İncelemeler
Hoşgeldiniz...
The Lord of the Rings: The Battle for Middle-Earth I-II Oyun İnceleme
0

Efsanevi bir kitap serisi, muhteşem filmler ve onların yolunda giden iki oyunluk bir strateji serisi. Evet, Bugün The Lord of the Rings: The Battle for Middle-Earth serisi hakkında konuşacağız.

Strateji türü, her zaman en çok sevdiğim iki türden biri olmuştur. Gerçek zamanlı strateji denilince akla gelen Age of Empires, Cossacks, Company of Heroes, Generals, Red Alert gibi oyunların yanında hem evreni ile hem de kendisi ile dikkat çeken The Battle for Middle-Earth serisi, ben ve benim gibi Orta Dünya ile içli dışlı olanlara muhteşem dakikalar yaşatmış bir seri.

Lord of The Rings adı altında birçok oyun geldi geçti şimdiye dek ama kuşkusuz, yapılan en iyi oyun bu oldu. Electronic Arts’ın hem geliştirmesini hem yayımlanmasını üstlendiği şu iki oyuna gelin şöyle bir bakalım.

The Battle for Middle-Earth I:

The Lord of The Rings: The Battle for Middle-Earth adı ile ilk kez 6 Aralık 2004 tarihinde çıkan oyun adeta Yüzüklerin Efendisi fanlarını şoke etmişti. Çünkü daha önce böyle bir oyun ne görülmüştü, ne duyulmuştu Arda’da (Dünya). Filmlerle eş giden bir hikaye, muhteşem bir oynanış, filmlerden kesitler, kahramanlar ve bunların hepsinin buluştuğu nokta bir strateji oyunu.

Başka ne isteyebilirdik ki? Aslında istediğimiz birkaç şey vardı ama bunlara daha sonra geleceğim. Rohan’ı, Gondor’u, Isengard’ı veya Mordor’u alıp birimlere yakından bakmak, kahramanları kontrol etmek, hatta Balrog’u ve Ölüler Ordusu’nu kontrol etmek oynayana ve o evreni sevene dünyanın en iyi şeyiymiş gibi geliyor.

Oyunla ilk buluşma anımı hatırlıyorum da, arka planda Sauron’un Göz’üne doğru giden sinematik ve o eşsiz müzik adeta bir şölen yaşamama neden oluyordu. Hem de bu, sadece oyunla ilk kez karşılaşmamda değil her seferinde oluyordu. Siz de gerçekten böyle bir duyguya herhangi bir oyunda kapılıyorsanız, o oyun sizin için olmuş demektir!

Hikayesi:

Kendimi toparladıktan sonra The Lord of the Rings: The Battle for Middle-Earth senaryosuna girmeye karar verdim. Girmemle sevincimin 10 katı artması bir oldu. Çünkü filmden kesitleri de gösteriyordu bize ve bu muhteşemdi. Çünkü o zamanlar üçlemeye bayılmıştım ve sürekli yeniden izleyesim geliyordu, ancak o dönemin imkanları bizlere izleme fırsatı vermiyordu.

Televizyonda çıkarsa izleyebiliyorduk ancak. The Battle for Middle-Earth ile birlikte sadece TV’yi beklemeye gerek kalmamıştı, çünkü geçtiğimiz her bölümde bize filmden sahneler gösteriyordu. Her izleme ihtiyacı duyduğumda açıp oynuyordum. İyi tarafı seçince Moria ile başlayan, kötü tarafı seçince Isengard ile başlayan senaryo kısmına diyecek yoktu.

Filmdekileri aynen uygulamak, Miğfer Dibi’ni veya Minas Tirith’i korumak veya onları havaya uçurmak çok iyiydi ama tabii senaryo bire bir değildi. Köprüden düşmeyen Gandalf, Boromir’in ölmemesi, Amon Hen’de Kardeşliğin yarısını katletmemiz gibi. Bunlara rağmen çok güzel olmuştu ve bunun üstüne çıkabileceklerini sanmıyordum, keza öyle de oldu.

Orta Dünya:

The Lord of the Rings: The Battle for Middle-Earth Orta Dünya haritasına ise ayrı bir tırnak açmak istiyorum. Çünkü o kadar güzel modellenmiş ki diyecek yoktu. Miğfer Dibi, Minas Tirith, Isengard, Mordor üzerinde uçan Nazgul ve Ayrıkvadi üzerinde uçan Kartal (Thorin kartallar geliyor!) efsane olmuş. İmleci harita üzerinde bir yere getirdiğimizde ise filmden kesitlerin göstermesi detayların en güzeli.

The Battle for Middle-Earth bir strateji oyunundan beklenilen biri dışında her şeyi veriyor. Sadece istediğimiz yere istediğimiz binayı yapamıyorduk. Başlangıç yerleri ve çeşitli outpostları ele geçirdikçe yeni yerler inşa edebiliyorduk. Oyunla ilgili tek sevmediğim yön buydu, zaten bunu da ikinci oyunda düzelttiler. Efsanevi savaşlar ve mükemmel stratejiler bu oyun içerisinde yer alıyordu.

Oyuna dair ise birçok mod yapılmıştı. Hepsi birbirinden güzel, oyuna bir şeyler katan ve oynanabilirliği artıran modlardı. Açıkçası bunlarla pek içli dışlı olmadım ancak ikinci oyunda modlarla hayli vakit geçirdim.

