İncelemeler
Hoşgeldiniz...
Sid Meier’s Pirates! Live The Life Oyun İncelemesi
0
İnceleme

Sid Meier’s Pirates! Live The Life Oyun İncelemesi

Yazar: 9 Ocak 2020

Bir oyuncu olarak, içinde korsanlık geçen herhangi bir oyun duyduğumda inanılmaz heyecanlanıyorum. Bu yüzdendir ki, yıllardır sevemediğim Assassin’s Creed serisinin Black Flag oyununu çıkar çıkmaz aldım. Sea of Thieves duyurulduğunda heyecandan uyuyamadım.

Hatta sırf korsanlık yapılabiliyor diye ArcheAge’i aylarca oynadım, denizlere açılıp Kraken’i aradım. Ancak korsanlık oyunları söz konusu olduğunda, sık sık açıp oynadığım ve benim için eskimeyen tek bir oyun var; Sid Meier’s Pirates! Live The Life.

Sid Meier’s Pirates! ile korsanlığın altın çağına tekrar göz atmaya hazır mısınız?

Sid Meier’s Pirates! ilk olarak 1987 yılında DOS oyunu olarak karşımıza çıktı. Dönemine göre gerçekten başarılı yapımdı. Piksel piksel grafiklerle bize korsanlığı en içten şekilde hissettirmişti. Sene 2004 olduğunda Firaxis Games, 1987 yapımı oyunu yenileyerek Sid Meier Pirates! Live The Life adıyla tekrar yayımladı.

İşte benim gençlik dönemime denk gelen ve korsanlık oyunlarına ilgi duymama sebep olan oyun böylece ortaya çıkmış oldu. Bundan sonra Sid Meier’s Pirates! dersem, aklınıza gelecek olan oyun 2004 yapımı olan olsun.

Oynanış:

Sid Meier’s Pirates! oyununa ilk başladığınızda oyun sizi bir taraf seçme ekranı ile karşılıyor. Seçim yapabileceğimiz arasında Fransızlar, Flemenkler ve İngilizler yer alıyor. Açıkçası ne seçtiğiniz başlarda çok farketmiyor, daha sonrasında hepsine savaş açabiliyorsunuz.

Ancak oyunun başında sizin için önemli olmasının nedeni, limanlardaki tamir masraflarının ve alışveriş fiyatlarının düşük olması. Ayrıca istediğiniz belli bir gemi varsa, her ırk sadece belli bir özel gemiye ulaşabiliyor. O nedenle seçim az da olsa önem arz ediyor.

Tarafımızı seçtik, ancak henüz denizlere açılmaya hazır değiliz. Kaptan olabiliriz, ancak gemi sadece kaptanla gitmez. Tavernaya gidelim, iki içki içelim, ayrıca bize katılmak isteyen gençlere fırsat verelim.

Tayfamızın çok olması bir artı, çünkü gemi savaşlarında tayfa sayımız sıfıra inerse gemimiz (doğal olarak) batıyor. Ancak çok fazla tayfaya sahip olmak da çok iyi bir şey değil, çünkü tayfamıza yetecek yiyeceği ve parayı bulmak ciddi bir sıkıntı oluyor.

Tavernaya gitmişken, taverna sahibinden ilgili dedikoduları da öğrenebiliriz. Bu dedikodular, bazen oyundaki ana görevimiz olan ailemizin üyeleri ile ilgili bilgiler içerebiliyor. Bazen de hangi ünlü korsan, nerede, şu an ne yapıyor, çayına kaç şeker atıyor gibi bilgiler ediniyoruz. Özellikle korsanlık sıralamasında yukarıya çıkmak istiyorsak, bu dedikoduları iyi takip etmek gerekiyor.

Tayfa işimizi hallettikten sonra artık denizlere açılmaya hazırız. Gemimizle açık denizlere yelken açtığımız anda, bizi büyük bir harita beklyior. Bu harita üzerinde hareket eden diğer gemileri görebiliyoruz.

