İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Dishonored 2 Oyun İncelemesi
Dishonored 2 Oyun İncelemesi
30
0
İnceleme

Dishonored 2 Oyun İncelemesi

Yazar: 10 Aralık 2018

Baştan söyleyeyim, bugünkü incelememize konu olan Dishonored 2; FPS (birinci şahıs nişancı) türünde son yıllarda çıkan oyunlar içerisinde, kanımca en iyiler arasında diyebilirim, gelin hep beraber oyun nasıl olmuş bakalım.

Arkane Studios, elindeki mükemmel Dishonored’ı almış, daha fazla mekanik ve günümüz teknolojisiyle geliştirip, daha da ne yapabiliriz diye fazlasıyla kafa patlatmış ve bazı firmaların aksine bizlere oldukça verimli bir deneyim sunmuş. Eğer Dishonored’ı sevdiyseniz ve Dishonored 2’yi edinme şansınız var ise, durmayın koşun Karnaca’nın yollarına.

Hikayesi:

Dishonored 2, ilk oyunun tam 15 yıl sonrasında başlıyor. Emily, babası Corvo’nun da yardımıyla yetenekli bir savaşçı ve gerçek bir kraliçe olmuş. Ancak annesinin ölümünün 15. yıl dönümünde, Emily’nin teyzesi olduğunu iddia eden Delilah ortaya çıkar ve başarılı bir isyan sonucu kraliyeti ele geçirir.

Hikayemiz böyle başlıyor ancak, bu sırada oyun bizi bir seçim yapmaya zorluyor. Corvo mu, yoksa Emily mi? Seçmediğimiz kişi taşa dönüşürken, biz de Dunwall’dan yarın yokmuş gibi kaçmaya başlıyoruz.

Karakterler:

Az önce de dediğimiz gibi; Dishonored 2’de iki farklı karakter seçeneğimiz var ve bunlar sadece görüntü de değil, kişilik ve yetenek setleri olarak da birbirlerinden farklı. Tamam elbette benzerlikler var ancak, sıkılmadan iki karakterle de oyunu baştan sona götürebiliyoruz.

İki oynanabilir karakter!

Ayrıldıkları nokta, başta sadece animasyonlar gibi gözükse de oyunun biraz daha içine girdiğimiz zaman, ayrımı daha net fark edebiliyoruz. Corvo’nun yetenekleri birilerini biçmek yada daha iyi biçmek olarak ikiye ayrılıyorken, Emily’de durum biraz daha farklı.

Aktif yeteneklerinden ziyade, pasif olarak savaş becerilerini geliştirebildiğimiz Emiliy’nin yetenek seti biraz daha gizlilik ağırlıklı olmuş. Bu yetenek setleri sayesinde, oyunu herkesi doğrayarak bitirebilir ya da sessiz sakin ilerleyebilirsiniz. Unutmadan belirtelim, Outsider tarafından damgalanmayı reddedip hiçbir güce sahip olmadan da ilerlemek mümkün.

Oynanış:

Elbette ilk oyunda olduğu gibi, ikinci oyunda da yaptığımız her hareketin bir sonucu var. İlk oyundan kısaca bahsedelim. İlk oyundaki hikayeye göre Dunwall, vebavari bir hastalığın pençesindedir. En büyük kaynağı fareler olan bu hastalık, siz ne kadar ceset bırakırsanız, oyun sonunda size o kadar çok sıkıntı çıkarıyordu.

Benzer bir durum Dishonored 2’de de söz konusu ancak bu sefer, olmadık yerlerde “bloodfly” isimli sivrisinek-arı kırması böceklerin yuvaları ile karşılaşıyoruz. Ayrıca oyunun “sonlarına” da değinelim. İlk oyunda olduğu gibi Dishonored 2’de de birden fazla son bulunuyor.

Ancak, Dishonored klasiği olan fotoroman anlatımından uzaklaşılmamış olması benim için bir hayal kırıklığı oldu. İnsan şöyle 10 dakikalık öh diye bir bitiş sahnesi görmek istemiyor değil açıkçası.

Her yetenek ayrı bir uğraş!

Dishonored neydi? Dishonored emekti. Dishonored bizi “seviye atladım olley! Hadi şu yeteneği geliştireyim.” mentalitesinden uzaklaştıran, yetenek için gerekli tek bir rün için dakikalarca dolaştıran bir oyundu. Aynısı Dishonored 2 için de geçerli.

Gez babam gez dolan, o rüne giden yolu bul, sonra ondan 2 tane daha bul. Haydi yeni yetenek hayırlı olsun. Ha diyorsanız ki ben hiç yetenek istemiyorum, rün kovalamaktan kurtulup, rahatlıkla “nasıl geçeceğim burayı” derken kanser olabilirsiniz.

Eğer Dishonored 2’yi de kimseyi öldürmeden oynamayı düşünüyorsanız, müjde! Dishonored oyuncularının sitemini duyulmuş olacak ki artık hiçbir ekipmanınız yokken dahi, düşmanlarımızı boğazlayıp bayıltabiliyoruz. Ha ben mi? Taş üstünde taş, omuz üstünde baş kalmayana kadar doğruyorum. Yeni eklenen bitirici animasyonlar çok iyi olmuş.