The Battle for Middle-Earth II:

Takvimler 28 Şubat 2006’yı gösterdiğinde ise ikinci oyun The Lord of The Rings: The Battle for Middle-Earth 2 piyasaya çıktı. Çıkışı ile gözlerimize inanamadık çünkü oyun acayip bir şekilde gelişmişti. Yeni ırklar, yeni kahramanlar, daha detaylı grafikler, ırk ırk değişim gösteren yeni güçler, istediğimiz binayı istediğimiz yere kurma. Kısacası oyun mükemmelleşmişti.

Bu oyunla gelen War of The Ring modu da çok iyiydi. Tüm Orta Dünya haritasını kapsayan bir çeşit ülke kapmaca modu. Yani bir nevi Total War modu gibi. Sonu gelmeyen turnuvalar, efsanevi savaşlar ve arkadaşlar arasında hesaplaşmalar gibi birçok şeye ev sahipliği yapan bu oyuna adeta bayılmıştık.

Bir önceki oyunda olmayan bir özelliği daha söylemeliyim; My Heroes (Kahramanlarım). Bu özellik sayesinde sıfırdan yeni bir karakter ayarlayıp ırkını, silahını, görünüşünü, yeteneklerini, gücünü ve diğer tüm şeylerini ayarlayabiliyoruz.

Ek Paketler:

The Lord of the Rings: The Battle for Middle-Earth II oyununa bir de ek paket gelmişti. 28 Kasım 2006 tarihinde çıkan The Rise of The Witch-King, iyi sayılabilecek bir ek paket. Witch-King’den de anlayacağımız üzere kötü taraf ile haşır neşir oluyoruz. Tabii diğer ırklara da şöyle bir dokunulmuştu. Bu eklenti ile oyuna Angmar geliyordu. Witch-King, Morgomir, Rogash, Karsh ve Hwalder karakterleri Angmar’da boy gösteriyordu.

The Rise of The Witch-King’e genel olarak bakarsak bizleri memnun etti. Oyuna hareketlilik kattı ve aksiyonu artırdı. Ancak bunu sürekli olarak oynar mısın, o kadar beğendin mi diye soracak olursanız cevabım hayır olur. Walroth modu buna tercih ederim.

Walroth Mod:

İlk oyunda modlardan şöyle bir söz etmiştik ama asıl enerjimi buraya sakladım. Çünkü bu oyunun modları bir harika! The Lord of the Rings: The Battle for Middle-Earth 2’de benim en çok sevdiğim mod ise Walroth mod. Valar’ı kontrol etmek, onların yetenekleri, orijinal oyuna göre üç, dört katı kahraman, eklenen yeni yetenekler, birçok birim ve sayamadığım onlarca şey bu mod ile hayat bulmuştu.

Kelimenin tam anlamı ile efsanevi savaşlar oluyordu. Benim en çok tercih ettiğim ırk Elf ırkıydı. Feanor’u ve Fingolfin’i çıkarıp yolluyordum düşmanın üzerine, keyfime bakıyordum. Oyunun yapay zekası ise o kadar zordu ki yedi, sekiz dakika geçmesine rağmen 25’lik güçleri açıp bana Melkor’u yolluyordu. O dakikada nasıl keseyim lan onu? Neyse, kesiyordum ama nasıl kestiğimi anlatmayacağım hileci diye adım çıkmasın.

Senaryo kısmı da güzeldi ama bir önceki kadar güzel değildi bana göre. Ancak bu senaryoyu da ilk oyun senaryosuna tercih edenler var, onları da anlıyorum tabii.

Grafikler:

Grafikleri ise hiç sırıtmıyor. Bundan 50 sene sonra bile oynandığında “Bu nasıl grafik lan!?” dedirtmeyecek türden. Hasar aldığında parçalanan binalar, zırhları ve silahları güçlendirdiğimizde nasıl göründükleri, kahraman animasyonları hatta entlerin ölüm anında yavaşça geriye düşmeleri. Ses kısmı yine aynı.

Son Sözler:

Oyunun ilk çıkışında yaşattıkları ile 12 yıl sonra yaşattıkları arasında hiçbir fark yok. Aynı heyecan, aynı sevgi. Sırf bu yönüyle bile neden en iyileri arasında olduğunu açıklıyor. “Dünyanın En İyi Strateji Oyunları” diye liste yapsaydım, The Lord of the Rings: The Battle for Middle-Earth serisi şüphesiz ilk üçte yer alırdı.

Künyesi
Yayımcı

Electronic Arts

Yapımcı

Electronic Arts, EA Los Angeles

Çıkış Tarihi

The Lord of the Rings: The Battle for Middle-Earth I: 06 Aralık 2004

The Lord of the Rings: The Battle for Middle-Earth II: 28 Şubat 2006

Platformlar

The Lord of the Rings: The Battle for Middle-Earth I: PC

The Lord of the Rings: The Battle for Middle-Earth II: PC, XBox 360

Oyun Türü

Gerçek Zamanlı Strateji Oyunu (RTS)

Oyun Motoru

SAGE Engine

ESRB Rating

TEEN 13+

Puanlar
Editörün Puanı
Okur Puanları
Siz de Puanlayın
Genel Değerlendirme
9.0
9.3
Aldığı Puanlar

Atmosferi ile oyuncuların, bilhassa Yüzüklerin Efendisi hayranlarının gönlüne taht kuran The Battle for Middle-Earth her yönü ile saygıyı hak ediyor.

9.0
Editörün Puanı
9.3
Okur Puanları
1 Oy
Oyladınız
Yazar Hakkında
Veteran Soldier
Yazılarını sosyal medya platformlarınızda paylaşmanızdan, sitede sörf yapmanızdan ve yorum yazmanızdan memnuniyet duyan bir website çalışanı ve amatör Call of Duty oyuncusu...