Bunlar içinde başka ülkelerin gemileri ve tabii ki korsan gemileri var. Başlangıçta tabii ki yapmamız gereken şey, hangi tarafı seçtiysek onun rakibi olan gemileri denizin dibine göndermek. Veya uslu bir çocuk olup sadece ticaret ile de geçinebiliriz.

Gemi Savaşları:

Sid Meier’s Pirates!’ın en güzel taraflarından birisi kesinlikle gemi savaşları. Haritadan bir rakip seçip, saldırmayı seçtiğimizde bizi üç boyutlu bir savaş alanına sokuyor oyun. Burada gemimizle düşman gemilerini toplarımızla suyun dibine gönderme veya bordalama seçeneğimiz bulunuyor.

Ben oyunu oynarken, çok ender durumlar dışında asla gemileri batırmazdım. Çünkü bordaladığımız gemilere el koyabiliyorduk, ki bu bir korsan için var olabilecek en güzel seçeneklerdendi.

Bordalamak için bir gemiye kafadan girmek gerekiyor. Bu noktadan sonra geminin içinde bir savaş ekranına giriyoruz. Nedense bu ekran benim en eğlendiğim ekran. Tuşlara basarak kombolar yapıyor ve düşman kaptanının suya çakılmasını sağlıyoruz. Eğer ki karşımızdaki özel bir kaptansa, suya düşme animasyonu da değişiyor. Kaptanı gemiden kovduktan sonra tüm tayfa silah bırakıyor ve gemiye el koyuyoruz.

El koyma ekranında ganimetlerimizi görebiliyoruz. Gemimiz izin verdiği sürece bunları alabiliriz. Ayrıca daha önce bahsettiğimiz gemiye el koyma seçeneği de burada yer alıyor. Düşman tayfanın bir kısmı da size katılmak isteyebilir, onları ölüme terk edebilir veya tayfanıza katabilirsiniz. Bu arada bordalama yapmayı planladığınız bir gemi varsa, toplarla çok fazla hırpalamayın, daha sonra tamiratı size kaçmasın.

Gemilere el koyarken, ihtiyacınız olan gemileri kovalamaya bakın. Gemilerin bazıları daha fazla kargo, top ve tayfa taşıyabilir ancak çok yavaştır. Bazıları ise daha az kargo yerine ve tayfa sayısına sahiptir, ancak rüzgarı arkanıza aldığınızda bordalamak için en idealidir.

Tayfa Sistemi:

Oyun hakkında en uyuz olduğum şey kesinlikle tayfa sistemi. Shadow of War oynayanlar, kendi adam ettikleri orkların nasıl kendilerine baş kaldırdığını hatırlayacaktır. Burada da böyle bir sistem söz konusu. Sizin alıp adam ettiğiniz, maaşlarını ödediğiniz, altına gemi verdiğiniz tayfanız bir noktadan sonra sizi tehdit etmeye başlıyor.

Yok işte bilmem kaç gündür gemideyiz, yok şu ganimeti bölüşelim herkes kendi yoluna gitsin. Yok tayfalarla konuştuk sizi en yakın limana bırakacağız. Bu uyarıları dinlemezseniz, tayfanızın bir kısmı size isyan ederek gemileri de alıp kaçmaya çalışıyor. Sıkıntı yok, toplarınızı çevirin, hepsini Karayip Denizi’ne gömün ki akıllansınlar.

Bu tayfa sistemi yüzünden, yaptığınız ganimeti zaman zaman bölüştürmek zorunda kalıyorsunuz. Böylece oyunun hem zorluk seviyesi artıyor, hem de kazandığınız rütbeye göre ün kazanıyorsunuz. Daha sonrasında bu kadar emeklilik yeter deyip, sıfırdan taya topluyoruz ve korsanlığa devam ediyoruz.