Kesip biçmek eğlenceli olduğu kadar başlangıçta zor olabiliyor ancak, bunun önüne geçmekte oldukça basit. Koşmak. Bir çok bölümü sadece koşarak bitirebiliyorsunuz. Hatta sırf bunun için eklentiler mevcut. Koşarken vurulma ihtimalinizi düşüren eklentileri de edindikten sonra, Dishonored 2 maalesef ki “Sonic the Hedgehog”a dönüşüyor.

Özellikler:

İlk oyundaki o hiç sevemediğim “steampunk” vari temadan ayrılan Dishonored 2, 1800’lü yıllar mimarisini bozmadan biraz daha teknolojik ama fantastik, küçük şehir yapısıyla öne çıkıyor.

O sizi alıp götüren sürükleyici ama bir o kadar garip olan duyguyu verebilen, nerede, ne zaman, nasıl diye bağdaştıramadığımız yapıyı sağlayabilen nadir oyunlardan birisidir Dishonored 2 (keza Dishonored’ı da bu yüzden sevmiştim).

Küçük bir şehir! Ama fantastik.

Dishonored 2’ye Dunwall’da başlayıp, darbenin ardından deniz kıyısındaki küçük bir şehre, Corvo’nun memleketi Karnaca’ya gidiyoruz. Eğer kulak verirseniz her mekanda, her köşe başında farklı bir olayın yaşandığını fark edebileceğiniz oyunun grafik yapısı ise oldukça tatmin edici seviyelerde.

Void Engine kullanılarak yapılmış efektlerin hakkı kesinlikle yenmemeli. Mekanlar demişken, oyunda bulabileceğiniz kara borsa marketlerde mühimmatlarınızı yenileyebileceğiniz gibi, saatlerce uğraşıp nasıl geçeceğinizi bulamadığınız bir kasanın anahtarını da bulabilme şansınız var. Marketlere bir göz atın derim.

Oyunun eski olarak sayabileceğim nadir yanlarından biri, oyunu parça parça bir haritada oynuyormuşuz hissi. Gördüğüm kadarıyla da bir çok insan bu konuda rahatsızlık duyuyor. Karnaca’nın bölgelerine yaptığımız seyahatler, sanki Karnaca tek bir şehir değilmiş de, küçük küçük bir sürü mahalleden oluşuyormuş hissi yaratıyor.

Bir diğer olumsuz etmen ise oyunun optimizasyon sorunu. Ani düşüşler çok can yakıyor, ancak birçok kişi bu dertten muzdarip olduğunu belirttiği için yakın zamanda bununla ilgili bir yama çıkacak.

Ses ve Müzikler:

Teknik hususlara değinmişken tekrar söyleyeyim, oyundaki seslere kulak kabartın. Sesler fazlasıyla başarılı olmuş. Şöyle ki; oyunda beni, en çok karaktere sokan etmen sesler oldu diyebilirim. İlk oyunda dut yemiş bülbül gibi susan Corvo, Dishonored 2’de anlatıcı rolünü de üstlenmiş (tabi ki bu seçtiğiniz karaktere göre değişmekte).

Oyunun müzikleriyse Witcher 3’ten sonra beni moda sokan nadir oyun müziklerinden oldu. Müzikler, cıvıltılı ama, altında kasvet yatan Karnaca atmosferini öyle güzel konsantre etmiş ki rahatsız hissetmemek elde değil.

Son Sözler:

Oyun süresine baktığımızda Dishonored 2, benden çok yüksek not aldı. Her ne kadar oyunu 34 dakika gibi bir sürede bitirenler olsa da, bir kez oynayayım bırakayım diyen ortalama bir oyuncuysanız, çok eğlenceli bir 6-10 saatlik deneyim sizi bekliyor.

Dishonored 2 Sistem Gereksinimleri‘ni bağlanıda bulabilirsiniz. Fiyatı ise dudak uçuklatmıyor değil. Gerçi son zamanlarda çıkıp, üstüne bir de ucuz olan kaç tane yapım vardı ki? Değil mi ama?

Künyesi
Yayımcı

Bethesda Softworks

Yapımcı

Arkane Studios

Çıkış Tarihi

11 Kasım 2016

Platformlar

PC, PlayStation 4, XBox One

Oyun Türü

Aksiyon, Macera, Gizlilik Oyunu

Oyun Motoru

Void Engine

ESRB Rating

MATURE 17+

Artı Yönleri

Etkileyici atmosfer,

İzleyebileceğiniz yüzlerce farklı dövüş stratejisi,

Başarılı grafikler,

Yeterince uzun bir oynanaış süresi,

Düşünmeye zorlayan oyun yapısı.

Eksi Yönleri

Oyunun bölümler halinde ilerliyor olması,

Yapay zeka sorunları,

Optimizasyon sorunları.

Puanlar
Editörün Puanı
Okur Puanları
Siz de Puanlayın
Oynanış
Senaryo
Grafikler
Ses ve Müzikler
Aldığı Puanlar

Dishonored 2'de bölümler halinde ilerliyor olmanın yanı sıra yapay zekadaki yetersizlik fazlasıyla göze batıyor.

İlk oyundan zevk aldıysanız mutlaka denemelisiniz.

Editörün Puanı
Okur Puanları
1 Oy
Oyladınız
Yazıyı Oyla
Çok İyi
0%
İyi
100%
Eh İşte
0%
Kötü
0%
Yazar Hakkında
Veteran Soldier
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website amelesi ve amatör Call of Duty oyuncusu...