor. Sizi köprüde savurabilecek bir saldırıya sahip olan bir boss ile karşı karşıya olabilirsiniz ama unutmayın ki bu dövüşü yönlendiren kişi de sizsiniz.

Onu sadece saldırılarını yapması için kıştırtın ve bunu sürekli olarak tekrar edin. Doğru zamanlamayı yakaladığnız an ise saldırıya geçin ve tekrardan bir önceki adımları uygulamaya başlayın. Ayrıca, eğer dondurucu özelliklere sahip bir silahınız varsa bu dövüş onu kullanmanız için ideal bir yer. Büyücü sınıflar içinse, boss’umuz ateş saldırılarına karşı oldukça zayıf durumda ve Pyromancer bir karakter ile oynuyorsanız onun karşısında işiniz oldukça kolay bir hal alacaktır.

Oceiros, The Consumed King:

Evet, karşımızdaki boss aslına bakarsak oldukça güçlü ve dayanıklı. Doğru şekilde yaklaşanız bile size oldukça zorlu anlar yaşatacak olan bu boss’un da elbette ki bazı zayıflıkları söz konusu durumda.

Öncelikle ona olabildiğince yaklaşmanız oldukça önemli bir nokta. Onun yeteri kadar yakınına girmeyi başardığınız zaman büyük ihtimalle size karşı yapacağı saldırıları da tutturamayacaktır. Bu sırada siz de elinizden gelen tüm hasarı onun üzerine boşaltabileceksiniz. Ayrıca bu noktada yine takla atma zamanlamanız onun saldırıları karşısında (koşma ve havadan gelecek olan) çok önemli bir hal alacaktır.

Bu yöntemin çok riskli ve rahatsız edici olduğunu düşünüyorsanız, onu tuzağa düşürmeye çalışabilirsiniz. Şarjlı saldırılarını yapmasını sağlayın, bunu yaptığı zamansa kaçarak belli bir mesafeye uzaklaşın ve büyü/ok/ateş gibi saldırılarınızı kullanın. Ayrıca bu boss’da yine elektrik saldırılarına karşı oldukça düşük bir dirence sahip durumda. Kısacası tüm Dragon Slayer saldırıları bu dövüşte işinize fazlasıyla yarayacaktır.

Champion Gundyr:

Sanırsam gerek görüntüsü, gerekse adıyla birlikte bu arkadaşımızı oyunun başından hatırlıyorsunuzdur değil mi? Lakin hemen sevinmeyin, Champion Gundyr bu sefer oyunun başında gördüğünüz gibi bir durumda değil. Bu sefer karşınızda olan Champion Gundyr, çok daha hızlı, agresif ve daha can yakıcı bir halde sizi bekliyor olacak.

Genel itibariyle yine aynı oyunun başında olduğu gibi zamanlaması iyi ayarlanmış taklalar ile boss?un saldırılarını atlatabilirsiniz fakat bu sefer bir farklılık söz konusu? Gundyr, artık kombolarını yarıda bölüp sizi teklemeyi gerçekten çok seviyor!

Gundyr’in yapacağı saldırıların sayısı aslında çok fazla değil ve bunlardan kaçmaya alışmanız oldukça kısa sürecektir diye düşünüyorum, bu nedenle boss’un hareketlerini bir süre izlemeniz çok fazla işinize yarayacaktır. Ayrıca yine en önemli nokta elbette ki Gundyr’in sahip olduğu zayıflığı. Champion Gundyr, aynı oyunun başında da görmüş olduğunuz gibi elinizdeki silahla savuşturabileceğiniz saldırılara sahip ve bunu kendi avantajınıza kullanmaksa tamamen size kalmış durumda.

Eğer bu savuşturma kısmını ayarlamada başarılı değilseniz ve zamanlamayı tutturamıyorsanız elbette ki başka yollar da söz konusu. Yapmanız gereken şey sadece Gundyr’den olabildiğince uzaklaşmak, bu sayede onun üzerinize atlamasını sağlayacaksınız. Üzerinize atlama aşamasınından kurtulmak oldukça kolay ve Gundyr bunu yaptıktan sonra bir süreliğine toparlanmaya çalışacak, işte bu durum da size saldıracak muazzam bir zaman aralığı sunacak.