Diplomasi:

Oyunda yapacağımız tek şey tabii ki korsanlık değil. Diplomasi de oldukça önemli bir yer tutmakta. İlk seçtiğimiz taraf dahil olmak üzere, her ülke ile anlaşma yapabiliriz. Yeni atanan valileri görev yerlerine götürebilir veya götürmeyip gemilerine el koyabiliriz.

Rakip milletlerden gemileri vurabilir, bunun karşılığında rütbemizi arttırabiliriz. Valilerin kızlarını tavlayabilir, baloda dans edebiliriz. Bu olayın gerçekleşmesi için rütbe gerçekten önem arz ediyor.

Valilerin kızları ve dans kısmı oyunda önemli noktalardan biri. Çünkü valilerin kızları, genelde taverna sahibinden öğrenebileceğimiz bilgilerden çok daha iyi bilgiler veriyor. Tabii ki kalplerini kazanmayı başarırsak. Bunun için de gerçek bir dans ustası olmalısınız.

Oyunun başlarında ne yapacağınız belli olsa da, bir noktadan sonra sizi uyaran sinyaller yok oluyor ve ezbere gitmeye başlıyorsunuz. Beceremezseniz kırık kalpli bir kızı geride bırakıyor ve çok değerli bir bilgiden veya eşyadan mahrum kalıyorsunuz. Eğer başarılı olursanız, evlenebilirsiniz bile!

Kale Savaşları:

Bunların dışında bir de kale savaşları var. Bu kale savaşları tur bazlı olarak bir harita üzerinde yapılıyor. Burada unutmadan belirteyim, olay karşıdaki herkesi öldürmek değil, kalenin kapısına ulaşmak. Otomatik olarak kaleyi ele geçirmiş sayılıyorsunuz. Ancak kolay olmadığını ve güçlü bir filo ile tayfa grubu gerektiğini de belirtelim.

Pirate Point:

Oyunun genel hali bu. Tayfa topluyor, gemileri yağmalıyor, valileri yerine götürüyor, ganimeti bölüştürüyor ve baştan başlıyoruz. Her ganimeti bölüştürdüğümüzde belli bir Korsanlık Puanı (Pirate Point) kazanıyoruz. Ve bunlara göre oyunun sonunda bir emeklilik işine sahip oluyoruz. 19 farklı emeklilik seçeneği var ve bunlar yankesicilikten, vali olmaya kadar büyük bir yelpaze de yer alıyor.

Son Sözler:

Burada anlattıklarımdan çok daha fazlası oyunda mevcut, ancak kalkıp da her detayını açıklamak istemiyorum. Elbette bir noktadan sonra kısır bir döngüye bağlaması oyunun en büyük eksisi. Ancak buna rağmen arada açıp oynanası olan oyunlardan.

Tozlu Raflar’da duran, üzerinden zaman geçse de eskimeyen bir oyun. Umarım Sid Meier abimiz, bu oyunun bir yenisini yapar da oynarız. Belki çok daha güzel bir oyun olur ve içinde kayboluruz.

Künyesi
Yayımcı

Atari

Yapımcı

Firaxis Games

Çıkış Tarihi

22 Kasım 2004

Platformlar

PC, PSP, XBox 360, XBox, Mac O/S, iPod Touch

Oyun Türü

Aksiyon, Macera, Strateji Oyunu

Oyun Motoru

Gamebryo Engine

ESRB Rating

EVERYONE 10+

Puanlar
Editörün Puanı
Okur Puanları
Siz de Puanlayın
Genel Değerlendirme
7.5
8.4
Aldığı Puanlar

Sid Meier’s Pirates! hala açıp açıp oynanabilecek, gelmiş geçmiş en iyi korsan oyunlarından bir tanesi.

7.5
Editörün Puanı
8.4
Okur Puanları
1 Oy
Oyladınız
Yazar Hakkında
Veteran Soldier
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website çalışanı ve amatör Call of Duty oyuncusu...