Büyücü sınıflara sahip olan oyuncular da aynı bir önceki paragrafta bahsettiğim taktiği rahatlıkla Gundyr’e karşı uygulayabilirler. Ayrıca bir diğer önemli noktaya gelecek olursak, Gundyr de elektrik saldırılarına karşı oldukça savunmasız bir boss.

Lothric, Younger Prince:

Lothric ve erkek kardeşi Lorian kolayca anlayacağınız üzere pek iyi görünmüyor değil mi? İşte buna kesinlikle emin olabilirsiniz ki yine benim de pek sevmediğim derecede rahatsız edici boss dövüşü karşınızda!

Lorian, The Elder Prince güçlü yakın saldırıya, düzlem üzerinde ilerleyen büyüye ve ışınlanma gibi konulara oldukça hakim durumda. Şu an bunları söyleyince durum oldukça vahim görünüyor olabilir ama aslında öyle değil. Dövüşün bu aşamasında önemli olan tek şey, enerji kontrolü! Enerjinizi kontrollü bir şekilde harcamanız durumunda bu aşamayı da geçmeniz oldukça kolay olacaktır. Çünkü bu aşamada Lorian?in ışınlanma özelliğinin bulunduğunu söylemiştim ve o bunu yaparken sizin iki defa takla atmak için hazır bir şekilde bekliyor olmanız gerekecek.

Dövüşün ikinci aşamasında ise Lothric olaya dahil olacak. Burada da yapacaklarınız aslında yine aynı, tek farklılık ise Lothric?in ateşi ve patlamaları fazlasıyla seviyor oluşu. Dikkat etmeniz gereken en önemli noktaya gelecek olursak, bu Lorian’ın arkasına geçmeniz olacaktır. Arkasına geçtikten sonra doğru bir pozisyondan yapacağınız saldırıyla birlikte iki kardeşe de aynı anda hasar verebilirsiniz.

Ancient Wyvern:

Gördüğünüz gibi karşınızda bir ejder var, ejderha değil! Peki bu boss’u nasıl öldürebilirsiniz? Çok ama çok uzağa kaçarak elbette… Burada yapmanız gereken şey, bu antik yapının en üstüne koşmak ve ardından üzerinize gelen yılan adamlardan kurtulmak olacak. Başta biraz karmaşık gibi görünebilir ama bu sisteme alıştıktan sonra işiniz oldukça kolay bir hal alacaktır.

Ejder ortaya çıktığı zaman derhal bacaklarına doğru koşun ve kuyruk saldırılarını zamanında atacağınız taklalar ile savuşturun. Sola dönün yapının içerisine girin ve derhal merdivenlerden yukarıya çıkın. Burada olabilecek düşmanlardan takla atarak kaçın. Yine merdivenlerden yukarıya çıkmanız gerekmekte ama dikkat etmeniz gereken şey, burada bulunan büyük yılan olacak!

Merdivenlerin ardından sola ilerleyin ve aşağıdaki platformun üzerine atlayın. Burada arayacağınız şey taş bir platform olacak, üzerinde turuncu mesajlar bulunan. Ejderin saldırmak için başını aşağıya eğmesini bekleyin ve iş tamamdır!

The Nameless King:

Eğer YouTube veya çeşitli sitelerde yapımla ilgili videolara göz gezdirdiyseniz, pek çok oyuncunun oldukça büyük ve şekil bir silah kullandığını görebilirsiniz. İşte tam olarak bu elektrikli ve oldukça güçlü olan silahı elde edebileceğiniz yere gelmiş bulunuyoruz!

Öncelikle yapmanız gereken şey, King of the Storm’u yere indirmek olacak. Bunu yapmak için de elektrik büyülerini ya da Dragon Slayer özelliğine sahip silahları kullanmanız oldukça işe yarar olacaktır. Yere indikten sonra ise saldırabilirsiniz, burada dikkat edeceğiniz önemli konu ise ejderhanın yapabileceği ateş saldırıları. Bu saldırının gerçekleşmesi durumunda, hangi yön olduğu önemli olmadan kafasının yanlarına doğru koşmaya çalışın. Bu sayede saldırıdan hasar almadan kurtulabilirsiniz.

Ejderhayı öldürdükten sonra asıl dövüş başlayacak diyebiliriz. Not-Gwyn oldukça sağlam bir rakip, burada kesinlikle bir kalkan kullanmanızı tavsiye ederim. Hatta mümkünse elektriğe karşı dirençli olan bir kalkan tam olarak arayacağınız şey olur (Lothric Knight’s Shield, Spirit Tree Crest Shield ya da Greatshields gibi).

Not-Gwyn oldukça tehlikeli kombolara sahip bir boss ve öncelikle bir süre sadece saldırılardan kaçarak bu komboları ezberlemek işinize yarayacaktır. Genellikle iki ya da üç saldırıyı peş peşe yapmakta ve bunları çözdüğünüzde ne zaman saldırmanız gerektiğini de çözmüş olacaksınız.

Ayrıca büyücü sınıfı bir karakter ile oynuyorsanız boss’u olabildiğince kendinizden uzak tutarak saldırın ve bunu yaparken de hareketli bir şekilde kalmaya özen gösterin. Söylenebilecek çok fazla taktik, strateji bulunuyor olsa da genel olarak dikkat etmeniz gereken şeyler bunlardan ibaret. Ayrıca ne zaman saldıracağınızı, savunacağınız, takla atacağınız ve sağlığınızı düzelteceğinizi de dikkatli bir şekilde seçmeniz gerekecek.

Soul of Cinder:

Evet, karşınızda Dark Souls 3’ün son ve en rahatsız edici boss dövüşü! Bu boss daha öncekilerden farklı olarak pek çok tekniği bir arada usta bir şekilde kullanmayı başarıyor demek kesinlikle yanlış olmayacaktır, zaten dövüş başladıktan kısa bir süre sonra bunu siz de rahatlıkda göreceksiniz.

Genel olarak dövüş boss’un yakın dövüşçü formuyla başlıyor ve bu form en kolayı diyebilirim. Şu ana kadar öğrendiğiniz tüm yeteneklerinizi işte tam olarak burada konuşturmanız gerekiyor, zamanlama, savunma, saldırma bunları doğru şekilde uyguladığınız zaman boss’u yere sermiş olacaksınız. Eh, tabi ki her şey bu kadar kolay olsaydı değil mi? Boss’un bu kadar hızlı bir şekilde yıkılması sizi elbette ki kandırmasın! Oyun daha yeni başlıyor?

Aslına bakarsak bu aşama için söylenebilecek çok fazla bir şey yok. Sadece gelecek olan ateşli saldırılara ve yeni kombolara özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Bunun dışında ise ilk aşamada geçerli olan her şey yine burada da geçerli. En önemli nokta ise yine elbette ki sabır ve sakin bir şekilde dövüşü sürdürmeniz olacaktır.

Dövüş tamamlandıktan sonra arkanıza yaslanıp derin bir nefes alıp, kendinizi övmeye başlayabilirsiniz. Tebrikler, Dark Souls 3’ü tamamladınız! Alacağınız puanlarla birlikte kendinize yeni bir şeyler satın alın, bunu hak ettiniz.

Son Sözler:

Böylece Dark Souls 3 gibi bir efsanenin de sonuna gelmiş oluyorsunuz. Aslında sadece Dark Soul 3’ün değil, koca Souls serisinin sonuna gelmiş oluyorsunuz. Asıl merak edilen konu ise bir sonraki From Software oyunu ne olacak? Daha da merak uyandıran nokta ise ne kadar zor olacak? Bir sonraki rehberde görüşene kadar, hepinize bol oyunlu günler dilerim. Dark Souls 3 Sistem Gereksinimleri ile ilgili başlığı incelemek isterseniz bağlantıda bulabilirsiniz.

Künyesi
Yayımcı

FromSoftware, Bandai Namco

Yapımcı

FromSoftware

Çıkış Tarihi

24 Mart 2016

Platformlar

PC, PlayStation 4, XBox One

Oyun Türü

Aksiyon, Rol Yapma, Dövüş Oyunu

ESRB Rating

MATURE 17+

Puanlar
Editörün Puanı
Okur Puanları
Siz de Puanlayın
Genel Değerlendirme
Aldığı Puanlar

Bildiğiniz gibi Dark Souls 3, içerisinde pek çok boss dövüşünü barındıran bir yapım olduğu kadar oynanış zorluğu da pek çok yeni oyuncuya oldukça ağır geliyor. İşte bu nedenlerle hazırladığım dövüş rehberi umarım herkese faydalı olur...

Editörün Puanı
Okur Puanları
1 Oy
Oyladınız
Yazıyı Oyla
Çok İyi
0%
İyi
100%
Eh İşte
0%
Kötü
0%
Yazar Hakkında
Veteran Soldier
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...